​Âdi dilencilikten modern dilenciliğe...

Dinimize göre dilencilik hoş karşılanmayan bir vakıadır. Peygamberimiz yeni müslümanlolanlardan dilencilik yapmayacaklarına dair söz almıştır. Modern dilencilik ise, servetine servet katmak için birilerinden faizli kredi alma peşinde koşmaktır...

Ali Rıza Demircan Milat okurları için yazdı

BİR AYET: Faiz yiyenler, ancak Şeytan tarafından çarpılmış gibi bir hale geliverirler. Bu da onların, alışveriş de faiz almaya benzer, onun eşidi demelerindendir. (....) (Bakara Süresi, Ayet 275)

BİR HADİS: Dilenenler dünyada yüzsüzlük ederek dilenmelerine karşılık âhirette yüz etleri soyulmuş olarak Allah’ın huzuruna çıkacaklarıdır. (Buhârî, Zekât, 52; Müslim, Zekât, 103, 104)

Bismillêhirrahmênirrahîm...

Allah'ımıza hamd ederim. Sevgili Peygamberimize salatü selam olsun. Allah'ın rahmeti, bereketi ve mağfireti inananların üzerine olsun.

Mehterem kardeşlerim, bu haftaki Cuma Sohbeti'mizde "Faizli kredi" konusunu ele alacağız.

Önce sohbetimize hareket noktası olacak bir haberi özetleyelim:

"İzmir'in Karşıyaka ilçesinde dilencilik yaparken yakalanan bir kadının üst aramasında, 7 çeyrek ve 1 yarım altın ile 4 bin 600 lira bulundu. Diğer dilencilerin topladıkları çeşitli miktarlardaki paraya tutanakla el kondu. Dilencilere, Kabahatler Kanunu kapsamında 187'şer lira ceza kesildi."

Allah rızıkları verir

Bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah’ımız, bütün canlıların rızıklarını üstlenmiştir:

“Yeryüzünde yaşayan hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. O, her canlının yeryüzünde yaşama süresini de öldükten sonra, yerleşip kalacağı yeri de bilmektedir. Bütün bunlar apaçık bir kitapta, yani Allah'ın katındaki sahifelerde yer almış bulunmaktadır.” (Hûd Süresi, Ayet 6)

Ne var ki kulluk denemesi gereği, bazı kulların yenilen, içilen, giyilen ve yararlanılan zaruri gereksinimler anlamına rızıkları dar tutulmuştur:

“Onlar Allah’ın dilediği kullarına rızkı genişlettiğini, dilediğine de daralttığını bilmiyorlar mı? Böylesi bir dağıtımda iman edecek bir tolum için nice belgeler vardır.” (Zümer Süresi, Ayet 52)

Bu sebeple yeterinden fazla nimetler verilen kullara zekât ve nafaka gibi görevler yüklenmiştir.

Asıl olan herkesin, çalışması, kendisinin ve ailesinin nafakasını temin etmesidir. Bu sebeple Kur’ân çizgisinde insanlara yük olmayı ve dilenmeyi yasaklayan Aziz peygamberimiz yeni Müslüman olan kişilerden Allah’ın birliğine inanıp O’na ibadet etmeleri, namaz kılmaları yanı sıra insanlardan hiçbir şey istemeyeceklerine/dilencilik yapmayacaklarına dair söz almıştır. (bk. Müslim, “Zekât”, 108)

Sabırlı Yoksullar

Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’de yokluğa sabır gösterilip hiç kimseden yardım istenilmemesi övülmüş ise de ( Bakara, 273) zaruret halinde ihtiyacın giderilmesi için kamudan sosyal yardım isteme hakkı verilmiş, kişilerden yardım talebi de helâl kılınmıştır.

Rabbimiz şöyle buyurur: “Kamunun ve yeterince kazanan kişilerin mallarında yoksulların ve ihtiyaçlarını gidermek için isteyenlerin belirlenmiş hakları vardır.” ( Meâric, 23-25)

Konuya daha bir açıklık kazandırmak için Peygamberimiz de şöyle buyurmuşlardır: “Dilenmek yüz karasıdır, dilenen kendi yüzünü lekeler. Devlet yönetiminden sosyal yardım hakkını istemek ya da zaruret sebebiyle dilenmek ise helâldir” (Tirmizi Zekât 58)

Ancak acil ihtiyaçlarını giderecek imkânlara sahip olanların istemesi dünyevî zillet görülmüş, ahiret azabına uğratacağı da bildirilmiştir.

Peygamberimiz şöyle buyururlar: “Elinin emeğiyle geçinme imkânı varken dilenenler; mal biriktirmek için avuç açıp isteyenler aslında cehennem korlarını talep etmektedirler. (Müslim, “Zekât”, 105)

Faizle kredi istemek!

Asıl büyük felaket ise şudur; âdi dilencilik yerilirken modern dilencilikler doğal görülmekte; iş adamlığı, siyasi strateji ve hak arama olarak görülmektedir. Özellikle faizli kredilerle iş büyükmek için araya aracılar koyarak para bulmak, srevete servet katmaya çalışmak kelimenin tam anlamıyla modern dilencilikti ve dinimize göre bu haramdır.

