Kız Kulesi’nin sırrı!

Kız Kulesi hakkında anlatılan iki efsaneden birinde, Kral’ın üzerine titrediği güzel prenses, üzüm sepetinin içine saklanan yılanın sokmasıyla ölür.

Kız Kulesi hakkındaki diğer efsaneye göre ise cesur bir balıkçı; Prensesi, Hain Vezir’in gazabından kurtarır ve ikisi mutlu bir evlilik kurar.

Kız Kulesi efsanelerinden birisi de Battal Gazi’ye aittir. Efsaneye göre Tekfur’un kuledeki kızına aşık olan Battal Gazi, bir gün kızı kaçırır.

Hurihan Yıldırım Kurtaran

İSTANBUL Boğazı’nda, gerdanlıktaki bir inci gibi duran Kız Kulesi, görülmeye değer mekânlardan biridir. Kız Kulesi, M.Ö. 5. yy’da Yunanlılar tarafından İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Salacak sahiline yakın bir noktaya kurulmuş. Üsküdar’da, Roma İmparatorluğu’ndan kalma tek mimari eserdir. Tarih boyunca farklı amaçlarla kullanılmış ve hakkında farklı efsaneler üretilmiştir.

Bilinmeyen efsane

ALTIN KİTAPLAR’dan Hurihan Yıldırım Kurtaran imzasıyla çıkan “Kız Kulesi’nin Bilinmeyen Efsanesi” isimli kitap hem çocuklar hem de yetişkinler için keyifle okunacak bir eser… 95 sayfalık kitabı okumak için uzunca bir süre de gerekmiyor. En fazla 2 saatte okursunuz.

Ölüyor mu yoksa!

İdil ve İpek isimli iki kız kardeşin; babası ve annesiyle Kız Kulesi’ne yaptıkları bir gezi merkezli hikayede, Kız Kulesi’yle ilgili anlatılan iki efsaneden bahsediliyor. Efsanenin ilkinde, kuleye kapatılan prenses, üzüm sepetine saklanan bir yılanın sokmasıyla öldüğü için, İdil ve İpek hayli üzülüyorlar. Kızların imdadına başka bir rehber yetişiyor ve prensesin ölmediğini anlatan başka bir efsaneden bahsediyor. Kızlar da bu efsaneyi daha çok beğeniyor.

Kitabın detaylarında ufak tefek görgü kuralları ve trafik kurallarının anlatılması ise harika olmuş. Çocukların bu kuralları hafızalarına yerleştirmesi, bir masal yoluyla çok daha kolay olacaktır. Bu açıdan kitabın yazarını ayrıca tebrik ediyorum. Çizimler için de Saadet Burcu Karalar’a da bir tebrik göndermek gerekir.

Benim hoşuma giden

Geçen sene ben de Kız Kulesi’ni gezmiştim. Kitapta anlatılan iki efsanenin haricinde, Battal Gazi efsanesi de var orada. Efsaneye göre Battal Gazi, dönemin İslam Halifesi Harun Reşid’in ordusuyla İstanbul kuşatmasına katılır. Kuşatma uzun sürünce Harun Reşid ordusuyla geri dönmek zorunda kalır. Battal Gazi ise Üsküdar’da kalmaya devam eder. Çünkü kuşatma sırasında tekfurun kızını görmüş ve ona aşık olmuştur. Ancak Üsküdar tekfuru, kızını Battal Gazi’ye vermeye yanaşmaz.

Atı alan Üsküdar’ı geçti

Tekfur, Battal Gazi’nin; kızını kaçıracağından şüphe eder ve imparatorun izniyle kızını kuleye hapseder. Sevdiğinin kuleye hapsedildiğini öğrenen Battal Gazi, bir gece Kız Kulesi’ni basarak hem tekfurun kızını hem de kuledeki hazineleri alarak kaçar. Atı alan Üsküdar’ı geçti deyiminin buradan geldiği söylenir.

*****

Endülüs Fatihleri TARIK BİN ZİYAD

NURETTİN Taşkesen abimiz yine döktürmüş vallahi… Mihrabad Yayınları’ndan çıkan 240 sayfalık “Endülüs Fatihleri” isimli romanı bir solukta okuyacaksınız… Akdeniz’in Atlas Okyanusuna karıştığı Cebelitarık Boğazı’nda bir nöbetçi edasıyla bekleyen Endülüs’ün romanı… Bir bahar günü gemilerle gelen binlerce atlının nal izleri henüz o kumsallardan silinmeden; bu kitabı okuyun.

