Türkiye'nin aydın sorunu var!

Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Caner Arabacı, Türkiye'nin aydın sorunu olduğunu belirterek, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un istikrarlı milli duruşunun gençlere örnek olması gerektiğini söyledi.

NEŞAT GÜNDOĞDU/ANKARA

Birlik Vakfı'nın düzenlediği "Mehmet Akif'i Anlamak" konulu konferansta konuşan Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölümü Başkanı Prof. Dr. Caner Arabacı, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un model aydın olarak gençlere tanıtılması gerektiğini dile getirerek Akif'in hiçbir zaman değişmeyen milli ve istikrarlı duruşunun gençlere örnek olması gerektiğini vurguladı.

Sonunu kadar eğitime devam etti

Mehmet Akif'in her yönüyle milli bir aydın olduğunu ifade eden Prof. Dr. Arabacı şöyle konuştu: "Aslında Akif ile birlikte milli şair unvanını aldığı Balkan Harbi dönemini de anmamız lazım. Dünyanın hiçbir milletine yapılmayan katliamlar Türk milletine yapıldı. O dönemi derisinde hisseden Akif, milleti bir araya getiren, milli mücadele ruhunu harekete geçiren şiirler yazdı. Onun milli şair olarak bir duruşu ve bu duruşta istikrarı var. Rüzgara göre yapı değiştiren biri değil. Balkan Savaşı'nda ne ise milli mücadelede de o. Savaş döneminde yöneticiler Rusya'ya mı bağlansak fikrini tartışırken, o bu milleti canlandırmak için yaptığı konuşmalarla milli mücadeleye katılmada samimi çabalar gösterdi. Ahlaklı, alim ve modern bir ailede yetişen Akif, normal eğitimle de yetinmeyen bir insan. Arkadaşlarından farklı olarak fazladan eğitimler alıyor. Öğrenme açlığı, kendini yenileme çabası ile baytar mektebini bitirmesinin ardından hafızlık eğitimi alıyor. İlkokuldan beri edebiyata meraklı. Ömrünün sonuna kadar kendini eğitmeye devam ediyor. Hem ders alıyor hem ders veriyor."

İstiklal Marşı'nın bestesi bize ait değil

İstiklal Marşı'nın millete şevk verdiğini, diriltip ayağa kaldırdığını belirten Prof. Dr. Arabacı, 30 kadar beste yarışması açılmasına rağmen güftenin bir türlü bestelenemediğini söyledi. Konya'dan bir bestecinin de Akif'e beste yaptığını kaydeden Arabacı, İstiklal Marşı'nın bugünkü bestesinin tamamen batıdan adapte olduğunu, Türk bestecilerinin bestelerinin yerine, oldu bittiye getirilerek batıdan aşırma bir bestenin kabul edildiğini anlattı. Türk milletinin milli bir güftesi olduğunu, fakat milli bir bestesi olmadığını bildiren Arabacı, "İstiklal Marşı bizim gırtlak yapımıza göre bestelenmemiştir. Dünyada prozodiye, yani besteyle güftenin uymadığı bir hata örneği olarak gösterilir. 2017'ye geldik, vefatının 81. yılında hala milli, bize uygun bir bestemiz yok" diye konuştu.

Mısır'a giden ve burada 11 verimsiz yıl geçiren Akif'in üniversitede ders verdiğini, bu süreçte ailevi sorunlar yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Arabacı, Akif'in Türkiye'ye döndüğünde ise istihbarat tarafından takibe alındığını, Mısır baskılı Safahatların toplatıldığını, iltica kaşesiyle takibe alındığını kaydetti. Arabacı, Akif'in 27 Aralık 1936'da vefat ettiğinde cenazeye vali, kaymakam gibi bürokratların katılmasının yasaklandığını, cenazenin tabutun kime ait olduğunu öğrenen gençler tarafından kaldırıldığını sözlerine ekledi.