İlahiyat mezunları Danıştay'a kızgın

Danıştay'ın aldığı son karar İlahiyat Fakültesi mezunlarını üzdü. Karara göre İlahiyat Fakültesi mezunlarının, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği'ne atanmalarının önü kesildi. Ancak Meslek Dersleri öğretmeni olmalarında bir engel yok.

Ezgi ÇelikAnkara

DANIŞTAY'ın 4 Kasım'da aldığı kararla İlahiyat Fakültesi mezunlarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak atanmalarının önü kesildi. Bu karar İlahiyat Fakülteleri camiasını derinden yaraladı. Danıştay, ilahiyat fakültesi mezunlarının din kültürü öğretmeni olarak atanması sırasında ikinci öncelikli olarak başvurmaları gerektiğine karar verdi.

Karar bir haksızlık

Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Danıştay kararının kamuoyunda büyük tepkiye yol açtığını dile getirdi. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği atamasında ilahiyat fakültelerinin ikinci plana atılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Altıntaş, kararın haksızlığa ve adaletsizliğe neden olduğunu ifade etti. Formasyon alan bir ilahiyat fakültesi mezunu ile din kültürü ve ahlak bilgisi mezunu arasında bir fark olmadığının altını çizen Altıntaş, şöyle konuştu: "Geçmişte ilahiyat fakültesi öğrencilerine öğrenimleri sırasında öğretmenlik için formasyon alma hakkı tanınmıştı. İlahiyatlar formasyon eğitimi verilen fakültelerdir. İlahiyatçıların, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının teşkilatlarında çalışmasının önüne bir engel koyulmamalıdır. İlahiyat mezunlarının mesleki alandaki bilgilerinin yeterli olması ve formasyon derslerini almaları bu kararın haksızlığa sebep olacağını göstermektedir. Bu durumun en kısa zamanda düzeltilmesi gerekiyor."

Haklar eşit olmalı

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Nurullah Altaş, ise konuya ilişkin şöyle konuştu: "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi(DKAB) mezunlarımız ile formasyon alan İlahiyatçılar eşit haklara sahip olmalıdır. Bu iki bölümü iki ayrı kaynak gibi görmek yanlıştır. İki bölüm öğrencilerini iyi veya kötü diye ayıran her ikisinin de girdiği ortak sınavlardır. İlahiyat mezunları da DKAB mezunları da aynı camianın parçasıdır, eşittirler. DKAB öğretmen atamalarında verilen tüm öncelikler bir an önce kaldırılmalıdır. DKAB bölümlerinin ve İlahiyat mezunlarının aynı kaynak olarak değerlendirilmesi gerekir, hiç birisi adaletsizliği hak etmez" dedi.