Allah’ı unutmak!

Yani “gaflet”.

Kulun, kendisini yoktan var eden Rabbini unutması!

“Allâh’ı unutan ve bu yüzden Allâh’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.” (el-Haşr, 19)

*

Gaflet; anlık zevkler uğruna ebedî bir saâdeti felâkete uğratmak, fânî olan dünya hayatını bâkîye, yani sonsuz cennet hayatına tercih etmek hamâkati.

Gafil kimse; hayatı nefs gözlüğüyle seyrettiğinden, bir gün mutlaka karşılaşacağı ölüm, diriliş, hesap, sırat gibi çok zorlu menzilleri unutur.

İlâhî nimetler karşısında nankörlük ederek pervâsızca günahlara dalar. Cehâlet, şehvet, ihtiras, kibir, gurur, cimrilik ve öfke gibi hamâkat manzaraları sergiler.

Kalbi gafletle perdelenen gönül, hakikati idrâk edemez hâle gelir.

*

Bu sebeple büyükler, üç sıfatla muttasıf olan insanların asla Hak dostu olamayacaklarını bildirmişlerdir. Derin bir gafletin neticesi olarak kişide hâsıl olan bu üç vasıf; cimrilik, kibir ve ahmaklık.

Gafil, iki gözünün önüne iki parmağını koyarak kendi kendisini âmâ kılan kişidir.

Gafil, hakikatlere karşı kalbine perde çekilmiş kişidir.

Mayın tarlasında pervâsızca koşan, uçurumların kenarında dikkatsizce dolaşan bir bedbahttır.

Gafil, kurda sevdâlanan kuzudur.

Avcısına koşan avdır.

“Kuzunun kurttan kaçmasına şaşılmaz. Zira kurt, kuzunun düşmanı ve avcısıdır. Lâkin hayret edilecek şey; kuzunun kurda sevdalanmasıdır!..”

(Hazret-i Mevlâna)

Gaflet…

İnsanın şeytana sevdalanması!

Vefât edenlerin dili olsaydı, ağlaya ağlaya, feryat hâlinde şöyle diyeceklerdi:

“Ey diri insan! Dilin dönerken Cenâb-ı Hakk’ı zikret! Bizim zamanımız gaflet ile geçti. Sen bizim gibi olma! Sayılı olan nefeslerini Hakk’ın zikriyle ziynetlendir! Bu hayatı fırsat ve ganîmet bil!”

Merhum Necip Fazıl’ın dediği gibi;

O demde ki perdeler kalkar, perdeler iner;
Azrâil’e; «Hoş geldin!» diyebilmekte hüner!..

Dünya, ne yazık ki, birçok insan için ömrü gafletle hebâ etme mekânı olur. (*)

Merhum Necip Fazıl, Karacaahmet Mezarlığı’na bakarken tefekküre dalar:

“Deryâda sonsuzluğa fikretmeye ne zahmet!
Al sana deryâ gibi sonsuz Karacaahmet!
Göbeğinde yalancı şehrin, sahici belde;
Ona sor, gidenlerden kalan şey neymiş elde?”

*

Gaflet:

“Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden kişinin vay haline!

O malının kendisini ebedileştirdiğini sanır.” (Hümeze 1,2,3)

Mevki Hırsı:

“Siz memuriyet alma husûsunda pek istekli davranacaksınız. Hâlbuki (elde etmek için) çırpındığınız o vazîfe, kıyâmet gününde bir pişmanlık sebebi olacaktır.”

(Hadis-i Şerif)

*

(*) Osman Nuri Topbaş Hocaefendi