Başkan Erdoğan: Kaybedecek vaktimiz yok

​Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Kentsel dönüşüm konusunda artık kimsenin kaprisleriyle, ideolojik bağnazlıklarıyla kaybedecek vaktimizin olmadığını görüyoruz" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malatya'nın Doğanşehir ilçesindeki konteyner kenti ziyaretinde konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

Asrın felaketi karşısında, asrın dayanışmasını sergileyerek engelleri aşmanın çabasındayız. İnsanımızın canını tehlikeye atan tüm binaları yıkıp yenisini yapacağız.

Vatandaşlarımızı huzur-u kalple ikamet edebilecekleri konforlu, güvenli ve modern binalara muhakkak kavuşturacağız.

TOKİ binaları depremden yüz akıyla çıktılar. Yeni binalarda da aynısını uygulayacağız.

Şehirlerimizin kültür, sanat, tabii ve tarihi doku, sosyoloji, demografi gibi hayati özelliklerini korumak önceliklerimizin başında geliyor. Eski yerleşimlerin ihyasını da yüksek bina ve yoğunluk dışında alternatiflerle yapacağız.

Kentsel dönüşüm hızlanacak

Kentsel dönüşüm konusunda artık kimsenin kaprisleriyle, ideolojik bağnazlıklarıyla kaybedecek vaktimizin olmadığını görüyoruz.

Tecrübelerimizi ve karşılaştığımız engelleri göz önüne alarak kentsel dönüşüm projelerini mümkün olan en kısa sürede bitirecek bir modele yöneleceğiz. Türkiye'de bu işi bizden daha iyi, daha hızlı, daha adil yapabilecek başka kimsenin olmadığına inanıyoruz.

'Malatya'da 62 bin konut ve 16 bin 714 köy evi inşa edeceğiz'

Doğanşehirli çiftçilere 6 bin 100 ton yem, 164 hayvan çadırı ve 162 branda göndererek desteklediklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Depremin yıktığı altyapıyı hızla onarmak için yoğun çaba sarf ettik. İlçemizde tüm mahallelere su ve elektrik verildi. Biraz daha hassas bir konu olan doğal gazla ilgili çalışmalar da devam ediyor. Deprem ve heyelanlar nedeniyle ilçemizin kara yolu altyapısında oluşan tahribatı giderdik. Karayolları ekiplerimiz her yerde olduğu gibi Doğanşehir'de de canla başla çalışıyor. Enkaz kaldırma çalışmalarımız sona erdikçe şehirlerimizin yeniden imarı süreçlerini başlatıyoruz. Bu çerçevede ekiplerimizce ilçemiz genelinde 6 bin 296 binadaki 10 bin 127 bağımsız bölümün yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu belirlendi.

Malatya genelinde bu rakam 28 bin 915 binada 86 bin 332 bağımsız bölüme ulaşıyor. Bu tespitler ışığında inşa ve imar çalışmalarını hızlandırdık. Malatya'da 62 bin konut ve 16 bin 714 köy evi inşa edeceğiz. İnsanımızın canını tehlikeye atan tüm binaları yıkıp daha sağlam zeminlerde yenisini yaparak vatandaşlarımıza teslim etmekte kararlıyız. İnşallah en kısa zamanda Doğanşehir'i yeniden ayağa kaldıracağız. Geçmişte bunu defalarca başardık. Elazığ, Malatya, İzmir, Düzce, Van depremlerinde, Antalya ve Muğla yangınlarında, Kastamonu, Sinop, Bartın ve Giresun sel afetlerinde, bölücü terör örgütünün saldırıları sonucu enkaza dönen il ve ilçelerimizde bunu yaptık. 'Yapamazsınız, başaramazsınız' diyenlere rağmen vatandaşlarımıza verdiğimiz sözleri her seferinde yerine getirdik. Siz bize inandınız, itimat ettiniz, güvendiniz. Hamdolsun biz de şimdiye kadar size asla mahcup olmadık."

'TOKİ binaları, tekniği ve inşaatıyla depremden yüz akıyla çıktı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Asrın felaketi olarak nitelenen bu imtihanın üstesinden de 'Malatya için Doğanşehir için hemen şimdi' diyerek inşallah sizlerin desteği ve duası sayesinde bunu başaracağız. Vatandaşlarımızı huzur-u kalple ikamet edebilecekleri konforlu, güvenli ve modern binalara muhakkak kavuşturacağız. Kimin ne dediğine bakmadan gecemizi gündüzümüze katarak çalışacak, Allah'ın izniyle sizlere verdiğimiz sözü muhakkak tutacağız. Yeni yerleşim alanlarını il ve ilçe merkezlerinde 3 veya 4 katı geçmeyecek binalar şeklinde ve şehirlerimizin özgün mimarisine göre planlıyoruz. TOKİ binaları, tekniği ve inşaatıyla depremden yüz akıyla çıktılar. Bunun için yeni binalarda da aynı sistemi uygulayacağız. Yeni yerleşim yerlerimizi, jeolojik, jeofizik, jeoteknik, hidrojeolojik, sismotektonik, morfolojik bütün bu incelemelerle birlikte yerleri buna göre seçiyoruz."

