YAZARLAR

Tüm Yazıları Ali Aydın

LGS: Efsaneler ve mitler (I)

03.07.2019 00:02

Liseye Geçiş Sınavı’nın (LGS)  ikincisi 1 Haziran 2019 tarihinde yapıldı. Sınav sonuçları 24 Haziran’da açıklandı. LGS’ye bu yıl 1 milyon 74 bin 13 öğrenci katıldı. MEB’in beklentisi 60-70 bin civarında öğrencinin sınava gireceği yönündeydi ne var ki sınava geçen yıl 980 bin, bu yıl da 1 milyonun üzerinde katılım oldu.

Bu sayılar önemli. Zira 2 yıl önce yürürlükte olan TEOG;  sınavların sona ereceği, öğrencilerin sınav stresinden ve yükünden kurtulacağı vaadiyle apar topar kaldırılmıştı.

İki yıl sonra sorunları olsa bile tadil edilmeye müsait işleyen bir sistem olan TEOG’u ortadan kaldırıp kaldırma gerekçelerimizin çok daha sorunlu bir sistemle birlikte yine var olduğunu görüyoruz. İşin acı yanı bunun sürpriz olmaması. O günlerde ben ve Özgür Eğitim-Sen adeta bas bas bağırmıştık! Ne yaptığınızın farkında mısınız? diye yetkililere sormuştuk. Çünkü en yetkili ağızlar o günlerde herkesin istediği okula gidebileceğini muştuluyordu.

İki yıl içinde anladık ki Türkiye’de kamu politikaları hayata geçirilirken en basit mantık ilkelerinin göz ardı edilmesinin neticesi olan sonuçlarla karşılaşmak makus kaderi olmuş bu ülkenin. Bu açıdan ibretlik bir örnektir LGS.

Görüldüğü üzere sınav kalkmadığı gibi çocukların yaşadığı sınav gerilimi, tercih edebileceği okulların azalması ve kontenjanların daralması nedeniyle misliyle artmış oldu. Hatta TEOG’un kaldırılma gerekçelerinden biri dersanelere olan ihtiyacın ortadan kaldırılması iken, yeni sınav sistemiyle tercih imkânlarının kısıtlanması nedeniyle etüt merkezi ve dersanelere olan ihtiyaç tetiklendi. Çünkü sınava girenlerin yüzde 87’si sınavla öğrenci alan okullara yerleşemeyecek. Gerçekten nitelikli olan okullara ise sadece yüzde 4’ü yerleşebilecek. Oysa TEOG sınavları ile her öğrenci seviyesine uygun bir okula yerleşebiliyordu ve bu sınav için öğrenci ve veliler tarafından okullarda açılan yetiştirme kursları yeterli görülüyordu. Artık özellikle hedefi olan öğrenciler artık çok daha mutsuz, kaygılı ve büyük oranda umutsuz.

Bugünlerde ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın LGS ile ilgili yayınladığı rapor konuşuluyor. Raporda birtakım istatistiki veriler aktarılıyor bakanlık tarafından. Haksızlık etmek, verilen emeğe saygısızlık etmek istemiyorum ancak sınırlılıkları dile getirmiş olsa da zorunlu eğitim sistemimiz içerisinde çok önemli bir yer işgal eden LGS’ye ilişkin hazırlanacak raporun biraz daha ciddi, yapısal ve kapsayıcı olması gerekirdi.

Mesela hazırlanan raporda verileri sıralarken ortaya konan cevvallik iki yıl önce sistem değişikliğine giderken, yani TEOG’u kaldırıp bu yeni LGS sistemini getirirken, kullanılan gerekçelerin ne oranda karşılık bulduğunun muhasebesini yapmak için de gösterilmeydi.

Yukarıda da hatırlattığım gibi ne denmişti o zaman? Herkes istediği okula yerleşecek, sosyal-kültürel etkinlikler artacak, sınav baskısı azalacak, öğrencilerin eleştirel düşünmeleri sağlanacak, yorumlama becerileri artacak, servis sorunu çözülecek vs. Getirdiğimiz yeni sistemle bu iddiaların hangisinde önceki dönemlere nazaran anlamlı bir farklılık oluştu? Hangi iddiamızı gerçekleştirdik? Bunların cevabı ne raporda var, ne MEB hatırlıyor bu iddiaları, ne de daha dün vaat edilenleri hatırlayıp bugün hani nerede diye soracak bir eğitim kamuoyu var.

Raporda yer alan veriler bize ne söylüyor? Öğrencilerin hangi testlerde başarılı olduğu, puan aralıklarının ne olduğu, anne-baba eğitim düzeylerinin öğrenci başarısını ne düzeyde etkilediği vd. Tüm bunların kaydını tutuyoruz da bu kayıtlarla birlikte içinde kıvranılan sistemin mahiyetini tasavvur etmiyoruz. Yaptığımız ile neyi amaçladığımız hakkında mantık ilkelerini gözeterek anlamlı bir izahta bulunmak mümkün görünmüyor. Bu ülkenin bir evladı olarak bu durum beni kahrediyor!

Sonra tıpkı daha önceki sınav sonuçlarında da olduğu gibi “LGS şampiyonlarına” sarılıyoruz. Sınav sonuçlarının önümüze koyduğu milyonluk yığılmaların üzerinden atlayıp mucize haberlerini kovalıyoruz. Tarlada çalışırken birinci olan öğrenci haberleri ile sistemi akladıktan sonra Tarih’in kaydedeceği en yüzeysel cümle ile kapanıyor bilanço: “Demek ki çalışınca oluyor!”

Bizzat MEB’in kendisi yayınladığı raporda “Bende bir keramet yok!” diye haykırırken “LGS şampiyonları” üzerinden sistemin açık yaralarına yara bandı yapıştırmanın telaşındayız.

O zaman haftaya efsane ve mitlerle sarmalanmış bir yalanın üzerindeki örtüyü hep birlikte kaldıralım.

 

Son Haberler

  • 1

    Hava kirliliği okulları tatil ettirdi

  • 2

    Metro seferleri 5 saat sonra normale döndü

  • 3

    Başkan Erdoğan'ndan tebrik telefonu

  • 4

    Bakan Kurum'dan Kanal İstanbul açıklaması

  • 5

    Galatasaray uzatma dakikalarında yıkıldı

Günün Manşetleri

Türkiye'den ABD'ye net mesaj!
Libya ile askeri anlaşma Meclis'te
YPG/PKK ve Esed rejimi arasında kirli pazarlık!
KKTC 'Acil' koduyla duyurdu! Faaliyetlere izin verildi
Hatay'da korkunç patlama!
Saatlerce mahsur kaldılar! İstanbul'da metrolar durdu
Ev sahibi olmak isteyenler dikkat! 15 gün kaldı
MHP'den Davutoğlu'nun partisine sert tepki!
Yeşil alan teklifini yine reddetti!
'Hayırda yarışanlar'da sıra dışı bir portre: Hepimiz birer mülteciyiz