Suriye bahane dert İsrail

Suriye'de sağlanamayan diplomatik çözümün çatışmaların artarak devam etmesine neden olacağını düşünen Rusya'nın politikasına değinen SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş, "Şimdi siyasi müzakerelerin ön plana çıkması Rusya'nın alanda daha fazla sorunla baş edemeyecek durumda olmasındandır. Ruslar kazançlarını kalıcılaştırmaya çalışıyor. Çatışmaların devam etmesi Rusya'nın önemsediği İsrail'in sınır güvenliği konus

RUSYA, KENDİ HALKINI KANDIRIYOR

Rusya'nın Esad'ın sonu göründüğü için düşünmeden aniden Suriye'ye girdiğini söyleyen Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi'nden Yuri Barmin, "Rusya, Suriye'nin etkisi altında hayatını yürüten bir devlet olmasını istiyor. Ruslar, ekonomik sıkıntılara çok takılmıyorlar ama dış politika ve zaferler Ruslar tarafından gerçekten çok önemli. Rusya Suriye'de bir şeyleri yanlış yaptığında medyada bu başka bir şeyin zaferi olarak yayınlanıyor" şeklinde konuştu.

RUSYA'YA GÜVEN OLMAZ

Uçak Krizi'nden sonra ortaya çıkan durum hakkında konuşan Marmara Üniversitesi'nden Doç. Dr. Emre Erşen, "Türkiye-Rusya ilişkilerinin stratejik bir işbirliğine gittiği söylenemez. Esad'ın geleceği ve Rusya-PYD ilişkileri sorunu var ama Rusya için Çin'den sonra bir NATO ülkesi olan Türkiye'ye S400 verilmesi çok önemli. Türkiye-Rusya ilişkileri uçak krizini aştı ama daha ileri götürmeye hazır değiller" ifadelerini kullandı.

NEŞAT GÜNDOĞDU/ANKARA

"Rus Dış Politikasını Tartışmak" konulu panelde Insight Turkey Editörü Muhittin Ataman'ın moderatörlüğünde, Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi'nden Yuri Barmin, Marmara Üniversitesi'nden Emre Erşen, ve SETA'dan Ufuk Ulutaş konuştu. Rusya'nın, Ortadoğu'daki dış politikası ve Türkiye ile ilişkilerini konuşan uzmanlar, Rusya'nın Akdeniz'de istediği güce kavuştuğunu söyledi. Uzmanlar, Suriye'nin geleceğinin Esad sorunu nedeniyle karanlık olduğu belirtilerek, Rusya'nın PYD ile ilişkisinden Türkiye'nin rahatsız olduğu da vurguladı.

"Rusya Akdeniz'de genişliyor"

Soğuk Savaş döneminde SSCB'nin Ortadoğu'ya yönelik yaklaşımının bölge ülkelerine silah satmak üzerine kurulu olduğunu söyleyen Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi'nden Yuri Barmin, ne kadar silah sağlanırsa politik olarak da o kadar etkin olunacağının düşünüldüğünü kaydetti. Barmin, 2014 itibariyle Rusya'nın bu dinamiği yeniden bölgede oluşturmaya başladığının altını çizerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Obama yönetiminde ABD'nin bölgeden kendisini uzaklaştıran bir politikası vardı. Rusya, bu dinamiği görerek harekete geçti. Otoriter olan rejimlerde silah diplomasisi yeniden harekete geçti. Rusların aslında Ortadoğu ile ilgilenmesinin sebebi, bu bölgedeki renkli devrimlerin önlenmesi ve bölgede askeri bir varlığın faydasının olacağı düşüncesidir. Bu hedefler doğrultusunda 1992'de yıkılan Akdeniz Sovyet Gücünü 2013 tekrar aktif etti. Bu anlamda Suriye odak noktasına kondu. Akdeniz ve Atlantik'e ulaşmaya çalışan Rusya artık Akdeniz'de etkileşim sağlayabilir bir konuma geldi. Esad'ın sonu göründüğü için düşünmeden aniden Suriye'ye giren Rusya işin sonunda Suriye'nin etkisi altında hayatını yürüten bir devlet olmasını istiyor. Bu süreçte Ruslar, ekonomik sıkıntılara çok takılmıyorlar ama dış politika ve zaferler Ruslar tarafından gerçekten çok önemli. Rusya, Suriye'de bir şeyleri yanlış yaptığında medyada bu başka bir şeyin zaferi olarak yayınlanıyor."

