Kilit 12 meleği tuttu, Adana Aladağ alevler ile ala bulandı ve melekler uçtu…
Gönlümüzdeki kilitler hayatları kilitliyor…
Gözümüzdeki kilitler muzdaripleri görmeyi kilitliyor…
Dilimizdeki kilitler gönülleri kilitliyor…
Tembellikteki kilitler hizmeti kilitliyor…
Hizmete, düşünceye sahaya inmeye engel olan kilitler sonunda 12 meleği kilitleyip alevlere teslim etti… Keşke sadece tembelliğe, ahlaksızlığa, düşmanlığa kilit vurabilseydik... İdareci ve koltuk birbirine kilitlenince her türlü olumsuzluklar serbest kalıyor…
İdarecilerde Allah korkusu olmayınca ve kendilerini ölümsüz görünce çocuklar yanıyor, çocukların başına dünya dar ediliyor… Kendini idare edemeyen zavallılar, insanları idare etmeye kalkıp, başlarına bela oluyor, hayat bağı oluyor… Bürokrat – idareci sahaya inmedikçe terlemedikçe ve sadece insanları dinlemedikçe ne çözüm bulabilir, ne de vicdanını hoşnut edecek işler yapabilir. Bazı idarecilerin koltukları fırın gibi olup iştahla sadece kendi menfaatlerine saldırttırıyor…
Keşke sadece kendini idare edebilen, hayatın gayesini ve hesap gününü düşünenler idareci olabilselerdi… Kendini idare etmeyenleri ısınmış koltuklar idare ediyor; gelsin menfaat, gitsin hizmet… Adamlar haklılar(!) Ölümü öldürmüşler, kabir kapısını kapamışlar ve peşlerinde ecel celladı yok ki… Isınsın ısınabildiği kadar koltuklar gelsin içecekler ve dedikodular… Heyacan yok, vatan için hizmet aşkı yok… Vicdan mı?
Erdoğan'ı ve Yıldırım'ı milletin gönül tahtına oturtan sahada olmaları, vatandaşın aldığı soluğu hissetmeleridir… Aynı şekilde diğer hizmet eri bakan ve idareciler sadece millet için çalışarak sevgi kazandılar… Ama her partiden başkanlar ve bürokratlardan sahaya inmeye ödü kopan, incileri dökülecek olanlar var… Bu tipler, sadece limon satarak geçinmiş olsalardı, sıkıntıları bir olurdu; o da kendilerini ilgilendiren. Ama bürokrat ve idareci oldukları için, tembelliklerinden dolayı, çare olmadıkları için, her bireyden tek tek helallik almaları gerekir… Devlet çalışmayan belediyelerden ve idarecilerden anında haberdar olup, müdahale etmeli. Mesela; İzmir'e gibi hizmet görmeyen yerlere acilen kayyum atanabilir.
Oysa seçilen yerel yöneticiler; seçilmeden önce, insanların taa göz bebeklerinin arkasına bakıp, ne kadar hizmet için arzu ve istekli olduklarını gösterip, seçildikten son, bırakın vatandaşın yüzüne bakmayı, içlerine bile girmiyorlar… İstisna olanlardan, hizmet verenlerden Allah razı olsun. Hizmet delisi Yiğit Reis'imizden bu mevzulara el atmasını istirham ediyoruz… Sahipsiz şehirleri gerçek sahiplerine, hizmet erlerine kavuşturmak lazım… Seçim zamanını beklemek yaralıyı yüzüstü bırakıp gitmek gibidir. Hangi yönetici ve bürokrat işe yaramıyorsa iradenin geri dönüşümüne atmak lazım…