​Ramazan ayı bir eğitim sezonudur

OSMAN Nuri Topbaş hocaefendi ile Ramazan, teravih ve oruç üzerine bir sohbet yaptık. Hocamız,bizlere bu mübarek ayla ilgili çok faydalı bilgiler aktardı. Sizi sohbetimizle baş başa bırakalım.

Röportaj: Fahri Sarrafoğlu

-Efendim, bugün sizinle rahmet ve bereket ayı olarak gelen Ramazan ayıyla ilgili özel bir mülâkat yapacağız.

Mülakatımıza bizlerin ve mülakatı okuyan kıymetli kardeşlerimizin gönüllerinde Ramazân-ı Şerîf’in bereket olması, rahmet olması niyâzıyla, sohbetimize bu şekilde bir duâ ile başlayalım, İnşâAllah.

Ramazân-ı Şerîf, bir mü’min için senenin en mühim zaman dilimi. Nasıl 24 saatlik bir gün içinde bir seher vakitleri varsa. Cenâb-ı Hak o seher vakitlerine; (“…Seherlerde tevbe ederler.” [Âl-i İmrân, 17]) buyuruyor.

-Sahabenin Ramazan hazırlığı nasıldı acaba?

Muallâ bin Fadl -radıyallâhu anh- şöyle anlatıyor:

Selef-i sâlihîn, yani ashâb-ı kirâm ve ondan sonra gelenlerin sâlihleri, Cenâb-ı Hakka altı ay, Ramazana mülâkî olmaları için duâ ederlerdi. (Bu rahmet, bereket ayına.) Geri kalan altı ayı da idrâk ettiği Ramazan’ın kabul edilmesi için duâ ederlerdi.

Yani ashâb-ı kirâm ve onların talebeleri, Ramazân-ı şerîf’e çok büyük bir ihtimam gِösterirlerdi. Öyle ki ona altı ay evvel hazırlanıyorlardı, o bereketli ayın da kabulü için, altı ay da duâ ediyorlardı kabul olabilmesi için. Yani bir seneyi bir Ramazân-ı şerîf’i unutmadan, Ramazân-ı şerîf’in berekâtıyla geçirmenin gayreti içindelerdi.

Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz de: (“Allâhʼım! Receb ve Şâban aylarını bize mübârek eyle!” [Taberânî, Evsat, IV)

Yani iki ay bir hazırlanma, göِnül olarak hazırlanma, hayır-hasenat olarak hazırlanma, ibadet olarak hazırlanma ve Ramazân-ı şerîf’e mülâkî olabilme.

Nasıl namazdan evvel bir tahâret, abdest filân varsa, demek ki bu iki ay da, Recep ve şâbân ayı da bu şekilde bir mânen ve rûhen, kalben Ramazân-ı şerîf’e bir hazırlık.

-Ramazan bizler için nasıl bir anlam taşımalı?

Ramazân-ı şerîf bizler için ayrı bir mânevî eğitim sezonudur. Yani bir noktada Ramazân-ı şerîf’i öyle idrâk etmeliyiz ki âdeta hayatımızın içinde asr-ı saâdete bir kapı açmalıyız. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’le beraberlik sırrını yaşamalıyız.

Bahar mevsiminde tabiatın dirilişi gibi, Ramazân-ı şerîf’in mûtenâ feyz ve rûhâniyet esintileriyle göِnül dünyamızda muhabbet, mârifet, ihlâs, takvâ, sır ve hikmet meyveleri meydana gelebilsin, İnşâAllah.

-Efendim, rûhâniyet üzerinde çok sıklıkla durdunuz. Bununla ilgili Ramazana rûhâniyetle nasıl hazırlanabiliriz? Neler yapabiliriz?

Ramazân-ı şerîf’te, göِnlümüzü infâka hazırlamak, merhamete hazırlamak. Hâlık’ın nazarıyla mahlûkâta bakış tarzı açabilmek lazım. Bunun bir hazırlığı içinde olacağız.

Ramazân-ı şerîf’te de Cenâb-ı Hak: “Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kıl