Akıllı kimdir? Dünyayı kazanan mı, ahireti kazanan mı?

"Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir Aciz kişi ise nefsinin arzularına uyan ve Allah'tan boş temennilerde bulunan kimsedir" (Tirmizî)

İnsanlık tarihi boyunca herkes akıllı olmanın peşinde koştu Kimi servet biriktirmeyi akıl saydı kimi makam elde etmeyi kimi de dünyaya hükmetmeyi Oysa Peygamber Efendimiz sallallahualeyhi ve sellem akıllı insanın tarifini bütün ölçüleri değiştirecek şekilde yaptı Gerçek akıllı her gün kendini hesaba çeken ve ölümden sonrası için hazırlık yapan kimsedir

Yüce Allah şöyle buyuruyor

"Ey iman edenler Allah'tan korkun ve herkes yarın için ne hazırladığına baksın Allah'tan korkun Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır" (Haşr 59/18)

Bu ayet her müminin önüne bir muhasebe aynası koymaktadır Çünkü yarın denilen şey sadece ertesi gün değil kabir ve ahiret sabahıdır

Kur'an'ın en sarsıcı sahnelerinden biri de amel defterlerinin açıldığı andır

"Artık kitap ortaya konmuştur Suçluların onda yazılanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün ve Vay halimize Bu nasıl kitapmış Küçük büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş derler Yaptıklarını karşılarında bulurlar Rabbin hiç kimseye haksızlık etmez" (Kehf 18/49)

O gün ne servet konuşacak ne makam Ne unvanların ne de alkışların bir faydası olacak Sadece iman samimi tövbe ve salih ameller değer taşıyacaktır

Allah Teâlâ şöyle buyurur

"Kim zerre kadar hayır yapmışsa onu görür Kim de zerre kadar şer işlemişse onu görür" (Zilzâl 99/7-8)

Bugün birçok insan Allah affeder Daha genciz İleride tövbe ederiz diyerek kendisini avutuyor Elbette Allah'ın rahmeti sonsuzdur Fakat O'nun rahmetine güvenmek başka günah işlemeye devam ederek rahmeti istismar etmek başkadır

Kur'an bu aldanışı şöyle haber verir

"Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın O aldatıcı şeytan da Allah'ın affına güvendirerek sizi kandırmasın" (Lokmân 31/33)

Şeytanın en büyük tuzaklarından biri insanı tövbeyi ertelemeye alıştırmaktır Çünkü şeytan bilir ki ertelenen tövbenin garantisi yoktur Ölümün ise yaşı zamanı ve randevusu yoktur

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur

"Lezzetleri yok eden ölümü çokça hatırlayın" (Tirmizî)

Yüce Rabbimiz şöyle buyurur

"Her nefis ölümü tadacaktır Sonra bize döndürüleceksiniz" (Ankebût 29/57)

Dünya göz açıp kapayıncaya kadar geçen kısa bir misafirhanedir Asıl yurt ahirettir Akıllı insan geçici olana değil ebedî olana yatırım yapandır

Hz Ömer radıyallahu anh şöyle demiştir

"Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin Büyük hesaba hazırlanmak için amellerinizi tartın"

Kendimize şu soruları sormalıyız

Namazlarımız Rabbimizin razı olacağı şekilde mi

Kul hakkıyla Allah'ın huzuruna çıkabilecek miyiz

Anne ve babamız bizden razı mı

Kazancımız helal mi

Kalbimiz kin kibir ve hasetten arınmış mı

Çünkü yarın bu soruların cevabını biz değil amellerimiz verecek

Geliniz nefsimizin her isteğini özgürlük zannetmeyelim Gerçek özgürlük nefsin esaretinden kurtulup Allah'a kul olabilmektir Dünyanın geçici aldatıcılığına kapılmadan her günü son günümüz gibi yaşayalım Bugün tövbe edelim bugün helalleşelim bugün iyilik yapalım Çünkü bize ait olan tek zaman içinde bulunduğumuz andır

Akıllı insan ömrünü tüketen değil ömrünü ahirete hazırlık için değerlendiren insandır Aciz insan ise nefsinin peşinden sürüklenirken yılların nasıl geçtiğini fark etmeyen kimsedir

Rabbimiz bizleri nefsini hesaba çeken ölümü unutmayan amel defterini güzelliklerle dolduran ve huzuruna yüz akıyla çıkan kullarından eylesin Âmin