O…
Gayesi Kur'an olmayanların hali ne yaman… O, Kur'an'ın vücut bulan hali…
Hayatını sünnet-i seniyyenin sadeliğiyle süslemeyenin varlığı mı var…
İlk Peygamber gelmeden milyar yıl evvel Son Peygamberin nurunun yaratıldığını bilmeyen o bilgiye ve bilime, kabir azabı kadar yazık, annelerin ah ü vahı kadar axx…
Adı geçtiğinde işitsel metabolizmamızın nur büründüğünü, gönül dünyamız da bilmeli ki geri kalmasın istiyorum, Muhammed a.s'ı, o nur elçisini, o muhakkak mükafat elçisini, onu, onun adını…
Muhammed'in aşkıyla alevli o yüreğe nüfuz eden coşkun sellerin serin iklimindeki o kamil saadeti kim mutsuz etmeye cüret edebilir…
Dünya Muhammed'in etrafında dönüyor diyordu cahil gönlüm, nasıl bir garabet nasıl da noksan bilmişim; meğer evren ona hayran, meğer Ahiret ona onun adına destan…
Ey Muhammed… Ya Ahmed…
Nasıl bir hürriyet, senin aşkındaki o özgürlük damarı…
Bizi ancak senle biz yapan, kalbimize saplanan o sevda çınarı…
O, zafer Kumandanı, O ahlak mihmandarı…
O, ışık bültenlerinin surete siret eden en, en mümtaz yaratılış…
O, gürül gürül akan Kevser pınarının fecr serinliği…
O, Rahmanın Ruhu ve nuruyla aşka kamil…
O, Moleküler biyolojik ahlak ve dua silahının mucidi…
O, Cennet'in kuşlarının aşkına sarhoş kaldığı izzet ve şeref sancağı…
…
…
.
.
.
Biz…
Biz günahların şifresiz seyrine daha dünden razı…
Ve biz O'na nüzledilen Kitabın harflerine ram, Kur'an ilmine soğuk hatıralar kadar buhran…
Biz, İlahi emirlere isyana hazır nükleer etkili kadavra…
Kıblesini şaşırmış, içindeki nemrutlara köle, ataletteki ruhuna azap ve biz niteliksiz etki…
Ve sen Müslüman! İslam'a dönmeye bekleniyorsun, o zaman ne an?
Ve ben ve biz İslam'a uzak, ataletin her haline sahip ruhsuz ve şuursuz mücahit…
Biz, değerler ölçüsünüz en zayıf halkası, varlığının çok az kıymet-i harbiyesi kalan…
Zamanla birlikte aslında kendini tüketen, ikbalini çökerten…
Madde savunucusunun en azılı çaba sarf edicisi…
…
Ve biz ve sen Müslüman!..
Yazık ediyorsun, ruhunun azığına yazık ediyorsun…
Sen… Şiir…
Ebedi sürecek bir çığır açmaya yeter mi yetecek mi şiirsel imkanlı bakışların…
İşte ey şiir'
Sen sevgilisin, sen osun, sen biraz da bensin ve sevgiliden kopan Allah mahbubu, Peygamber kokan, Musa ve İsa kokan, tuhaf ama sen ben kokan bir tensin…
Sevgilinin burnunda nemlenen.
Âlem anlamsız sen yokken şiirlerde, yüz yirmi dört bin peygamber gelmiş nur saçıyor, gelecek vaat ediyor, neye neyime, sen yoksa Muhammed'in güzelliğini yüzünden her saniye okumuyorsam Müslümanlık neyime, bir gün gül sensiz sulanıyorsa bil ki şiirler sona varmıştır, bil ki anlamını yitiren her şey gibi aşk da toprağa gömülmüş demektir, karanlık ve kaldırımsız sokaklar seni bulmama engel, bil bunu, bil bunları, bil her şeyi, sen bil ki bilmeyeler bilsin öğrensin anlasın anlamını hayatın, hayatı, çareleri ve çaresizliği, imanı ve şirki, sen bil sevdiğim, sen bil ki balıklar imanda kamil olsun, Nemrut aşkımızın şiir kokulu kapısına gelsin, sen bil ki zaman geçmesin, rüyamızda kalalım, ebedi rüyamızda gül kokulu rüyamızda sen bil sen bilmelisin.
Çaresizlere yamaçsın, şiir kadar vefakar bir amaçsın, yollarda seni seveceğim. bütünleştiğinizde şiirle, acemi kaldırımlarda, sen tanımlanamayan nedenlerin bilinmezliğinde.
Sen dört gözle beklenen şiir, sen şiirsin…
Sen nur anlamlı hanımelinden daha da anlamlı sen şiirin kudreti…
Sen kendinde topladığın kudreti şiirden cüret alarak…
Sen girdiğinde gönüllere şah damarına yakın olana şiirle anlam biçen…
Sen kısa bir müzik bitmeyen bir şiir…
Söylenmeyen anımsatan yaprağın yürek yorgunu…
Yaprağa konan arının namı usul usul…
Kimsesiz yakınız, senin bildiğin ve gördüğün kaldırımlarda yazılan şiirin aşk müptelası sen…
Sen bir benim, ben bir senim…
Biz bir seniz onlar bir sen…
Herkes bir sen, hep herkes tek sen…
Âlem sana hayran, alem sen, evren sen…
Sen şiir, şiir sensin…
Bitmeyen bir bulunansın bende, sana ait olan bende, sana ait olan benli yüreğinde…
Şiire bulaştığında bitmeyen bir bulunansın sen…
Çığlıklarımın tarifi, güllerimin ümidi, şiirlerimin sebeb-i sahibi sen…
Sen buradakiler sen oradakiler sen her yerdekiler sen Müslüman toprağındakiler sen Yahudi coğrafyasındakiler sen yedinci ordunun başkumandanı…
Sen zaferlerin gizli mimarı sen isim vermek gerekirse Çanakkale'nin de imarı…
Sen Bedir'in de izharı sen meleklerin allı pullu mihmandarı…
Sen şiirlerimin gizli meleği…
Sen mistik güç…