Vizigotlar, Franklar, Batı Roma ve Bizans korkuyla bekliyor İslâmın askerlerini. Tarık bin Ziyad, Musa bin Nusayr, Abdülaziz bin Musa’nın fetih hareketleri… Sahabeden Ukbe bin Nafi (r.a.) atını okyanus sularına sürüp, “Rabbim! Eğer şu uçsuz bucaksız deniz engel olmasaydı İ'lâyi kelimetullah için daha nice ülkeler fethederdim” demişti.

*****

Alparslan ve Malazgirt Zaferi

Alparslan hakkında o kadar çok roman var ki piyasada hepsi birbirinden güzel. Aynı minvalde Sara Gürbüz Özener’in 336 sayfalık “Alparslan” isimli kitabı Mihrabad Yayınlarından çıktı. Tarihi romanlara ayrı bir merakım olduğu için kısa sürede okuyup bitirdim. Oğuzların, özgürlük ve devlet kurma mücadelesinde yaşananlar. İhanetler, dönekler, oluk gibi kanların aktığı savaşlar.

Tuğrul Bey’in rüyasını gerçekleştirecek olan Alparslan’ın doğumu, çocukluğu ve Malazgirt Zaferi… Çağrı Beg’in oğlu Alparslan, daha 13 yaşında babasının kendisine verdiği topraklarda, ileride nasıl bir padişah olacağını ispatlamıştı.

Gazneliler, Karahanlılar ve Selçuklular arasındaki devlet olma savaşını sonunda, İslami yayma konusunda daha samimi olan Selçuklular kazanır. İşte bu kitapta, Büyük Selçuklu Hakanı Alparslan’ın Malazgirt Ovası’nda yazdığı destan ve olağanüstü zafer anlatılıyor.

*****

Çanakkale Denizaltı Muharebeleri

SARA Gürbüz Özeren'in kaleme aldığı ve Ahmet Serdar Çetin'in çizimlerini yaptığı DENİZALTI MUHAREBELERİ, Çanakkale Destanını, çocukların hafızalarına yerleştirmek için yayınlanmış harika bir kitap. Mehmetçiğin kanıyla yazdığı destanı, tarihin en eski, en köklü milletinin yeniden dirilişinin destanını çizimlerle okurken, “İyi Türk’üm iyi ki Müslümanım” demekten kendinizi alamayacaksınız. Hiçbir düşman milletin geçemediği, tüm dünya milletlerince adı “Çanakkale Geçilmez!” olarak nam salan Çanakkale’yi bilmek, burada şehit vermiş bir milletin çocuklarının hakkı! Çanakkale Zaferi’ni çizgi roman tadında okumak isterseniz, bu kitabı mutlaka bulmalısınız.

*****

Duvara asılan ceketin SIRRI!

Hemşerim (Denizli) Mustafa Nadir Önay, facebook sayfasından güzel bir paylaşım yaptı. Size de aktarmak istedim.

Kadın, kocası vefat ettikten sonra, eşinin adı evde anılmaya devam etsin diye vefat eden kocasının ceketini askıya asar. Her ay bir miktar parayı ceketin cebine koyar. Çocukları kendisinden para istediklerinde;

"Yavrum! Gidin babanızın cebinden alın" der."

Çocuklar gider alır. Anne der ki:

“Hadi bakalım şimdi babanıza birer dua okuyun.”

Çocuklar da Fatiha okuyup analarına sarılıp, “Rabbim ondan razı olsun” derler imiş…

Allah bütün müslümanlara böylesi sâliha eşler nasip etsin.

*****

Gül mü verecez ŞEREFSİZLER!

Askerime kurşun sıkana,

Polisime hor bakana,

Devletini haince satana,

Gül mü verecektik ŞEREFSİZ!

***

Gençleri dağa kaçırana,

Devlet malını aşırana,

Sabır taşımızı taşırana,

Gül mü verecektik ŞEREFSİZ!

***

Paçavraya bayrak diyene,

Terör örgütünü övene,

Ecdadını unutup sövene,

Gül mü verecektik ŞEREFSİZ!

***

İster kına, istersen sına,

İstersen bağır yana yana,

Hainleri topladur yanına,

Gül mü verecektik ŞEREFSİZ!

*Muhammed Kahraman-Denizli

NOT: Şairin orijinal şiiri üzerinde birazcık editoryal dokunuş yaptım. Umarım hakkını helal eder.