Akıncı, Devrimci ve Boyun Eğmeyen Bir Özdemir Bayraktar Geçti Bu Cihandan…

Mücadelesi, İhanetler ve

Unutulan Devrim Ruhu

Giriş: Ah, sevgili okurlar, işte yine bir hafta sonu geçti ve Türkiye'nin ekranlarında, gazetelerinde, sosyal medyasında bir fırtına koptu. Neymiş efendim? Özdemir Bayraktar belgeseli. Adı mı? "Özdemir Bayraktar: Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti". Vay be, ne isim ama! Sanki bir destan, sanki bir ağıt. Medya büyük ilgi gösterdi diyorsunuz, yüz binlerce insan izledi. Evet, izledi de, ne anladı? Hükümet yanlısı sözde muhafazakâr kalemşörler, o kadar kör ki, belgeselin adındaki "Akıncı"yı sadece bir SİHA modeline atıf sanmışlar. Geçiştiler. Oysa Özdemir Bayraktar, 1970'lerin Akıncı Gençlik hareketinin bir ferdiydi. Ahlaklı, mü'min, cesur bireyler yetiştirmeyi hedefleyen devrimci bir hareket. Evet, devrimci diyorum, çünkü onlar Türkiye'yi edilgen, boynu eğik bir ülkeden etken, dünyaya meydan okuyan bir devlete dönüştüren ateşin kıvılcımıydı. Ama bugünün muhafazakarları? Onlar rantın parantezinden çıkamıyor, çıkmak da istemiyor belki. Devrim ruhundan haberleri yok, "rantım" ruhuyla meczup olmuşlar. Hüzünlü değil mi?

Gelin, bu makaleyi bir yolculuk yapalım. Önce cennetmekân Özdemir Bayraktar'ı övelim, çünkü hak ediyor. Sonra mücadelesini anlatalım, o engelleri, ihanetleri, Türk ordusundaki SİHA'lara karşı çıkan pislikleri. Öfkeli olalım, bir Osmanlı Delusu gibi haykıralım: Bu ne rezalet! Sonra Akıncı Gençlik'e dönelim, o unutulan devrimi hatırlayalım. Ve en sonunda, bugünün muhafazakâr medyasının körlüğünü sarkastik bir tebessümle ifşa edelim. Hazır mısınız? Hadi başlayalım, yoksa bu yazı da unutulup gider, tıpkı devrim ruhu gibi.

ÖZDEMİR BAYRAKTAR: BİR MÜHENDİSİN DESTANI, BİR AKINCI'NIN MİRASI

Özdemir Bayraktar, 1949 doğumlu bir adam. Trabzonlu, ama İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu. Tek bir matkapla başladığı Baykar macerası, bugün dünyanın en ileri SİHA'larını üreten bir dev. Belgeselde de anlatılıyor: "Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti", Baykar tarafından hazırlanmış, 1 saat 30 dakika süren bir eser. TRT Belgesel'de, Tabii'de, Baykar'ın YouTube kanalında yayınlandı. Milyonları aşan izlenme, duygusal yorumlar: "Göz yaşları içinde izledim", "Okullarda zorunlu olmalı". Evet, olmalı, çünkü bu adam sıradan bir girişimci değil. O, milli teknoloji hamlesinin mimarı. Tek matkapla başlayıp, TB2, Akıncı gibi milli İHA'lar geliştiren bir vizyoner.

Belgeselde arşiv görüntüleri, tanıklıklar var. Özdemir Bey'in oğulları Haluk ve Selçuk Bayraktar anlatıyor: Babaları nasıl inandığı değerlerden ödün vermeden yürüdü. "Nefsin izzeti yoktur, yapılan işin izzeti vardır" diyor. İnançlı bir adam, tam bağımsız Türkiye hayaliyle yanıp tutuşan. Bugünün girişimcileri startuplarla milyarder olurken, Özdemir Bey vatan için uğraşıyor. Ne hüzünlü fark! O, 1980'lerde otomotiv parçaları üretirken bile gözü göklerdeydi. Sonra SİHA'lar... Ah, o SİHA'lar ki, terörle mücadelede devrim yaptı. PKK'nın korkulu rüyası oldu. 21. Yüzyıl avaş konseptini değiştirdi. Afrika’da, Libya'da, Azerbaycan'da zaferlerin gizli kahramanı.

