Savcılık Adil Öksüz'ü ararken buldu!

Adil Öksüz'ü araştıran savcılık, Öksüz'ün grubuyla birlikte son 15 yılda ABD'ye yaptığı uçuşlarda, ABD ve İsrail vatandaşı olan benzer kişilerle yolculuk yaptığını ortaya çıkardı.

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında çarpıcı bir detaya daha ulaşıldı. Savcılık, son 15 yılda Öksüz ve ekibinin yurt dışına çıkış ve gelişlerini incelerken ilginç bir ayrıntı yakaladı.

Akıncı iddianamesi, 15 Temmuz gecesinin sır perdesini biraz daha araladı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 16 Temmuz sabahı saat 04.00'ten itibaren başlatılan adli soruşturma çerçevesinde elde edilen bilgi ve delillerle hazırlanan 4 bin 658 sayfalık iddianamede çarpıcı detaylar var.

Milliyet'ten Tolga Şardan'ın köşesine taşıdığı yazının ilgili kısmı:

MERCEK ALTINA ALINAN UÇUŞLAR

"...Hem karargah hem de Akıncı Üssü iddianamelerinden anlaşılıyor ki darbe girişimi hazırlığını yürüten sivil bir grup var. Bu grubun bir numarası da Adil Öksüz.

Kemal Batmaz, Hakan Çiçek, Harun Biniş, Nurettin Oruç, Öksüz'ün liderliğindeki darbeci sivil kanadın diğer üyeleri. Bu grup, FETÖ adına beraber çalıştıkları TSK Komuta kademesindeki ekibiyle darbe planlamasına başladılar.

Ne zaman? Resmi bilgilere göre Aralık 2015'te.

Yani, 17-25 Aralık 2013'te başlayan FETÖ ile mücadeleden 2 yıl sonra. Gülen grubuna yönelik tasfiyeye başlandığı dönemde, Gülenciler darbe hazırlığı içindeler.

ABD VE İSRAİL VATANDAŞLARI

Bu 'sivil darbeci' grubunun bir önemli görevi daha var. Grup üyeleri, gerek darbe öncesi süreçte, gerekse darbe girişiminden günler önce, farklı 2'şer 3'erli gruplarla yurtdışına çıkıyor.

Yurt dışına çıkışların büyük bölümü İstanbul'dan. Ancak grup üyeleri, kimi zaman dikkat çekmemek adına Avrupa ülkelerinde buluşup seyahatlerine devam ediyorlar. Son durak, her zaman New York'taki JFK Havalimanı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı her iki darbe soruşturması sırasında, sivil darbeci grubun yurtdışına çıkışlarının peşine düştü.

Savcılık, son 15 yılda Öksüz ve ekibinin yurt dışına çıkış ve gelişlerini incelerken ilginç bir ayrıntı yakaladı. Grubun 2'li ya da 3'lü biçimde, son durağı JFK Havalimanı olan uçuşlarında ABD ve İsrail vatandaşı olan benzer kişilerle aynı uçakla yolculuk yaptıklarını belirledi.

Örneğin, 5 yıl önce grubun iki üyesinin ABD'ye gidişi sırasında, 20 günlük bir bebeğin de yer aldığı İsrailli bir aile önce ülkelerinden İstanbul'a geldi. Bu ailenin iki üyesi daha sonra, sivil grubun 2 üyesinin ABD'ye gittiği uçakla JFK'e uçtu. Dönüşte de yine sivil darbeci grubun üyelerine eşlik eden iki şüpheli İstanbul'a geldi.

ABD YANIT VERMEDİ

Buna benzer başka örnekler de var.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, hem sivil darbeci grubun üyelerinin, hem de yabancı uyruklu şüphelilerin New York'taki JFK Havalimanı'na yaptıkları uçuştan sonra devam ettikleri iç hat uçuşlarıyla ilgili bilgileri ABD'den resmi yazışmayla istedi.

Ancak, ABD'den bugüne kadar bir yanıt gelmedi. Savcılık, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı soruşturmalarına devam ediyor. Bir yandan da 'mahrem imamlar' soruşturmaları var.

Türkiye, önemli bir süreci yaşıyor.

KARARGAH BİNASININ BOZUK KAMERA SİSTEMİ

Akıncı'da 141. ve 143. Filo'nın kullandığı karargahların kapalı devre kamera kayıt sistemi çalışırken, 142. Filo'ya ait karargah binasının kamera sistemi, 15 Temmuz'dan yaklaşık bir ay önce kullanım dışı kalıyor, onarım yapılmıyor.

Bu durum da dikkat çekmiyor.

Akıncı'da görev yapan ve soruşturma kapsamında ifadeleri alınan bazı şüpheli ve tanıklar, Akıncı Üssü Harekat Komutanı Kurmay Albay Ahmet Özçetin'i FETÖ olarak bilindiğini aktarıyorlar.

Üssün tüm uçuşlarından sorumlu olan üst yöneticinin konumunun biliniyor olması da iddianamede var."