"Ruslar Yumuşak Gücü bilmiyor"

Enerjinin Rusya için bir zorlama aracı olduğunu kaydeden Barmin şu ifadeleri kullandı: "Rusya, enerjiyi güç uygulama unsuru olarak kullanıyor. Türkiye'de burada bağlantı oluyor. Bu anlamda son iki yılda Ortadoğu'da gücünü artıran Rusların hırsları da artıyor, artık Akdeniz'de petrol yatakları arıyor. Kafkasya'da yaşadığı cihatçı gruplarla ilgili problemlerden dolayı da Ortadoğu'yu kontrol altında tutması gerektiğin düşünen Rusya'da iç politikayı düşündüğünüz zaman Suriye ve Ortadoğu her zaman önemli bir yer tutuyor. Ruslar, Türkler gibi yumuşak gücü bilmiyorlar. Yumuşak güç Rusların Ortadoğu'da öğrenmesi gereken bir şey. Suriye ile ilgili sorunlar çözülünce Rusya diğer bütün sorunların çözümü için İran ile uğraşacak. Rusların çözmesi gereken en önemli sorunlardan biri diplomatik bir rol üstlenmeleri gereğidir. Ruslar, Libya'da olduğu gibi hakem rolü üstlenmeye çalışıyorlar."

Türkiye ile ilişki kurmak Rusya'nın çıkarına

Uçak Krizi'nden sonra yaşananların Türkiye ve Rusya için ders olduğunu söyleyen Marmara Üniversitesi'nden Doç. Dr. Emre Erşen, daha sonraki süreçlerde diyalog kanalı hep açık kaldı. Erşen, Uçak Krizi'nin ekonomik yansımalarının Türkiye için 11 milyar doları bulduğunu belirterek şunları dile getirdi: "Yüzde 90'a varan turist azalması, Akkuyu Nükleer Santrali'nin ve Türk Akımı'nın durdurulması Türkiye'ye zarar verirken Rusya önemli bir partnerini kaybetmişti. Rusya, uzun vadede bölgede bir oyun kurucu olmak istiyor ama bunun için Türkiye'ye ihtiyacı var. Türkiye ile tekrar bir iletişime geçmiş olması Rusya'nın çıkarına oldu. ABD ve PYD arasındaki ilişkilerin artması Rusya ile Türkiye arasının yakınlaşmasına sebep oldu. 15 Temmuz'da Rusya Türkiye'ye en büyük desteği veren ülkelerden birisi oldu. Türkiye açısından en önemli kazanç Fırat Kalkanı Harekatı'nın yapılmasıydı. Fırat Kalkanı Operasyonu'nda Rusya'nın desteği önemliydi. Türkiye-Rusya işbirliğinin en önemli koordinasyonu 'Astana Süreci' ile oldu. Rusya, İran ve Türkiye gibi iki bölgesel gücü yanına aldığı için 'Çatışmasızlık Bölgesi'nin yürütülmesini sağladı. Ama Türkiye-Rusya ilişkilerinin stratejik bir işbirliğine gittiği söylenemez. Esad'ın geleceği ve Rusya-PYD ilişkileri sorunu var. İki ülkede ABD ve Avrupa ile sorunlar yaşıyor. Rusya, 2014 yılından beri Batı yaptırımlarına maruz kalıyor. Türkiye'nin acil güvenlik önemleri için S400 alımı önemli ama Batı'ya mesajda veriliyor. Rusya içinde Çin'den sonra bunu bir NATO ülkesi olan Türkiye'ye verilmesi çok önemli. Sonuç olarak Türkiye-Rusya ilişkileri uçak krizini aştı ama daha ileri götürmeye hazır değiller."

Rusya, İsrail'i düşünüyor

"Suriye, Rusya'nın Ortadoğu bölgesine tekrar güçlü bir şekilde gelerek nüfuz alanı oluşturmasını sağladı" diyen SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Ufuk Ulutaş, Rusya'nın bölgede uyku halinde olan bir dinamik olduğunu söyledi. Ulutaş şöyle devam etti: "Sadece askeri başarıyı ele alırsak Rusya ciddi bir başarı elde etti. Bunu Amerika'nın strateji yoksunluğundan elde etti. Son 7 sene içerisinde ABD'nin geleneksel müttefikleri nezdindeki itibarı çok ciddi zedelendi. ABD'ye nazaran Rusya, müttefiklerini sonunu kadar destekleyen bir imaj çizdi. ABD'nin kuramadığı bir ittifak ilişkisi kurdu. Ortadoğu'da birisinin arayacağı ittifakın bir tarafı oldu. Böyle bir durum varken Rusya ile ilişkiye girmek daha anlamlı oldu. Amerika'nın ilgi alanında İsrail'in sınır güvenliği etkili oluyor ama bu konuda da İsrail'in Rusya ile bir ihtilafı yok. Rusya zamanlama konusunda çok kritik adımlar attı. Ne zaman gireceği ve ne zaman çıkmaları gerektiği konusunda kafalarından bir fikir var. Esad rejiminin çözülme noktasına geldiği bir anda Suriye'deki krize müdahil oldu. Şimdi siyasi müzakerelerin ön plana çıkması Rusya'nın alanda daha fazla sorunla baş edemeyecek durumda olmasındandır. Ruslar kazançlarını kalıcılaştırmaya çalışıyor. Çatışmaların devam etmesi Rusya'nın önemsediği İsrail'in sınır güvenliği konusunda da bir tehdit olur. Türkiye, Suriye'nin geleceğinin şekillenmesi için PKK'ya hiçbir şekilde destek vermiyor. Türkiye'nin oradaki Kürtlerle ilişkileri var ve bu yapıları destekliyor."