'Eski yerleşimlerin ihyasını yüksek bina ve yoğunluk dışında alternatiflerle yapacağız'

Şehirleri ovalardan dağlara doğru taşıyarak fay hattı ve zemin sıvılaşması gibi tehditlerden uzak yerlerde inşa etmenin herkesin ortak kanaati olduğunu belirten Erdoğan, üniversitelerdeki hocalarla, mühendislerle, mimarlarla, şehir plancılarıyla yürüttükleri çalışmaların her aşamada kendilerine rehberlik ettiğini bildirdi.

Erdoğan, "Şehirlerimizin kültür, sanat, tabii ve tarihi doku, sosyoloji, demografi gibi hayati özelliklerini korumak önceliklerimizin en başında geliyor. Eski yerleşimlerin ihyasını da yüksek bina ve yoğunluk dışında alternatiflerle yapacağız" dedi.

Malatya başta olmak üzere depremde zarar gören şehirlerdeki dini ve kültürel mekanları "tarihe vefa, geçmişe saygı" anlayışıyla muhafaza edeceklerini kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Afet yönetim sistemimizi, ülkemizin karşılaşabileceği tüm felaketleri ve sonuçlarıyla ilgili çalışmaları yürütebilecek şekilde geliştireceğiz. Kentsel dönüşüm konusunda artık kimsenin kaprisleriyle, ideolojik bağnazlıklarıyla kaybedecek vaktimizin olmadığını görüyoruz. Başta ana muhalefet olmak üzere yavru muhalefet, hepsinin kentsel dönüşümle ilgili geçmişte söylediklerinin bütün kayıtları elimizde mevcut ve bunları özellikle milletimize yansıtacağız, tekrar tekrar izleteceğiz ve kentsel dönüşümle ilgili dün bunlar neler söyledi, bugün neler söylüyor. Bak onun bedelini ödüyoruz. Artık bu bedeli kimsenin bu millete ödetme hakkı yok ve bunu da başaracağız. Bugüne kadar tecrübelerimizi ve karşılaştığımız engelleri göz önüne alarak kentsel dönüşüm projelerini mümkün olan en kısa sürede bitirecek öyle bir modele yöneleceğiz."

'Bir yıl içinde depremde yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı hedefliyoruz'

Erdoğan, depremlerin hayatın bir gerçeği olduğunu unutmadan hazırlıkları süratle tamamlamak için ne gerekiyorsa yapacaklarını belirterek, 6 Şubat'ta meydana gelen depremlerin yaralarını sarmak için var güçleriyle çalışacaklarını vurguladı.

Malatya'da iş yerleri yıkılan veya kullanılamaz hale gelen çok sayıda esnaf olduğunu ve onların da yaralarını saracaklarını bildiren Erdoğan, şunları ifade etti:

"Allah'ın izniyle bir yıl içinde depremde yıkılan şehirlerimizi, konutundan iş yerine her şeyiyle yeniden ayağa kaldırmayı hedefliyoruz. Bunun için sizlerden çok değil sadece bir yıllık müsaade istiyoruz. Türkiye'de bu işi bizden daha iyi, daha hızlı, daha adil yapabilecek başka kimsenin de olmadığına inanıyoruz ve bunu Van'da, Bingöl'de, Elazığ'da, İzmir'de bütün buralarda icra ettiğimiz o konutlarla benim halkım biliyor. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Rabbim bizleri bir daha böyle musibetlerle sınamasın diye dua ediyorum."

'Bunu da başaracağımız inancındayım'

MHP Genel Başkanı Bahçeli de konuşmasında, kim ne derse desin Türkiye'nin çok güçlü bir devlet olduğunu, Cumhurbaşkanı ve yönetim kadrosunun kararlı ve azimli olduğunu belirtti.

Doğanşehir'deki afetzedelerin teveccühünü yakından gördüğünü dile getiren Bahçeli, şunları dile getirdi:

"Büyük acılar çekmiş bir millet, büyük sıkıntılar üzerinde bulunmasına rağmen devletine ve milletine bağlı, geleceğe umutla bakmak arzusu taşımaktadır. Her şeyden evvel bilinmelidir ki önce beslenme, sonra barınma, daha sonra emniyet, güvenlik gelir. Bugüne kadar uygulamalar göstermiştir ki üç unsurda da Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve ülke yönetimi başta Cumhurbaşkanı, değerli bakanlarımız ve kamu görevlileri olmak üzere üstün başarı sağlamışlardır. Bundan sonra normalleşme sürecine girilmektedir. Dün ne kaybetmişsek daha iyisini bularak hayatımızı devam ettirme arzusundayız. Bunu da başaracağımız inancındayım."

'Bu zor süreci de birlik ve dayanışma içerisinde aşacağız'

BBP Genel Başkanı Destici de tarihi bir süreçten geçildiğini, Türkiye'nin birkaç yüzyılda yaşayabileceği depremi yaşadığını belirtti.

Bu milletin ferdi olduğu için bir kez daha gurur duyduğunu dile getiren Destici, şunları söyledi:

"İnsanımız kanaatkar, kadirşinas, tevekkül sahibi. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi 'giden canları yerine getiremeyiz' ama geride kalan her şey onarılacak, tamir edilecek, yerine konacaktır. Hangi odaklar, hangi mihraklar, hangi fitneyi çıkarmaya çalışırlarsa çalışsın devletimiz, milletimiz güçlüdür. Devlet millet el ele inşallah bu zor süreci de birlik ve dayanışma içerisinde aşacağız. BBP ve Alperenler olarak devletimizin, hükümetimizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın, ülkemizin, milletimizin sonuna kadar yanındayız."