Stephen Hawking neden öldü? Hastalığı neydi? ALS hastalığı nedir?

Ünlü fizikçi ve bilimadamı Stephen Hawking bugün hayatını kaybetti. Karadeliklerle ilgili buluşları ile dikkat çeken Hawking hakkında sosyal medyada 'Karadeliğe yolculuk başladı' yorumları yapıldı. Peki Stephen Hawking kimdir? Kaç yaşındaydı? Buluşlar nelerdir? Hastalığı neydi ve neden öldü? Detaylar haberimizde...

Ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking bugün yaşamını ytiridi. İnsalar Hawking'in hastalığının ne olduğunu merak ediyor. İşte hastlığı ve detayları...

Hawking'in çocukları Lucy, Robert ve Tim babalarının ölümüyle ilgili yazılı açıklamalarında "Sevgili babamızı bugün kaybetmiş olmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Çok büyük bir bilim insanı, çalışmaları ve mirası yıllarca yaşayacak olağanüstü bir kişiydi" dedi.

Ünlü İngiliz kuramcı, uzay bilimi, kara delikler ve kuantum fiziğiyle ilgili çalışmalarıyla biliniyordu.

Doktorlar, Hawking'in 22 yaşındayken yakalandığı hastalık nedeniyle yalnızca iki yıl ömrü kaldığını söylemişti, İngiliz bilim insanı ise 76 yaşına kadar çalışmalarına devam edip birçok teoriye, kitaba imza attı.

21 YAŞINDA ALS HASTALIĞINA YAKALANDI

İngiliz evrenbilimci ve fizik profesörü Stephen Hawking, 76 yaşında hayatını kaybetti. Ölüm haberini Hawking'in çocukları Lucy, Robert ve Tim verdi. Yayınladıkları açıklamada, "Onu sonsuza kadar özleyeceğiz" dediler.

Albert Einstein'dan sonra dünyanın en önemli fizikçisi olarak görülen Stephen Hawking, Oxford'ta fizik, Cambridge'de evrenbilimi eğitimi aldı. Kuantum fiziği ve karadelikler ile ilgili araştırmalar yapan Hawking, 21 yaşında sinir sistemini felç eden ALS hastalığında yakalandı.

ALS KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Bulaşıcı bir hastalık olmayan ALS; dünyanın her yerinde ve her kesimden insanda ortaya çıkabilir. Erkeklerde biraz daha sık görülür. Ortalama başlangıç yaşı 55'tir. Ancak, çok genç yaşta da, çok ileri yaşta da görülebilir. Nüfusun 100 binde 2-6 kadarı ALS hastasıdır.

ALS HASTALIĞI NEDİR?

ALS, açık adıyla amyotrofik lateral skleroz (ALS), aynı zamanda motor nöron hastalığı olarak da bilinmektedir. Beyin sapı ve omurilik bölgelerinde bulunan motor sinir hücreleri adı verilen hücrelerin kaybı sonucunda gelişen bir hastalıktır.

Kaslardaki zayıflık, genellikle ellerde erime ve güçsüzlük ile başlar. Kişi el bölgesindeki kaslarda çökmeler ve kavramada güçsüzlük hisseder. Bazen dil bölgesinde başlayabilir. Yutma ve konuşma problemlerine yol açabilir. Aynı şekilde kişilerde bacak kaslarında güçsüzlük ve deri altında hareketlilik olarak hissedilebilen seyirmeler, tıbbi adıyla fasikülasyon adı verilen şikayetler gelişebilir. Hastalığın ileri evrelerinde solunum sıkıntıları gelişebilir. Hastalar genellikle 50 yaş üstündedir ve erkek tutulumu daha sıktır. Daha genç ve daha ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Toplumda görülme sıklığı yaklaşık 100.000 de 1-1,5 kadardır..

ALS hastalarının ortalama 3-5 yıl kadar yaşayabildikleri belirlenmişse de, daha uzun süre yaşayan kişiler de vardır. Stephan Hawking bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

ALS TANISINDA ÖNEMLİ İPUÇLARI

En sık görülen şikayetler el ve ayak kaslarında belirgin güçsüzlük, seyirme ve kramplar şeklindedir. Hastalık sırasında hiç bir zaman uyuşukluk ve karıncalanma gibi yakınmaların olmaması ve tek taraflı elde ya da ayakta güçsüzlük ile başlaması tanıda önemli ipuçlarıdır. Elde güçsüzlük yakınmaları olanlar anahtarla kapıyı açmakta ya da düğmelerini iliklerken zorlandıklarını, bacakta güçsüzlük yakınması olanlar ise yürürken bacağının takıldığını hatta düştüklerini söyleyebilirler. Bu şekilde güçsüzlük başlayıp zaman içerisinde diğer kola ve bacağa yayılıp, yutma ve nefes alma kaslarını da etkileyecek seviyeye ulaşabilmektedir. Son yıllarda belirgin unutkanlık ve kişilik değişikleri ile birlikte seyreden nadir ALS formları olduğu da bildirilmiştir.

NASIL TANI KONULUYOR?

Hastalığın tanısı genellikle nörolog tarafından ayrıntılı muayene sonrası sinir ve kasların iletimleri elektromyografi (EMG) ile değerlendirilerek koyulur. Ancak kesin ALS tanısı koyulmadan önce ayrıntılı kanser ve bel ve boyun fıtığı araştırması yapılması gerekmektedir. Kanser ve fıtık tanılarının araştırılması hastanın hastalığını tedavi etmek açısından önem taşımaktadır. Zaman zaman başvurulan nöroloğun arada kaldığı ve bir kaç ay sonraki takiplerde kesin tanı koyabildiği hastaların az olmadığı görülmektedir. Burada hekime düşen görev ALS'yi taklit edebilecek diğer durumları ayrıntılı gözden geçirmek, hasta ve yakınlarına da bu sırada konuda ayrıntılı bilgi vermektir.