Çin tuzu tehlike saçıyor! İşte zararları:

Mersin İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Mustafa Kemal Başaralı, halk arasında 'Çin tuzu' olarak bilinen, birçok gıda ürününde aromayı belirginleştirmek ve o ürüne dair iştahı artırmak için kullanılan monosodyum glutamat maddesinin tehlike saçtığını ifade ederek, 'Bu maddenin bulunduğu yiyecekleri tüketenlerde doyma hissi kaybolduğu için obezite kaçınılmaz bir son olabilmektedir' dedi.

Çin tuzu ile ilgili açıklama yapan Müdür Başaralı, MSG, Vetsin ya da E621 olarak da bilinen monosodyum glutamatın birçok gıda ürününde aromayı belirginleştirmek ve o ürüne dair iştahı arttırmak için kullanılan bir katkı maddesi olduğunu söyledi. Cipsten kuruyemişe, hamburgerden soslara her türlü yiyecekte bulunan bu maddenin halk arasında bilinen adının Çin tuzu olduğunu vurgulayan Başaralı, "Bunu içeren yiyeceklerin yemeye teşvik ettiği, bağımlılık yaptığı iddia edilmektedir. Sonuç ise çağın hastalığı obezite olmaktadır. Yiyecek maddelerine katıldığında, o yiyeceğin tadının beyin tarafından olduğundan daha lezzetli olarak algılanmasını sağlar. Ne tatlı ne tuzlu ne acı ne de ekşidir. Etkisini tat almayı arttırarak gösterir. Tat alma duyusu, dil üzerindeki yaklaşık 200 adet tat tomurcuğunun içine tükürük tarafından ayrıma uğrayan kimyasal maddelerin girmesiyle başlar. Burada oluşan sinyaller, sinirler yoluyla beyne taşınarak tat alma duyumuzu harekete geçirir. MSG içeren gıdalar dilimiz üzerindeki tat alma tomurcuklarının hassasiyetini arttırarak yediğimiz yiyeceğin olduğundan çok daha lezzetli algılanmasına neden olur" diye konuştu.

"ÇİN TUZUNA BUGÜN HER YİYECEKTE RASTLAMAK ARTIK MÜMKÜNDÜR"

Bugün yiyeceklerin lezzetini artırmak için kullanılan bu maddeye hemen her yiyecekte rastlamanın mümkün olduğunun altını çizen Başaralı, "Kuruyemişten sakıza, hamburgerden salata sosuna, cipsten çiğköfteye hatta kuruyemişe kadar birçok yiyecek maddesine eklenmektedir. Ambalajların üzerinde MSG, monosodium glutamate ya da E-621 yazıyorsa bilmeliyiz ki onun içinde bu madde kullanılmıştır. Son 15 yıla damgasını vuran ve sık sık tartışılan MSG, yiyeceklerin lezzetini artırıyor. Bu maddenin bulunduğu yiyecekleri tüketenlerde doyma hissi kaybolduğu için obezite kaçınılmaz bir son olabilmektedir. MSG'li yiyeceklerden sonra alınan normal besinlerde tat alma duyarlılığımız azalır. Yapılan araştırmalarda, çocukların ve gençlerin yedikleri hazır gıda yiyeceklerden sonra diğer besleyici gıdaları tat alamadıkları gerekçesiyle yemek istemedikleri gözlemlenmiştir. MSG içeren gıdalara yatkınlığı olan kişiler bu nedenle sadece bu gıdalarla beslenme eğilimi göstermektedir. Tıpta bu durum 'bağımlılık' adı altında tanımlanmaktadır" ifadelerini kullandı.

MONOSODYUM GLUTAMATIN BAZI ZARARLARI

Monosodyum glutamatın zararları konusunda da bilgi veren Başaralı, sözlerini şöyle sürdürdü: "MSG bir çeşit nörotoksindir, yani sinir hücrelerine zarar verir. Bu yüzden merkezi sinir sistemi tahribatı ve buna bağlı olarak alzheimer, parkinson, huntington hastalıkları, epilepsi oluşmasına neden olabilir. Retinal dejenerasyon yapabilir. Yağ birikimi ve doyma mekanizmasında bozukluk yaparak obezite yapabilir. Büyüme hormonu baskılanması dolayısıyla gelişim geriliği yaratabilir. İnsülin salınımının uzun süreli artmış seyrine bağlı pankreas hasarı ve bunun sonucunda diyabet gelişimi oluşturabilir. Kimyasalın metabolizmasında görev almalarından ötürü böbrek ve karaciğerde hasar meydana getirebilir. Hamilelerde plasenta bariyerini geçerek bebeklerin de aynı etkilere maruz kalmasına neden olabilir. Bu maddeyi tüketen astımlı hastalarda ağır astım atakları tetiklenebilmektedir. Bu tür reaksiyonlar fazla miktarda MSG alınması sonucunda oluşur. Monosodyum glutamat katkılı ürün gruplar hemen hemen tüm cipslerde, fast food gıdalarda bazı katı ve ekmek üstü yağlarda, et ve tavuk suyu tabletlerinde, hazır çorbalarda, hazır soslarda, tatlı-tuzlu hazır ürünlerin bazılarında."

Başaralı, aileleri de uyararak, özellikle çocukların sağlığı için MSG içerikli ürünlerden sakınmalarını istedi.