Ama övgü sadece teknik başarı değil. Kişiliği: Cesur, kararlı, mütevazı. Belgeselde gösteriliyor, FETÖ'nün engellemelerine rağmen pes etmemiş. Hüzünlü bir sahne: Bürokrasinin duvarlarına çarpıyor, ama yıkmıyor, delip geçiyor. Peki bu Akıncı niye bu kadar yalnız bırakıldı? Niye devlet erkânı yıllar sonra fark etti? Övgü, evet, ama gecikmiş övgü. Medya şimdi yazıyor: Bir gazete "Biyografi değil, milli mücadele" diyor. Nedim Şener "Siyonist İsrail ve FETÖ'ye karşı Akıncı" başlığı atıyor. Evet, övgü yağıyor, ama ya o mücadele yılları?

MÜCADELE: ENGELLER, İHANETLER VE PİSLİKLER

Şimdi öfke zamanı: Bu ne kepazelik! Baykar SİHA'ları Türk ordusuna sokmak için Özdemir Bayraktar neler çekti? Belgeselde detaylı anlatılıyor: 1990’lar başı, Türkiye SİHA ihtiyacıyla yanıyor. PKK’ya sürekli şehitler veriyor, binlerce asker gazi. Amerika kapıları aşındırılıyor, "SİHA verin" diye. İsrail'den Heron alınıyor, 10 tanesi 180 milyon dolar! Kullanılamıyor bile, arıza üstüne arıza. Hazır paket var: Baykar'ın prototipleri. Ama engelleniyor, 3-4 sene!

Kim engelliyor? FETÖ'cü bürokratlar, ihanet şebekesi. Haluk Bayraktar'ı tutuklatmaya kalkan tutanaklar, olmayan evraklar. "Kim bu abi?" diye soruyor belgesel. Hiç kimse merak etmiyor mu? Öfke burada patlıyor: Binlerce şehit, milyarlarca dolar boşa giderken proje duruyor. 4 yılın hesabı sorulmuyor! Uçuş izni vermeyen kim? Atış izni vermeyen kim?

Ah, ne güzel bürokrasi, vatan sevgisiyle dolu! Değil mi?

Özdemir Bey'in mücadelesi buna karşı. Şırnak'ta ele geçirilen EYP sistemi, Selçuk Bey 3 günde çözüyor, yayınlayacak sistem kuruyor. O frekansta yayın yapılınca bütün el yapımı uzaktan kumandalı bombalı tuzaklar patlayacak. Sonra? Sonrası şu: Selçuk Bayraktar’ın geliştirdi sistem ve oluşturduğu yazılım geri alınıyor, konuşulmuyor. Ne oldu? Kim aldı?

1990-2000 arası TUSAŞ İHA'ları neden seri üretime geçmedi? Teknik mi, parasal mı? Yoksa ihanet mi? 90'larda Türkiye dünyanın 3. büyük silah ithalatçısı, para yokken! Çiller, Demirel para arıyor, ama ithalat devam. Muhasebe yapın! Ama 90'larda İHA uçurulmuş, seri üretime geçmemiş. Neden? Geleceği konuşalım diyoruz, ama geçmişin defterini kapatmadan olmaz.

Belgesel bunu anlatıyor: Bir insanın mücadelesi, ama engellenmesi. İradesi, ama zihniyet engeli. Kurumlar, kişiler... Hüzünlü: Nasıl ihanet ederler? İran, Venezuela örnekleri gibi. Türkiye'de oluyor! En kritik malzeme SİHA, ama engel.

AKINCI GENÇLİK: UNUTULAN DEVRİM

Şimdi hüzne dönelim. Belgeselin adı "Akıncı", ama herkes SİHA sanıyor. Oysa Özdemir Bayraktar, 1970'lerin Akıncı Gençlik hareketinin parçası. Nedir bu hareket?