***

Dilenmeyi haram kılacak mal varlığı

Aziz Peygamberimiz “İhtiyacını karşılayacak varlığı varken, bir şey isteyen, muhakkak Cehennem ateşini çoğaltmış olur.” buyurduğunda, ‘ Ya Resûlellah, istemeyi haram kılacak mal varlığı ne kadardır?’ diye sorulmuş, Peygamberimiz de şu açıklamayı yapmıştır:

Sabah ve akşam yiyeceği kadar bir mal varlığına sahip olmaktır.

Bu arada hatırlatmış olalım; İslâm bilginlerinin önemli bir kısmı, Ramazan bayramının birinci günü zaruri ihtiyaçları dışında “Sabah ve akşam yiyeceği kadar bir mal varlığına” sahip olup da fitre verebilecek durumda olanları fitre vermekle de yükümlü görmüşlerdir.

Modern dilencilik!

Mal biriktirmek için kapı kapı dolaşılıp dilenmek kabahattir ve haramdır ama bu tür dilenciliğin toplumsal zararları azdır. Dilenciliğin toplumu çökerten asıl zararlıları ise modern türden olanlarıdır. Örneklendirelim:

Faizli Kredi İsteme Dilenciliği: Malı ve de yatırımları çoğaltmak için şirketleşme yoluna gitmeyip doğrudan faizli krediler için kamu ve özel sektör bankalarına müracaatla kredi istemek de bir tür dilenciliktir. Bu da haramdır. Çünkü İslam dilencilik gibi borçlanmaya da sıcak bakmaz. Büyümenin yolu borçlanmak değil şirketleşmektir. Burada kişiler, faizli kredilerle servetlerini artırmak için aldıkları kredileri için ödedikleri faizi, ürettikleri ve alıp sattıkları mallara yükleyip insanların kanlarının emilmesine sebep olmaktadırlar.

***

Rakipleri aşağılayarak oy istemek!

Kişisel özelliklerini anlatarak ve oluşturdukları ve geliştirdikleri projelerini açıklayarak oy isteyecekken suizan, yalan gıybet ve iftira yollarına başvurarak rakiplerine üstünlük sağlamaya çalışanların halktan oy talebi de modern dilenciliktir ve haramdır. Çünkü İslam seçim yarışması dahil aşağılama ve yalan gibi haramların işlenilmesini hiçbir şekilde onaylamaz.

****

Görev almak için bir aracıya başvurmak!

Layık olmadıkları görevlere gelmek için etkili insanlardan aracılık istemek de modern dilenciliktir. Bu tür dilencilik adaleti ihlali sebebi olarak haramdır. Dilencilik, yürürlükteki düzenimize göre kabahat, İslâm’a göre de suçtur ve günahtır. Ama zararları büyük olan dilencilik örneklendirmeye çalıştığımız modern dilencilik türleridir.

***

Kur’ân-Kerim çizgisine sorma zamanı değil mi!

Hayata Kur’ân ve Sünnet penceresinden bakarak değerlendirmeler yapılmadıkça gerçek Müslüman olunamayacağını bilme zamanımız gelmedi mi?

“ İman edip güvenenlerin kalplerinin Allah'ı anması ve inen Kur'ân yasalarına saygı duyup uygulaması zamanı gelmedi mi? Onların bundan önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden uzun zaman geçmekle, kalpleri katılaşmış, çoğu da yoldan çıkmış kimseler gibi olmamalarının vakti gelip çatmadı mı? “ (Hadid 57 /16)

****

Şanı yüce kitabımıza göre dilencilik

İyi bir müminin başlıca dinî ve ahlâkî niteliklerinin sıralandığı bir âyette (Bakara, 177) bir müminin malından verdiği kimseler arasında ihtiyacından dolayı isteyenler de sayılmaktadır. Böylece Kur’ân-ı Kerîm, ihtiyacını arzederek yardım isteyen bir kimsenin boş çevrilmesini uygun görmez. Öte yandan Bakara sûresinin 273. âyetinde dilencilik, insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir tutum olarak değerlendirilmiştir.

****

Peygamberimiz kimlerden nasıl bir söz almıştı!

Sevgili Peygamberilmiz, prensip olarak en temiz kazancın el emeği ve alın teriyle sağlanan kazanç olduğunu vurgulamıştır (Miftâḥu künûzi’s-sünne). Resûl-i Ekrem’in, yeni müslüman olan bazı kimselerden Allah’ın birliğine inanıp O’na ibadet etmeleri ve namaz kılmaları yanında dilencilik yapmayacaklarına dair söz alması (Müslim, Zekât, 108; İbn Mâce, Cihâd, 41; Ebû Dâvûd, Zekât, 27), İslâm’ın dilencilik karşısındaki tavrını göstermesi bakımından dikkat çekicidir.