​Kur'ân-ı Kerim penceresinden denizlerimiz

Allah yüceler yücesi olduğu ve her yarattığı varlık, muhteşem üstü muhteşem olduğu için yeryüzünün yaklaşık dörtte üçünü oluşturan denizler de pek ihtişamlıdır. İspanya ile Fas'ı birbirinden ayıran Cebeli Tarık Boğazı'nın bir yanında Akdeniz bir yanında Atlas Okyanusu var. İşte bu iki denizin buluştuğu noktada, Kur'an-ı Kerim'deki mucize olayla karşılaşıyoruz. İki deniz, aralarında bir engel olduğu için kaynaşamıyor.

BİR AYET

Allah iki denizi birbirlerine kavuşmak üzere salıvermiştir. Aralarında bir engel vardır, birbirlerine geçip karışmıyorlar.

(Rahman Suresi, Ayet 20)

BİR HADİS

Denizin suyu temizdir ve temizleyicidir, ölüsü de helaldir. Allah Adem oğulları için denizdeki ürünleri boğazladı (Helal kıldı)

(Neylu’l-Evtar, 8 / 149-150).

Ali Rıza Demircan ile Cuma Sohbeti

Bismillêhirrahmênirrahîm...

Yüce Rabbimiz yeryüzünde yarattığı milyonlarca tür yaratık arasında yalnızca insanı en güzel kıvamda yaratmıştır. Dağlar, madenler, bitkiler ve hayvanlar gibi nehirleri ve onların aktığı denizleri de insan için yaratmıştır. Derinlikleri on bir bin metreyi bulan okyanuslarla birlikte denizler ve onları besleyen nehirler; muazzam ve muhteşem varlıklardır.

Denizlerin ihtişamı bir başkadır

Allah yüceler yücesi olduğu ve her yarattığı varlık, muhteşem üstü muhteşem olduğu için yeryüzünün yaklaşık dörtte üçünü oluşturan denizler de pek ihtişamlıdır. Allah’ın yasalar kitabı olan Kur’ân’ın bütününe dağıtılmış olan denizlerle ilgili ayetler incelendiğinde onların yaratılış sebeplerini şöylece belirleyebiliriz.

Allah Denizler Üzerine Yemin Ederek Dikkatlerimizi Çekmektedir... Yüce Mevlâmız dikkatlerimizi çekmek için bazı varlıklar üzerine yemin etmektedir. Üzerlerine yemin edilerek dikkatlerimizin çekildiği güneş, ay ve gece gibi üzerine yemin edilerek denizlere de dikkatlerimiz çekilmektedir. Böylece onlar üzerinde daha fazla düşünmemiz, incelemelerimizi ve çalışmalarımızı artırarak denizlerden daha fazla yararlanmamız ve şükredici kullar olmamız istenmektedir.

Tûr suresinde yanıcı özelliğine de dikkat çekilerek şöyle buyrulmaktadır: “Tutuşturulan/kaynatılan denize de andolsun.”

Denizler Allah’ın Bilgisi ve Kudretine Belge Olan Varlıklardır... Okyanusları ile birlikte denizler, kendilerini yaratan Allah’ın bilgisi ve kudretinin büyüklüğüne delalet eden varlıklardır. Dağlar gibi dalgaları, içindeki balina benzeri dev varlıkları, türleri ile sayılarını yalnızca Allah’ın bilebileceği sanat harikası balık çeşitleri ile denizler Yaratanın azametine tanıklık etmiyor mu?:

“ Denizlerde, dağlar gibi gemilerin akıp gitmesi de Allah’ın yüceliğine delalet eden belgelerdendir. Dilerse rüzgarı durdurur da, yelkenli olanlar denizin üstünde durakalırlar. Şüphesiz bunda her türlü sıkıntılara göğüs geren ve Allah’a gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır.” (Şûra 42/32,33)

Denizlerin yanıcı özelliği!

Kur’ân’da, ayrıca bir genel faydalanma yoluna daha işaret buyurulmaktadır. “Rabbinizin lütfundan istemeniz” ifadeleriyle değinilen bu faydalanma yolunun dönemimizde ortaya çıkan şekli, denizlerde doğalgaz türü yakıtlar bulunmasıdır. Aslında denizlerin yanıcı özelliğine Kur’an da iki yerde işaret edilmektedir.

Bu yerlerden biri Tûr sûresindedir. Bu sûrenin 7. âyetinde Rabbimiz “Tutuşturulan/kaynatılan denizlere andolsun” buyurarak deniz üzerine yemin etmektedir. Yukarıda işaret edildiği üzere Allah’ın bir varlık üzerine veya o varlığın bir özelliği üzerine yemin etmesi o varlığa veya özelliğine dikkatleri çekmek içindir. Bu da yemin edilen özellikten yararlanılmasının Rabbimizin muradı olduğunu gösterir.