1975'te kurulmuş, Millî Selamet Partisi'nin gençlik örgütü. Fakir de o yıllarda kuyruğundan yakalamış bu hareketin, henüz ortaokul öğrencisi iken: Müslüman ve hiçbir güce boyun eğmeyen bir hareket! Ama devrimci! Ahlaklı, mü'min, cesur bireyler yetiştirme hedefi. 1969-1979 arası, İslamcı gençliğin oluşumu.

Tarih: Tevfik Rıza Çavuşoğlu başkanlığında Ankara'da başlamış. Adana, Kasımpaşa dernekleri bağlanmış. 1977'de Mehmet Tellioğlu, 1979'da Mehmet Güney başkan. 600 şube, Akıncı İşçiler, Memurlar, Sporcular... 1200 dernek! Eylemler: Kayseri Mitingi, Sakarya Mitingi, Konya Kudüs Mitingi. Dergi: "Akıncılar", "Hayat İman ve Cihad" kapağıyla.

Devrim: Türkiye'yi dönüştürdüler. Edilgen, Batı'ya boynu eğik ülkeden etken, meydan okuyan hale getirdiler. İslam'ı mutlak nizam gören gençlik. Komünizm, Kapitalizm, Siyonizm'e karşı. Evrensel dava: Müslüman kardeşlik bağları. 12 Eylül'de kapatıldılar, 140 kişi yargılandı. Ama ruh kaldı.

Özdemir Bayraktar bu ruhtan. Belgeselde açıkça ifade ediliyor: Akıncı ruhuyla mücadele. Ama bugünün muhafazakâr medyası? Kör! Hükümet yanlısı kalemşörler, "rantım" ruhuyla meczup. Devrimden haber yok. Ah, ne güzel muhafazakarlık, koltuk koruma! Maddiyat parantezinden çıkamıyorlar. İftira atmayalım, ama çıkmak istemiyorlar belki. X'te postlar: "Göz yaşları içinde izledim", ama Akıncı bağlantısını gören kaç kişi? Bir başkası "Vatan sevgisi olan izlesin". Ama derin anlam? Sadece Hüzün: Akıncılar hedeflerine ulaştı, devrim yaptı. Ama şimdi unutuldu. Bugünün gençliği örnek alsın: Pes etmeyerek, Karadeniz inadıyla, vatan sevgisiyle, Allah korkusuyla.

İHANETLER VE GELECEK: MUHASEBE ZAMANI

Devam edelim öfkeyle. 2000-2016 arası 11 yıl, analiz edin! Projeleri engelleyenler kim? FETÖ'cü mü, kaçtı mı? Yükseldi mi? Merak etmiyoruz! İran'ı eleştiriyoruz, 12 günlük savaştan ders almadı diye. Ama Türkiye? En kritik dönemde izin vermeyen kim?

90'lar: TUSAŞ İHA'ları uçtu, seri üretime geçmedi. Neden? Siyasal mı? FETÖ vari mi? Muhasebe yapın! Dünyanın 3. ithalatçısıyken, para ararken... Vazgeçtim Şakir Zümre'den, Nuri Demirağ’dan, Nuri Killigil’den 90'ların hesabını açın! Selçuk Bayraktar'a saldırı yaptılar: "Önünü açtılar" diyorlar. Vay be, nasıl açma! Canından bezdirmişsiniz! Adam oyunu bozdu: Pes etmeyerek. İftira attılar: 90'lar teknolojisini aldı diye. O zaman niye üretmediniz?

Gelecek: Memleket çocuğu, savaş kaderini belirleyecek uçağı yaptı. Terör mücadelesinde kritik.

Sonuç: Muhafazakâr medya körlüğünü bıraksın, devrim ruhunu hatırlasın.

Ah, ne güzel, rant peşinde devrim unutulur. Hüzünlü: Ama Akıncı geçti, miras bıraktı. İzleyin, okuyun, uyanın!