Ali Ulvi Kurucu’nun dostları buluşuyor

İlmî ve manevi izleriyle gönüllerde yer edinen Ali Ulvi Kurucu, TYB İstanbul Şubesi ve Erguvan Yayıncılık tarafından, Üsküdar Belediyesi vapurunda düzenlenen bir etkinlikte anılacak.

Üsküdar Turyol İskelesi yanından kalkacak, Kurucu’nun sevenlerini ve yakın dostlarını bir araya getirecek olan programın yapılacağı Üsküdar Valide Sultan Gemisi’nin hareket vakti, 3 Şubat Pazar saat 14.00 olacak.

Eserleri ve şiirleriyle irfan dünyamızın köşetaşlarından olan Ali Ulvi Kurucu için TYB İstanbul Şubesi ve Erguvan Yayıncılık’ın birlikte hazırladığı bir Boğaz gezisi ve beraberinde söyleşi etkinliği yapılacak. TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı’nın yöneteceği program, Üsküdar Turyol İskelesi yanından kalkacak olan Üsküdar Valide Sultan Gemisi’nde gerçekleşecek.

Prof. Dr. Mahmut Kaya, Prof. Dr. Mustafa Uslu, Prof. Dr. Prof. Mustafa Küküçaşçı, Dr. Necmettin Türinay, Dr. Coşkun Yılmaz, Dr. Kemal Aydın, Resul Tosun, Muzaffer Doğan ve İbrahim Kurucu’nun konuşmacı olduğu, Ali Ulvi Kurucu’nun sevenlerini ve yakınlarını bir araya getirecek etkinlik, 3 Şubat Pazar saat 14.00’te gemi kalkışı ile başlayacak. Üsküdar İlahiyat Fakültesi Camii Baş İmam Hatibi Hasan Lütfi Ramazanoğlu’nun Kur’an tilavetinin yanı sıra, Kurucu’nun bestelenmiş ilahi ve kasidelerini seslendirecek olan Hasan Lütfi Ramazanoğlu İlahi Grubu ve Ömer Faruk Berivanlı da programda yer alacaklar.

YAKIN TARİHİMİZİN HAFIZASI

Ali Ulvi Kurucu’nun yakın tarihimizde önemli hizmetleri bulunduğunu dile getiren TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı, programa dair şunları söyledi:

“Ali Ulvi Kurucu sevdalısı olduğu milletinin yeniden dirilişi için elinden gelen bütün gayreti gösteren hakikat önderlerimizdendir. Sohbetleriyle yolumuzu aydınlatan, gönüllerimizde Saadet Asrı’nın neşesini uyandıran bu güzel insanı yeni nesillere anlatmak ve tanıtmak, okutmak hepimizin üzerine yüklenmiş aziz borçtur. Hakikatin izinde harcanan hayatını, tanıklıklarından oluşan hatıralarını gençlerimize hatırlatmamız, memleketimizin yarınlarına dokunacak olan evlatlarımız için önemli bir kılavuzluk, sağlam bir şuurlandırma görevi görecektir.

Türk milleti gibi yakın tarihine uzak duran başka bir millet var mı, bilmiyorum. Hızlı yaşıyor, çabuk unutuyoruz. İbret alınması gerekenlerden ibret almak için geçmişin öğretmenliğinden ders almıyoruz. Özellikle son yüz yılımızda yaşanılanları hakkıyla bilmek, hakkıyla okumak mecburiyetindeyiz. Ülkemizin hangi badireleri atlatarak bugünlere geldiğini doğru anlamak ve anlatmak için mücadele önderlerini iyi tanımamız gerekiyor. Yakın geçmişi bilmezsek, günümüzde Müslümanların bazı alanlardaki kazanımlarının kahramanlarını tam olarak göremez ve anlayamayız. Bu sebeple yakın tarihimizin hafızası Kurucu’yu anlamak, Türkiye’nin son yüzyılını anlamak olacaktır.”

ALİ ULVİ KURUCU KİMDİR?

