AK Parti'ye dost uyarısı

0

Başkanlık seçiminde "Elbette Recep Tayyip Erdoğan" diyen vatandaş, 7 Haziran'da yaptığı gibi "AK Parti'yi uyarma!" davranışına yönelirse "sıkıntılı" bir durum meydana gelebilir!..

Meclis tablosu "sıkıntılı" olursa, Külliye'nin hızı kesilebilir!..

Hatta…

Kritik süreçlerde eli kolu bağlanabilir!..

Bu konuda bir süredir "uyarılarda" bulunuyoruz, MİLAT'taki yazılarımızı takip eden bilir…

"Görmezden gelme stratejisi"ni uygulamakla yok edilebilecek bir "tehlike" değil bu.

Anlatmak ve uyarmak lazım.

Nitekim…

Recep Tayyip Erdoğan'a en yakın isimlerden Sabah Yazarı Hilal Kaplan da, "dost uyarılarında" bulunmaktan alamamış kendisini…

Diyor ki;

  • (Seçmen) 16 yıldır yapılan hizmetlerden çok, tecrübe ettiği sıkıntılardan iktidarı sorumlu tutup, sandıkta Erdoğan'a oy verirken AK Parti'ye mesaj verme amaçlı oy vermeme davranışı içine girilebilir. Bu, 24 Haziran'da AK Parti'yi bekleyen en büyük tehlikedir.
  • Zira eminim sizler de son dönemde "Erdoğan'ı destekliyorum ama AK Parti'yi değil" kalıbını duymuşsunuzdur.
  • Bu sebeple AK Parti algısı, zaman içinde bazı belediyelerdeki beceriksizlikler, kadro seçiminde liyakatin önüne klikçilik ve nepotizmin konması ile birtakım duyarsız ve umarsız milletvekilleri sebebiyle zarar gördü.

(…)

-Erdoğan, partisinin başına geçtiğinden bu yana olumlu yönde mesafelerin kat edildiği açık. Geçtiğimiz hafta, sadece 48 saate sığan bazı gelişmeler de bunun kanıtı. Ancak Erdoğan sadece bir insan; liderin yaptığını söz ve eylemleriyle, samimiyetle destekleyecek AK Partililer sonuca etki edeceklerdir.

  • AK Parti kazanmak istiyorsa, yasama erkinde kuvvetli olmadığı takdirde Erdoğan'ın eli kolu bağlı bir Cumhurbaşkanı haline gelebileceği, muhalefetin yasamayı kilitleyerek Cumhurbaşkanı'nın idare gücünü sekteye uğratacağı, bunun ekonomiden dış politikaya pek çok alana menfi yansımalarının olacağı da özenle anlatılmalı diye düşünüyorum…

*****

DİKKATLİ OLMAKTA FAYDA VAR!..

Hilal Kaplan'ın yazısına da yansıyan "rahatsızlık" ve "endişeler" gittiğimiz her yerde dile getiriliyor.

Otuz yıl boyunca para, pul, makam, mevki biriktirmedik ama şükürler olsun, binlerce "dost" biriktirdik.

Bunların önemli bir bölümü, AK Parti Teşkilatı'nda veya AK Parti civarlarında…

Sevinçlerini, üzüntülerini, kırgınlıklarını, kızgınlıklarını anında bize iletiyorlar…

Gittiğimiz her yerde geniş katılımlı "dertleşme" masaları kuruyor ve ne var ne yoksa bize aktarıyorlar…

Son vakitlerdeki "dost oturumları" onu göstermekte ki, gerçekten de önemsenmemesi halinde "baş ağrıtacak" nice 'kırgınlık', hatta "kızgınlık" birikmiş durumda.

Sayın Erdoğan'ın bir yerlere getirdiği zatlardan bazılarının, Sayın Erdoğan'a zarar vermek için adeta "yarıştıklarına" dair çok yaygın değerlendirmeler…

"Bütün yükün Sayın Erdoğan'ın sırtına bırakıldığı" yönündeki çok yaygın kanaatler…

"Reis de farkında ama… Dere geçilirken at değiştirilmez…" diye başlayıp devam eden cümleler…

Birçok yazımızda sıraladığımız bir takım "aksaklıklar…"

Ve…

Sonuç olarak…

Hilal Kaplan'ın da dikkat çektiği gibi, "Erdoğan'ı destekliyorum ama AK Parti'yi değil diyen seçmenler…

Bunlar içinde "art niyetli olanlar" vardır mutlaka…

Lakin…

Taaa 1990'lardan bu yana tanıdığım ve Sayın Erdoğan'ı sevdiklerinden şüphe etmediğim çok sayıda seçmen de var, bu yaklaşımda olan.

Bir de "yeni seçmenler" var…

Sayın Erdoğan, "Eğitim ve Kültür alanlarında maalesef yatırımlarımızın karşılığını alamadık" diyor ya…

İşte…

Bu "sıkıntılı" eğitim dünyasının; 27 Martlardan, 12 Eylüllerden, 28 Şubatlardan "haberdar edilmemiş" nice "ürün"ü de oy kullanacak seçimlerde…

O memleketi yerle bir olma noktasına getiren 2000-2001 krizleri de öğretilmedi ki bu gençlere.

Okullar öğretmedi, teşkilat öğretmedi…

Genç, eski ile yeni arasındaki farkı nereden bilsin?..

Son 16 yılda yapılanların kıymetini nasıl idrak etsin?..

Bu da "tehlikeyi" çağıran bir durum…

Uzatmayalım;

"Erdoğan'ı destekliyorum ama AK Parti'yi değil" diyenleri görmezden gelmek çıkar yol değil.

Gençlere "eski ile yeni farkını" önümüzdeki kısa sürede anlatmak ne kadar mümkün olabilir bilemiyorum…

Bildiğim…

Milyonların bildiği…

Milyonların bildiği ama "eli kalem tutanlardan" çok azının seslendirebildiği gerçek:

"Başkanlık kazanılır ve Genel Seçim 'net' bir şekilde kazanılamazsa, Külliye çok sıkıntılı bir sürece girer.

Külliye çok sıkıntılı bir sürece girerse, Türkiye'nin başındaki sıkıntılar artar…"

Sayın Erdoğan ve AK Parti Teşkilatı kalan sürede bunları çok çok iyi anlatabilmeli.