İHA teknolojisinde yeni bir sayfa açılıyor

Her geçen gün yerli ve millileşme yolunda atılan adımlar etkisini göstermeye başladı ve savunma sanayinde kullandığımız teknoloji dünyaya nam saldı. 49 saat havada kalma rekoru ile gökyüzünün yeni yıldızı konumundaki Aksungur İHA'dan atılan TEBER güdüm kitli mühimmat belirlenen hedefi başarıyla vurdu.

Türkiye, yerli ve milli sistemlerle donattığı İHA ve mühimmatlarında yeni bir sayfa daha açtı.

Teber güdüm kitli mühimmatı ilk kez bir insansız hava aracından atıldı. Geçtiğimiz günlerde 49 saat havada kalma rekoru elde eden Aksungur İHA'dan atılan mühimmat, hedefi tam isabetle vurdu.

Savunma sanayi uzmanlarına göre, bu gelişme Türkiye'yi İHA/SİHA teknolojisinde çok farklı bir noktaya taşıyacak ve terörle mücadelede yeni bir sayfa açılacak.

Savunma Sanayi Analisti Kadir Doğan, TEBER lazer güdümlü kitin özelliklerine dair şu bilgileri paylaştı:

"TEBER Lazer Güdüm Kiti, MK-81 ve MK-82 mühimmatlarına entegre edilen ve bu mühimmatları çok daha etkin kılan bir platform. TEBER içerisinde hem Ataletsel Ölçüm Birimi (IMU) hem Küresel Konumlandırma Sistemi (GPS-GLONASS) hem de Lazer Güdümü bulunuyor. Bu kit sayesinde MK-81 ve MK-82 bombaları çok daha yüksek hassasiyette, çok daha küçük CEP değerinde hedefi başarıyla imha edebiliyor."

HEDEFLER MALİYETLİ VE YÜKSEK HASSASİYETLE VURULACAK

Türkiye'nin bu mühimmatları geçmişte terörle mücadelede F-16 ve F-4 gibi savaş uçaklarında yoğun şekilde kullandığına dikkat çeken Doğan, "Bu mühimmatların Teber ile bir insansız hava aracından atılmasının önemi de tam olarak burada. F-16 ve F-4 gibi platformların birim operasyonel maliyetleri oldukça yüksek ancak insansız hava sistemlerinde bu durum geçerli değil. Çok uzun süreler boyunca, birçok insansız hava aracına bu platformları entegre edip kullanma şansınız var. Bu da uzun soluklu operasyonlarda ve anlık olarak belirlenen hedefleri yüksek doğrulukla yok edebilme açısında size çok ciddi bir kabiliyet sağlamış oluyor" ifadelerini kullandı.

TERÖRLE MÜCADELEDE YENİ BİR SAYFA AÇILACAK

TEBER'in SİHA'larda kullanılan diğer mühimmatlara göre, daha büyük ve daha etkin harp başlıklarına sahip olduğunu hatırlatan Doğan şöyle devam etti:

"Bir diğer önemi ise mühimmatların kabiliyetinden kaynaklı. Bilindiği üzere şuanda TB-2 ve Anka gibi platformlarımızda MAM-C ve MAM-L gibi mühimmatlar kullanılıyor ki özellikle de MAM-L kullanılıyor. MK-81 ve MK-82 mühimmatları ise MAM-L ve MAM-C’ye göre çok daha büyük harp başlığına sahip ve bir genel maksat bombası olduğu için özellikle çeşitli yer hedeflerine ve yapılara karşı oldukça etkili ürünler.

PKK VE YPG'YE KARŞI CİDDİ ANLAMDA ETKİLİ OLACAK

Bu açılardan bakılırsa TEBER’in Aksungur’dan atılması, terörle mücadelemizi çok daha maliyet etkin bir noktaya taşıyacaktır. Aynı zamanda, TSK’nın insansız hava araçlarını kullanım ve konumlandırma şekline baktığımız takdirde terörle mücadelemizi çok daha etkin bir şekilde icra etmemizi sağlayacağını düşünüyorum. Özellikle PKK/YPG’nin Suriye ve Irak’daki faaliyetlerine karşı bu mühimmatların insansız hava araçları ile birlikte kullanımı çok ciddi bir etki yaratacaktır."

AKINCI VE AKSUNGUR'DA TAŞINABİLECEK

TEBER entegreli MK-81 ve MK-82 gibi genel maksat bombaların ağır mühimmatlar olduğunu ifade eden Doğan, "Teber entegreli MK-81 155 kg, MK-82 ise yaklaşık 270 kg. TB-2 ve Anka için oldukça ağır mühimmatlar. Bu platformların faydalı yük kapasiteleri de göz önünde bulundurulduğunda bu mühimmatların TB-2 ve Anka’da kullanılması çok mümkün görünmüyor, en azından var olan tasarımlarda. Mümkün olsa bile bu mühimmatların kullanım şekline bakıldığı zaman, Anka ve TB2 için çok doğru bir tercih olmayacaktır . Bununla birlikte Aksungur ile birlikte Bayraktar AKINCIda TEBER entegreli MK-81/MK-82 mühimmatlarını taşıyabilecek. Her iki platforma da bu ürünlerin entegre edilmesi de çok daha etkin bir kullanım imkânı sunacaktır." diye konuştu.

Yenişafak