Denizlerin yanıcılığına değinilen ikinci yer de Tekvîr suresidir. Bu sûrede Kıyamet’in ne şekilde oluşacağı anlatılırken 6. Âyette şöyle buyurulmaktadır: “Denizler tutuşturulup kaynar haline getirildiği zaman …”

İnfitar sûresinde Kıyamet’e ilişkin olarak “Denizler fışkırtılıp taşırıldığı zaman” buyrulurken Tekvîr sûresinde tutuşturulacağından söz edilmesi dikkatleri çekmektedir. Karalarda olduğu gibi denizlerde doğal düzenin insan eliyle olacağına açıklık getirilmesi denizlerde kullanılacak etkili silahların denizleri tutuşturabileceğini de akla getirmektedir.

Denizlerdeki tatlı sular..

İçindekilerle Birlikte Denizler Şükrü Gerektiren Nimetlerdir... Denizler yararlandığımız pek büyük bir nimettir. Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’e göre denizlerden farklı yollarla yararlanmaktayız.

Meselâ denizlerin sularından içerek yararlanırız. Bazı denizler tuzlu ve acı ise de suları tatlı olup içime elverişli olanlar da vardır.

“ İki deniz bir değildir: Şu tatlı, susuzluğu giderici ve içimi kolay, şu da tuzlu ve acıdır. Hepsinden de taze et yer ve takınacağınız süs eşyaları çıkarırsınız. O’nun lütfundan (nasib) aramanız için ve olur ki şükredersiniz diye gemilerin onun içinde (suyu) yararak gittiklerini görürsün.” (Fatır 35/12)

Denizlerdeki yiyecekler...

Yapılan yeni bilimsel keşifler ırmaklar benzeri tatlı su denizlerin varlığını kanıtlamaktadır. Bin bir çeşit deniz ürünlerinden yiyerek faydalanırız. Bazı İslâm bilginleri midye ve istiridye gibi balık cinsinden olmayan deniz ürünlerinden yenilmemesi yönünde görüş belirtiyorsa da Kur’ân bütün deniz ürünlerinin yenilebileceğine işaret etmektedir.

“ Hem sizin, hem de yolcuların, gezginlerin faydalanması için denizde, sularda avlanmak ve avlarınızı yemek size helâl kılındı….” (Maide 5/96

“Yine denizden taze et (balık eti) yiyesiniz ve ondan giyip takınacağınız bir zinet (inci, mercan vs.) çıkarasınız diye, denizi hizmetinize bağlayan O’dur. Gemilerin denizde suyu yararak gittiklerini görüyorsun, hem Allah’ın fazlından nasîp arayasınız diye, hem de olur ki şükredersiniz.” (Nahl 16/14)

Denizlerde taşımacılık

Denizlerimizden faydalanma yollarından biri de gemilerle insan ve yük taşımacılığıyapmaktır. “Görmez misin gemiler, Allah’ın lütfu ile denizlerde nasıl yol alıyorlar. Allah bunlarla, kudretinin yüceliğine delalet eden bazı alametlerini gösterir. Şüphesiz bunda, adamakıllı sabreden ve adamakıllı şükreden herkese, ibretler ve dersler vardır.” (Lukman 31/31)

İnci-mercan süs eşyaları

Denizlerimizden bir faydalanma yolumuz da giyilecek eşya ve aksesuar olarak kullanılacak inci ve mercan benzeri süs eşyaları edinebilmemizdir.

“Allah iki denizini birbirine kavuşmak üzere salıvermiştir. Ama aralarında bir engel vardır. Birbirlerine karışmazlar… Bu iki denizden takınacağınız inciler ve mercanlar çıkar.” (Rahman 55/ 19,20,22)

İmtihan ve azap sebebidir

Kur’an, Nuh Tufanının denizde gerçekleştiğini ve kurtuluşun gemi ile sağlandığını açıkladığı gibi azgın Fravun’un ve zalim çevresinin kızıl denizde boğdurularak cezalandırıldığını da açıklamaktadır. Depremler, kasırgalar gibi felaketlerin pek büyük türlerinden biri de Tsunami’dir. Denizin azgınlaşması olan Tsunami’in azap kamçısı olduğunda şüphe yoktur.

Azametli varlıktır deniz

Her bir yaratılan gibi denizler de mucize varlıklardır. Onların büyüklüğü ve içindeki varlıkların çokluğu, çeşitliliği ve azametlerine rağmen birlerine karışmayan denizlerin mevcudiyeti mucize değil de nedir? Yeryüzü gibi insanın da dörtte üçü su olduğu için olacak insanlar nehirlere ve denizlere eğilim gösterirler. Konutlarını onları görür yerlere kurmak isterler ve bu yerlere daha fazla baha biçerler. Yukarıda değinildiği üzere denizlerden değişik şekillerde yaralanmaya çalışırlar.