Oğlumun kirasını ben ödüyorum

Taksim'de yapılması planlanan AVM'ye Arınç'ın oğlu ortak iddialarına Bülent Arınç çarpıcı bir açıklama yaptı.

Washington'a giden Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetecilerin sorularını yanıtlarken Gezi ile sorulan sorularda adeta sitem etti. Taksim'e yapılacak AVMnin Arınç'ın oğlunun ortak olacağı iddialarına 'Oğlumun maaşı yetmiyor kirasını ben ödüyorum' sözleri ile açıklık getirdi.

İşte Arınç'ın açıklamalarından bir kısım...

BİZ PROTESTO HAKKINI KARŞILIYORUZ

Barışçıl amaçlarla gösteri yapılabilir. Bizim beklediğimiz, fiili saldırı olmadıkça, insanlara ve insanların kullandıkları araçlara veya kamu mallarına zarar vermedikçe bunların hepsini anlayışla karşılamak lazım. İnsanların nasıl alkışlamaları bir haksa protesto etmeleri de bir hak. Biz bunların hepsine 40 yıllık siyasi hayatımızda hazırız. Bunların hepsini karşılıyoruz.

GEZİ'DE HERKES BİR DERS ALDI

Gezi Olayları ile ilgili herkesin bir ders aldığı veya bir mesaj aldığı gerçektir. Halen bunun zararını görenler var. Halen gözünü kaybetme tehlikesi içinde olanlar var. Çünkü kullanılan araç ve gereçler, karşılıklı olarak insan hayatına ve vücut bütünlüğüne zarar verecek düzeyde.

OĞLUM KİRASINI BEN VERİYORUM

Bilişim teknolojisinde öyle gelişmeler oldu ki... İnsanlar yurt içinden de yurt dışından da birtakım bilişim teknolojileri yoluyla yönlendirilebiliyor. İnternet alemi, sanal alem o kadar sınırsız ve o kadar sorumsuz bir hale geldi ki, kişilik haklarına saygı gösterilmiyor. İnsanların özel hayatlarına giriliyor. Yalanlar, hakaretler uçuşuyor. Mesela daha İlk günde, 'Bülent Arınç'ın oğlu oraya yapılacak AVM'nin ortağı, bu yüzden hükümet bunlara tepki gösteriyor'. Benim bir tane oğlum var. Bir işyerinde ücretle çalışıyor. Üstelik iki tane de çocuğu oldu. Maaşı yetmediği için evinin kirasını da ben veriyorum.

PİN KODLARIYLA MESAJLAR GÖNDERİLİYOR

Yurt dışından bazı pin kodlarıyla, şunlarla bunlarla... Yurt içi, yurt dışı da kalmadı. Merkezinin neresi olduğunu tespit bile edemediğimiz bir takım mesajlar gönderilebiliyor. Sadece şu önemliydi: CNN International, BBC gibi bazı yayın organlarının Taksim'den canlı yayınlar yapmak suretiyle oradaki olayları çok fazla büyütmek gibi bir çabaları olduğu iddia edildi. Ben bunu kendileriyle görüşmek ihtiyacını hissettim. CNN'den bir bayan, başkan yardımcısı, o geldi. Elbette basın yorumlarında serbest olacak ama buralarda doğruluk payının biraz daha fazla olması gerektiği konusunda kendisiyle de iyi bir görüşmemiz oldu. Thompson Reuters geldi. Onlarla da görüştük. Bence şu anda mesele kalmadı.

Kaynak: Hürriyet