İstanbul’da Yıldırım Hareketi

Bir vicdan hareketi olarak ortaya çıkan İstanbul Hareketi, İstanbul’un 965 mahallesinde partiden bağımsız olarak Binali Yıldırım adına seçim kampanyası yürütüyor. Hareketin lideri Metin Külünk, FETÖ’nün müşahit kılığında sandıklara sızacağını belirterek, ’31 Mart seçimlerini Binali Yıldırım kazandı. Organize bir hırsızlık hareketi ile oyları çaldılar. Bu seçim sürecinde de sandıklara sızmaya çalışıyorlar. AK Parti ilçe başkanları müşahitler konusunda çok dikkatli olmalılar” dedi.

İSMAİL ZELVİ-KORAY TAŞDEMİR

İstanbul Hareketi, sokakların vicdanını harekete geçirerek, Cumhur ittifakı adayı Binali Yıldırım’ın kampanyasına destek veriyor. İstanbul’un 965 mahallesinde vatandaşla yüz yüze temasa geçen gönüllüler, İstanbul’da huzur ve istikrarın Binali Yıldırım ile devam edeceğini anlatıyorlar.

İstanbul Hareketi Lideri Metin Külünk ile Küçükçekmece’deki çalışmaları sırasında konuştuk, Seçimleri Binali Yıldırım’ın kazanacağından emin olan Külünk, 31 Mart’ta olduğu gibi sandık oyunlarına dikkat çekti. AK Parti ilçe başkanlarını FETÖ’cülerin sandıklara sızma girişimi konusunda uyardı. Külünk ile yaptığımız röportajı takdirlerinize sunuyorum.

-Sn. Külünk İstanbul Hareketi’nin çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

İstanbul Hareketi, vicdanların sözcülüğünü yapan bir hareketin adı. İstanbul Hareketi bir teşkilat değil bir tabelası yok, bir hiyerarşisi yok, burada başkancılık oynanmıyor. Bu harekette kimseden ‘Sen benim kim olduğumu biliyor musun?’ cümlesini duyamazsınız. Çünkü İstanbul Hareketi eşittir, vicdan ve gönül.

Bu hareketi nasıl ve niçin kurdunuz?

Gönlümüz ve vicdanımız bizi İstanbul için ayağa kalkmak için davet etti. İstanbul 566 yıl evvel Fatih’in İstanbul’u fethiyle manasını ve kimliğini buldu. Mekânlar da kendi kimliğini arar. Onun için Osmanlı’nın inşa ettiği bir camiye baktığınızda saatlerce seyredersiniz. Toprak ve taş kendi manasını bulmuştur. İstanbul özünü Fatih’in Müslüman kimliğini kazandırmasıyla buldu. Kimlik ve mana bizim gönlümüz ve vicdanımızın hareket halinde olmasını emretti ve bu işin adı İstanbul Hareketi oldu.

Sahaya ne zaman çıktınız?

Biz sahadan hiç ayrılmadık ki, AK Parti’nin kurucularındanım, teşkilat başkanlığım, yönetim kurulu üyeliğim, 7 yıl milletvekilliğim var. Dolayısıyla İstanbul’un 965 mahallesinin yaklaşık yüzde seksenine mutlaka gidip gelmişimdir. İstanbul’da her an hayatın içindeyiz. Bir el uzatma, telefonda bir alo mesafesinde, WhatsApp sokağında, Twitter caddesinde ve Facebook meydanında her an vatandaşlarla iç içeyiz. Onun için biz 31 Mart’tan önde 31 ile gittik, İstanbul’da da neredeyse İstanbul’un yarısı kadar TÜGVA ilçe teşkilatlarımızla genç evlatlarımızda Türkiye’nin dünü, bugünü ve yarınını konuştuk. Şimdi de YSK’nın seçimlerin tekrarlanma kararı verdiği 6 Mayıs’tan itibaren biz zaten alandaydık. Ramazan’da farkı bir çalışma yaptık ve AK Parti Hareketi’nin ve teşkilatların bir vesileyse bir şekilde dışında kalmış, kırılmış, üzülmüş, küstürülmüş ve incitilmiş kardeşlerimiz var. Bakınız sadece İstanbul’da 250 bine yakın sandık müşahidi gelmiş geçmiş. İstanbul’da yaklaşık 100 bine yakın ana kademe, mahalle, gençlik kolları ve kadın kollarında görev alan kardeşimiz gelmiş geçmiş. Bunların bir kısmı halen görevlerini devam ettiriyor büyük bir kısmı ise dışarıda. Sadece bu kardeşlerimiz ayağa kalktığında bu mesele zaten bitmiştir.

İstanbul’da seçimler niye yenileniyor?

CHP’nin İstanbul’da kendi başına seçim kazanma şansı yok. Kaldı ki CHP İstanbul’da bu seçimleri kazanmadı. Bu seçimlerde sandık ve kalem oyunlarıyla kirli bir operasyonla Binali Beyin kazandığı seçim bizim sandıklara sahip çıkma noktasındaki boşluğumuzdan dolayı seçim CHP’nin adayı tarafından kazandı gösterildi. Oysa yanlış hesap Bağdat’tan geri döner. İstanbul’daki küresel koalisyonu milletimizin sesini yükseltmesi, AK Parti teşkilatlarına ‘Oyumuza sahip çıkın’ demesi ve AK Parti ile MHP’nin de seçmeninin sesine kulak verip demokratik hakkını kullanması ve de seçimdeki kuvvetli kanunsuzluğunu bilgi belgeyle delillendirmesiyle YSK seçimlerin tekrarlanmasına karar verdi. Biz de o günden beri hareket halindeyiz.

Bu seçimler İstanbul için ne anlama geliyor?

Bu seçim sadece İstanbul için değil Türkiye için dünya için ne anlama geliyor? İstanbul seçimleri sadece İstanbullu 16 milyon memleket evladımızı ilgilendirmiyor, İstanbul seçimleri üzerinden küresel koalisyonun da hesapları var. Kim bunlar, bunları nerede göreceğiz, 15 Temmuz gecesinde 250 vatan evladını kurşunlayan, bombalayan hain örgütün arkasındaki akıl hangi hesapları yapıyor onu göreceğiz. Küresel koalisyonun İstanbul’la ilgili hesabı İstanbul’u Ankara’dan koparmaktır. PKK’nın geçtiğimiz yıllarda dillendirdiği demokratik özerklik kavramı CHP adayının dilinin altındaki bakladır. İstanbul’u Ankara’dan koparmak demek İstanbul özerkleştirilmesidir, İstanbul ve Çanakkale Boğazları özel bir kuruluş tarafından yönetilmelidir. Bunlar küresel koalisyonun cümleleridir. Çünkü İstanbul’u bize bırakmak istemiyorlar. Daha doğrusu Anadolu’yu Trakya’yı vatanımızı bize bırakmak istemiyorlar. Bizim şehit kanları ile sulanmış vatan toprağımız küresel güç mücadelesinin nefes borusudur. Bu nefes borusu Müslüman kimliği olan Türkiye’nin güçlü varlığı küresel sistemi endişelendirmektedir. Türkiye nerede durursa dünyanın güç sistemi orada şekillenecektir.

Küresel güçlerin oyunu nasıl bozulacak?

Mısır’da Mursi’nin devrilmesinin bir benzerini Türkiye’de de önce şiddetle denediler, başarılı olamadılar arkasından şiddetsiz bir modelle bunu başarmak istiyorlar. Bundaki hedefleri Türkiye’yi kontrol altına almak. Buna milletimiz izin vermeyecek. Pazar günü sandığa gideceğiz, Binali ağabeyi başkan seçeceğiz. Cumhurbaşkanımızın 1994 yılından bu yana ardından gelen belediye başkanlarının bu şehre kattıklarıyla Binali ağabey İstanbul’u çok daha başarılı bir noktaya taşıyacak. Türkiye üzerinde oynanan oyunu sandık üzerinde bozacağız. Sizin aracılığınızla vatandaşlarımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum, seçimden sonrası da çok önemli.

İki aday arasındaki farkı anlatır mısınız?

