Murat Ülker FETÖ iddialarına yanıt verdi

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, Genel Yayın Koordinatörümüz Serdar Arseven'e merak edilen pek çok konuda samimi açıklamalarda bulundu.

Özellikle Ülker Grubu hakkında son dönemde ortaya atılan FETÖ ile ilişkileri olduğu yönündeki iddiaları, "Dünyada 3. olan bir şirket ile her yönüyle başarısız bir terör örgütünü yakınlaştırmak akıl ve mantık dışıdır." sözleriyle yalanladı.

İşte çok konuşulacak o açıklamalar:

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Murat Ülker ile gerçekleştirdiğimiz söyleşi ve dev atılımları PLADİS'le ilgili yazılarımız üzerine sosyal medyada büyük bir dalgalanma meydana geldi.

Kimileri takdir etti Ülker'i kimileri tepki gösterdi.

Ve , tepkilerden dolayı Sayın Ülker'e söz hakkı doğdu.

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Murat Ülker, bütün eleştirilere açık yüreklilikle cevap verdi.

Buyurun efendim.

Naklen yayın:

1. FETÖ tartışmaları içinde Ülker'in yer almasına ilişkin görüşlerimiz;

Sosyal medyada zaman zaman ortaya çıkan paylaşımlar için öncelikle belirtmek istediğimiz mesnetsiz, kaynağı belirsiz ve doğru olmamanın ötesinde yakışıksız iddialar olduğudur. Nedenleri üstüne açık bir fikre sahip olmamız mümkün değildir. Ama tahminlerimiz olabilir. Bazıları belki de iyi niyetle iş hayatının dahası küresel ölçekte marka olarak büyümenin güçlüklerini doğal olarak bilmeyen, bu nedenle de kendince bazı ölçüleri kaçıran ifadelerle paylaşımda bulunanlar diye düşünüyoruz. Daha ileri gidenlerin ise özel amaçla belki de yıpratma ya da haksız rekabet kaynaklı tahriklerle ilgili olabileceği ihtimaldir. Ama niyeti ne olursa olsun hepsi de uydurma ve gerçek dışıdır. 1999 yılında kurucumuz merhum Sabri Ülker'in "Ülker ve Yıldız Holding'in, kuruluşundan bu yana hiçbir cemaat, grup tarikat ve benzeri oluşumla ilgisi olmamıştır. Biz, Cumhuriyetin temel ilkelerine gönülden bağlı bir sanayi kuruluşuyuz" açıklaması bugün de altına imza atacağımız bir açıklamadır.

2. Bu tweetlerde FETÖ ile büyüdüğünüz söyleniyor.

Böyle bir terör örgütü ile ilişkinin sadece bulunmadığını değil bulunmayacağını da ifade ediyorum. Zaten bence, en küçüğünden en büyüğüne bir ticari ya da sinai işletmesinin bu kabil bir ilişki içinde bulunması büyük yanlıştır. Bu gibi ilişki içinde olanların, işleri ancak belirli bir dönem yürüyebilir. İlan Ahi sürdürebilmenin mümkün olmadığını düşünüyoruz. 70'lerde değil, 80'lede değil, 90'larda hiç değil, şirketimizin kuruluş tarihi 1944'tür. İSO şirket büyüklüğü anketlerini ilk kez 1968 yılında yapmış. 100 büyük şirket bulmuş. Biz daha 1968'de 46. Olmuşuz. 1960 yılında yapmamış ama yapsaymış, yine muhtemel 100'ün içinde olurduk. O yıldan bugüne Türkiye'nin en büyük şirketleri sıralamasından hiç düşmeyen bir şirketten söz ediyoruz. Ki arada iktidarlar gelmiş, iktidarlar geçmiş, nice terör örgütü başını kaldırmış. Şu anda en son yapılan ankette 12 şirketimizle varız. Dünya ölçeğinde ise dünyanın en büyük üçüncü bisküvi şirketiyiz. Yani bu tip ilişkiler içinde bulunarak, işini rasyonel ölçütlere dayandırmadan bu işleri yapmak, bu büyüklüklere ulaşmak mümkün müdür? Aslında işimiz anlayana, açık ve net bir cevaptır. Aile olarak ise rahmetli babamın ifade ettiği gibi bizler kendi halinde sade ve inançlarını yaşamaya çalışan, kendimizle meşgul bir yaşantı içindeyiz. Fazlasını ne aklımızdan geçiririz ne de buna zamanımız olur. Zamanımızın ülkemiz için de değerli olduğuna inanırız. Vatanını seven herkes gibi. 1944'te kurulup dünya çapında bir üne kavuşan, 350 yıla yakın bir tecrübe ile global bir hale gelen, dünyada 3. olan bir şirket ile her yönüyle başarısız bir terör örgütüne yakınlaştırmak akıl ve mantık dışıdır.

3. İçinize sızmış olamazlar mı?

Net olarak cevap verelim ki, olamazlar. O niyetle gelmiş olan varsa da zaten tutunamamış, ayıklanmıştır. Neden derseniz?

İşimizde bizi bir araya getiren yine iştir. Sistemimiz çok basittir, Yıldız Holding'de Yönetim Kurulu Başkanından, genç uzman yardımcılarına kadar herkesin patronu da iştir. Şirketimizde iş ne gerektiriyorsa, tüketicimiz ne istiyorsa, o yapılır. Bunun haricinde, birisi başka bir saikle davranıyor ise, mesela parti mensubu olabilir, tarikat mensubu olabilir, bir dernek üyesi olabilir. Ama iş yerinde bunlarla ilgilenmek kesinlikle yasaktır. Olabilir, insanlar bu alanlara ilgi duyabilir, hatta işlerinden daha fazla bu konularla ilgilenmek isteyebilir. O zaman kendilerini işlerinden ayrılmaya davet ediyoruz. Hele terör amacıyla bir araya gelmiş insanların bizim bu iş odaklı sistemimiz içinde elenmemeleri imkansızdır. Özetle, bu kurallar mesai saatleri içinde çalışanlarımızın politik ya da benzeri hiçbir alanda faaliyette bulunmasına müsaade etmez. Ayrıca mesai içinde zaten olmaz da mesai dışında da çalışanlarımız şirket adını, şirketteki pozisyonlarını, unvanlarını ve şirkete ilişkin kaynakları kullanamazlar. Bu, bu kadar nettir. Aksi halde de gereği yapılır.

AÇIKLAMALARIN TAMAMINI OKUMAK İÇİN MANŞETE TIKLAYINIZ: