Bir alim daha asıl yurdumuza irtihal etti.
Kayseri Develi'de yetişen ve bölgede güzel hizmetlerde bulunan Ahmet İslamoğlu vefat etti.
Tüm vefatlar acıdır, hüzün verir insana, akrabalarına, sevenlerine. Hele bu insan bir alim, bir öncü, bir kanaat önderiyse acı katmerleşmiş olur.
Topluma zararlı insanların ölümü ayrı bir konu. Ancak insanlığın ıslahı için çırpınan, didinen insanlar, toplum için lider ve öncü şahsiyetlerdir. Toplumun sahih dönüşümü için gecelerini gündüzlerine katan fedakar insanlardır. Bu tür insanlar, şahsî düşünmez, ictimaî düşünürler. Ümmeti, onların sahih yolda olmalarını düşünürler. İnsanlığı, onların hidayet üzere olmasını arzu ederler. Ve bir ömür boyu da bunun için için çırpınır dururlar.
Böylesi insanların varlığı toplumlar sosyal birliktelikleri için bir sigortadır.
Böylesi insanların varlığı kitlelerin doğru bir çizgide, istikamet üzere yol alabilmeleri için bir hazinedir.
Böylesi insanların varlığı, aleme nizam ve ufuk verilmesi için öz enerjidir.
Bu insanların varlığı/yokluğu, be sebeple alemin varlığı/ölümüne kıyas edilmiştir.
Âlimin toplum için taşıdığı önemi ifade eden şu hadisi şerif çok anlamlıdır: "Allah-u Teala ilmi, insanların hafızalarından silip unutturmak suretiyle değil, fakat alimleri alıp ortadan kaldırmak suretiyle alır. Neticede ortada alim kalmaz. İnsanlar bir kısım cahilleri kendilerine lider edinirler. Onlara birtakım meseleler sorulur; onlar da bilmedikleri halde fetva verirler. Neticede hem kendileri sapıklığa düşer, hem de insanları sapıttırırlar." (Buhari, Müslim, Tirmizi, İbn Mace)
Ahmet İslamoğlu Kimdir?
Yetiştirdiği kıymetli talebelerinden Nazif Yılmaz, hocasının hatıra ve değerlendirmelerini iki cilt halinde kitaplaştırdı. "Hatıralar ve Mülahazalar" iki cilt halinde yayınlandı. Yakında Ensar Yayınlarından çıkacak olan eseri okumanızı tavsiye ederek kısaca Hocaefendinin hayat hikayesine bakalım:
Seyyid ve mutasavvıf bir aileden olan Hocaefendi, 1936 yılında Kayseri- Develi'de dünyaya geldi. Yaklaşık kırk sene İmam-Hatiplik vazifesinde bulunmuştur. Ömrünü ilme, irfana ve müslümanların irşadına adayan, delikanlılığında terzi tezgahını terk edip kaht-ı rical devrinde ilim tahsil etmeye çalışan, hayatı boyunca evini mektep ve medrese edinen, gençlik çağında büyük bir aşk ve heyecanla girdiği tasavvuf mektebinden feyiz alarak yetişen ehli hal sahibi, salih bir alimdi.
Talebe yetiştirdi, misafirler ağırladı, sorular cevapladı, sorunlar çözdü, ilim ve hikmet öğretti, onlara hizmet etti, sohbet ve tavsiyelerde bulundu. Hep kitapla ilimle meşgul oldu, gelenler birşeyler öğrenerek ayrıldı. Gezici vaiz gibi Kayseri-Nevşehir, Adana illerinde bir ömür vaaz ve sohbetleriyle insanların hizmetinde oldu. Davet edildiği yerlere mühim bir mazereti yoksa mutlaka gitmiş, mü'minlerin neşe ve hüzünlerine ortak olmuş, İslam'ın gür sadasını ve rahmet dolu tesellîlerini gönüllere ulaştırmak için düğün, dernek, cemiyet, taziye ve tebrik ziyaretlerini her zaman bir fırsat olarak bilmiştir.
1948'in sonlarında babası onu terzi çırağı olarak usta yanına verdi. 1950 senesinin Nisan ayında on dört yaşının içinde terzilik dükkanı açtı. Ancak sonra kendini ilim yoluna adadı. Asker Hoca namıyla bilinen İbrahim Tuna'dan dersler aldı. Mehmed Bilici ve Numan Cebeci (Karamüftü)
Hocalardan Tefsir-Hadis-Fıkıh-Akaid okudu. Yahyalılı Hacı Hasan Efendi vesilesiyle Mahmud Sami Efendiye intisap etti. Ama hiçbir zaman tarikat taassubu içerisinde olmamıştır. Farklı tariklardan ve meşreplerden, hatta siyasi kanaatten olan kimselere kapısını açık tuttu. Selef-i salihîn döneminden günümüze bir soluk taşıyan salih bir Âlim olarak Müslümanlara öncü ve önder olmuş, dertleriyle hemhal olmuş, herkesi İslam'ın şefkat ve merhamet anlayışıyla kuşatmaya çalıştı.
Genç yaşta kürsüde halkı irşad eder. Askerlik dönemi Van Erciş'te tam bir halkla kaynaşma ve irşad dönemi olur. Sabahlara kadar süren sohbetleri olur. Ö dönemin kılıcı, 163. Maddeden yargılanır, hapis yatar. İmam hatip liselerinin açılışına ve talebelerine destek olur. Onun rahle-i tedrisinden ve derslerinden istifade eden yüzlerce talebesi, sohbetlerini ve vaazlarını dinleyen mü'minler, uzaktan ve yakından ziyaretine gelerek onunla tanışma şerefine nail olanlar, müşkillerini arzedip tavsiyelerini alma bahtiyarlığına eren kimseler ve hayır dualarını alanlar onu rahmetle ve hayırla yad etmektedirler.
Rabbim mekanını cennet eylesin.