Birinin 47 sayfalık bir özgeçmişi var, diğerinde Beylikdüzü’nde vatandaşların ve sokakların söyledikleri var. Binali Yıldırım ve cumhurbaşkanımız liderliğinde başarılmış eserleri. Türkiye yeni havaalanları, duble yollar ve tünellerle buluştu hepsinde imzası var. Türkiye’ni bilgi teknolojileriyle buluşmasında imzası var. Avrasya Tüneli, yüksek hızlı tren, Gebze- Halkalı banliyö hattında imzası var. Diğer tarafta ise tümseklerle anılan bir Beylikdüzü. Vatandaşlarımız sandıkta ikisi arasındaki kıyası yapacaktır.

31 Mart seçimlerinin başa baş olmasının nedeni nedir?

Seçimler başa baş değildi. Bakınız 310 sandıkta oy maddi hatayla yer değiştirmiş. Burada yaşanan sıkıntının birkaç penceresi var. YSK’nın sandık görevlilerin içerisine sızdırılmış unsurlar. Bu unsurların kalem ve pusula oyunları. Binali Bey’in pusulası verilmedi, diğer yandan da Binelim Bey’in oyları karşı tarafa aktarıldı. 200 sayfalık gerekçeli kararda kuvvetli kanunsuzluğun bütün delilleri ortada. Hukuk kanunsuzluğu tarif eder, sokak da kanunsuzluğu adlandırır. Bunun adı örgütlü bir sandık operasyonudur. Bu birinci pencere, ikinci pencere ise siz sandığın başında dururken cep telefonu ile oynarsanız, sandıkta üç kişi olmazsanız, ihtiyaç molasına çıktığınızda yerinize birisini bırakmazsanız, bir tane de olsa beş tane de olsa bu operasyon yapılır. Sandıkların başında görevlendirdiğiniz şahısların referanslarına bakmazsanız bu gibi olaylar yaşanır.

Sandık görevlileri hakkında şüpheniz mi var?

Şu anda da AK Parti teşkilatlarına çağrıda bulunuyorum. Lütfen kapıyı her çalan, her gülen her tebessüm eden kişilere referanslarını sorun, birinci ve ikinci halkada ailelerinde FETÖ’cü var mı yok mu, ailelerinde terör örgütleriyle bağlantılı kimse var mı? diye sorun. Hala daha sandıklarda parti teşkilatlarımıza sızmaya çalışarak görev almak için çaba gösteren şüpheli şahısların olduğunu duyuyorum. Bizi sandıklarda oyunla çökertmekten vazgeçmiş değiller. Karşımızdaki koalisyon her türlü oyunu oynama noktasında kutsalı olmayan bir adres.

İstanbul Binali Yıldırım kazanırsa ne kazanır, Ekrem İmamoğlu kazanırsa ne olur

Binali ağabey kazanırsa İstanbul üç katlı tünelle buluşacak. Hanımefendiler 300 kreşle buluşacak. Gençler belediyeden evlilik yardımı alacak, gençlik paketi ile İstanbullu gençler kültür sanat faaliyetlerini ücretsiz takip edecek. Amatör spor kulüpleri İstanbul belediyesini daha yanında hissedecek. 500 bin kişiye beş yılda istihdam alanı açılacak. Silivri, Çatalca ve Şile tarım bölgesi olacak. İstanbul daha ucuz sebze yemek için önünde müthiş bir imkân bulacak. İstanbul’un trafik sorunun hafifletilmesi noktasında ciddi yatırımlar yapılacak. Metro ağı genişleyecek. Turizm gelirleri artacak.

CHP’nin HDP ile örtülü ittifakı İstanbul’a nasıl yansır

İçişleri Bakanımız terörle inanılmaz mücadele yürütüyor. O yüzden onun söyledikleri çok kıymetli. Seçim sonrasında PKK terör örgütünün CHP adayı üzerinden İstanbul’a sızma girişimi olduğunu, mücadele sonucu bitirilen dağa çıkışların yeniden yolunun açılabileceğini söylüyor. Dolayısıyla önüne gelen istihbarat raporlarını kendisi okuyor. Kandil İstanbul ile neden bu kadar ilgileniyor? FETÖ İstanbul’la neden bu kadar ilgili. FETÖ ve Kandil CHP’nin belediye başkan adayına neden açık destek veriyor? Vatandaşlarımız bunu tefekkür edecek güçte.