1922 yılında Konya’da doğdu. Hacı Veyiszâde İbrâhim Efendi’nin oğludur. Dedesi Veyis Efendi ve amcası Hacı Veyiszâde Mustafa Efendi, “ilim evi” olarak anılan aile ocağının dinî ilimlere hizmetleriyle tanınmış simalarıdır. İlk hocası olan babasının yanında hâfızlığını tamamladıktan sonra ilk ve ortaokulu Konya’da bitirdi. Babasından sarf-nahiv, Kadirî şeyhi Hâfız Ali Efendi’den kıraat okumaya başladı. O günkü şartlarda dinî ilimlerde derinleşmeye uygun bir ortam bulamayınca ailesiyle birlikte Medine’ye göç etti; oradan da yüksek öğrenimini tamamlamak üzere Mısır’a gitti. Kahire’de Ezher Üniversitesi’ne kaydoldu (1939). Ezher’deki eğitimi süresince, Kahire’de ikamet etmekte olan eski şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi ile Mehmed İhsan Efendi ve Zâhid Kevserî gibi tanınmış kişilerden ders aldı, sohbetlerinden yararlandı. Altı yıllık bir eğitimden sonra babasının ölümü üzerine Medine’ye ailesinin yanına döndü. Burada uzun süre Evkaf Dairesi’nde İnşaat ve Sicillât emini olarak çalıştı. Ardından II. Mahmud’un inşa ettirdiği Mahmûdiye (1953-1975) ve Şeyhülislâm Ârif Hikmet (1975-1985) kütüphanelerinde müdür olarak görev yaptı, buradan emekliye ayrıldı. Kütüphaneciliği sırasında Arapça, Farsça, Türkçe kaleme alınmış binlerce yazma eseri tanıyan ve bunların tasnifini yapan Kurucu Türkiye ile olan bağını hiçbir zaman kesmedi; özellikle Türk hacılarıyla yakından ilgilendi. Emekli olduktan sonra Türkiye’de daha uzun süre kalmaya başladı. 3 Şubat 2002’de Medine’de vefat etti ve Cennetü’l-baki’ye defnedildi.

ESERLERİ: Dr. Muhammed İkbal (Ankara 1957), Ebü’l-Hasan en-Nedvî’nin Muhammed İkbal hakkındaki bir konferansından meydana gelen eseri; Zulmeti Yıkan Nur (Ankara 1958, Ebü’l-Hasan en-Nedvî’nin Mâzâ haşire'i-l âlem bi'1-hıtâti'l-müslimîn adlı Arapça eserinin “Câhiliyetten İslâmiyet’e” başlıklı ikinci babının tamamı ile üçüncü babının ilk kısmının tercümesidir; Gümüş Tül (İstanbul 1962), önce Nurdan Sesler (Ankara 1957) adıyla bir araya getirdiği tamamı aruzla yazılmış şiirlerini topladığı eseridir. Daha sonra yeni şiirlerin ilâvesiyle Gümüş Tül ve Alevler adıyla yeni basımları yapılmıştır (5. bs., İstanbul 1996); Asırlar Boyunca Parlayan Nur (İstanbul 1965). Faslı Şeyh İbrâhim b. İdrîs es-Senûsî’nin en-Nûrü’l-lâmi adlı eserinin çevirisi olup Ali Kemal Belviranlı’nın önsözüyle neşredilmiştir; Gecelerin Gündüzü (İstanbul 1990). Eser M. Ertuğrul Düzdağ tarafından yayıma hazırlanmıştır; Medine Notları (İstanbul 1999). Hayrettin Bulut tarafından yayıma hazırlanmıştır.

Ali Ulvi Kurucu’nun 1957’de Atıf Ural’ın teklifiyle Said Nursi için hazırlanan Târihçe-i Hayat adlı kitaba yazdığı önsöz en güzel nesir parçalarından biri kabul edilmiş ve adının duyulmasında bir hayli etkili olmuştur. Ayrıca Abbas Mahmûd el-Akkad’dan çevirip şerhettiği Yirminci Asır Mütefekkirlerinin Hakkı Arayışı adlı yayımlanmamış bir eseri bulunmaktadır.

Tarih : 03 Şubat 2019 Pazar

Yer : Turyol İskelesi yanından kalkacak Üsküdar Valide Sultan Gemisi, Üsküdar / İstanbul

Saat : 14.00

I�rtibat : 0 212 527 75 17 – 18