Vatan aşığı yeni çağın ozanı 'İzzet Aktaş'

Sanat ve müzikle geçen 20 yıl. Söz yazarı, bestekâr, şair ve hatta kitap yazmaya başlamış ve kitabını çıkartmaya hazırlanan bir müzik adamı. Kendi tabiriyle 'Yeni Çağın Ozanı' İzzet Aktaş.

Yaptığı eserlerin yüzde 90’nın kendisine ait olduğunu ifade eden İzzet Aktaş, hepsinin de bir hikayesinin olduğunu ve hikayesi olan eserlerin daha kalıcı ve duygulara daha çok hitap ettiğini ifade ediyor.

İzzet Aktaş 20 yıla 6 albüm, 20’ye yakın klip, 7 yıl televizyon programı, sinema filminde şarkı okuma, türkü filmlerinde birçok türküleri seslendirme, yüzlerce yurt içi ve yurt dışı konserleri, onlarca sosyal sorumluluk projeleri sığdırdı.

Aynı zamanda mütevazi yaşamından hiç vazgeçmeyen ve magazinsel olaylardan uzak durmayı kendine ilke edinmiş bir isim. Hatta kendisinin bu zamana kadar hiç hayranlarının olmadığını, sevenlerinin gönül dostları olduğunu söylüyor.

Konserlerden sonra yanına gelenlerin de “biz seni aileden görüyoruz” hatta bazen “siz nasıl sanatçısınız; egonuz, kibriniz yok böyle sanatçı olur mu?” diye söyleyen hayranları bulunuyor. İzzet Aktaş bu konudaki fikrini şu şekilde dile getiriyor: “Ama maalesef ki kendini herkesten üstün görmenin altında popüleritenin getirdiği ego ve kibir olduğunu ve hatta insanları küçük görme hakkını, yetmezmiş gibi bazen hakaret etme hakkını kendinde görenler oluyor.

Oysa ki yaptığınız her işi halka hizmete çevirebilirseniz yeri geldiğinde eğlenerek, yeri geldiğinde ağlatarak düşündürerek yaptığınız eserlerin içindeki o derin manaları, mesajları ileterek hizmet edebilirseniz işte o zaman yaptığınız işin bir anlamı önemi oluyor. Yoksa çıkıp 4 saat , vur patlasın çal oynasın sahne yaparım günün sonunda sadece eğlendirmiş olurum. Bizim duygulara tercüman olmamız lazım. Meslek hayatınızda sizi en çok mutlu eden şey ne oldu diye soracak olursanız; şarkılarımın birçok yerde dinlenmesi ve bilinmesi fakat o şarkının benim söylediğimin bilinmemesi. Defalarca karşılaştım “ şarkıyı kim söylüyor biliyor musunuz?” diye sorduklarıma “ben” dediğimde “aaa o şarkı sizin mi!?” diye şaşırıyorlar.”

Son yıllarda Kardeşlik ve Vatan şarkıları ile gündeme gelen İzzet Aktaş “Canım Türkiye’m” şarkısında Lazı, Kürdü, Çerkesi, Alevisi ve 76 milleti ile “hepimiz kardeşiz” diyor. Bununla ilgili de İzzet Aktaş “Bu vatan hepimizin, kardeş olduğumuzu unutmamalı ve Çanakkale ruhunu diri tutmalıyız. İşte o zaman Türk milleti oluyoruz. Asırlardır bu topraklarda kardeşçe yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz bizi kimse birbirimizden ayıramaz.” diyor.

İzzet Aktaş'ın son çıkarttığı Miras albümünde 3 eski şarkısı olmak üzere toplamda 11 eser yer alıyor.

“Neden Miras?” sorusuna ise verdiği cevap; “Albümde yer alan 11 eserin hepsinin bir hikayesi ve derin anlamları var.

1) “Biz hepimiz kardeşiz” şarkısı; 15 Temmuz ruhunu ve Çanakkale ruhunu birleştirilerek, Çanakkale ve 15 Temmuz'dan görüntüler kullanarak, içerisinde Cumhurbaşkanımızın şiiri ve bütün siyasi parti liderlerinin görüntülerinin olduğu bir klip.

2) “Ölsekte vermeyiz seni Türkiye’m” şarkısı; Çanakkale Şehitliği’nde çektiğimiz bir klip ve ilham oldu. O an Çanakkale savaşını içimde yaşadım ve dedim ki; Şehit düşmeyi göze aldılar ama bu kutsal vatanı vermediler. Hemen önlerinde şehit düşen arkadaşlarının cenaze namazları kılınırken, bir sonrakilerin kendi cenaze namazlarını kılınacaklarını biliyorlardı. İşte böyle mertçe ölüme meydan okudular. O gün onlar bizim için serden, yardan, candan vazgeçtiler, bugün bizde diyoruz ki; ‘’ölsek de seni vermeyiz Türkiye’m.’’ Çok derin manası olan ve samimi olarak ifade etmem gerekir ki ağlayarak kaleme aldığım bir eser.

3) ‘’İllet’’ şarkısı ne üzücüdür ki Kudüs'te yapılan zulüm ve katliamlara bir nebze de ses olabilmek için için kaleme alınmış bir eser.

4) ‘’Ölmesin kadınlar çocuklar’’ şarkısı; son yıllarda ne üzücüdür ki kadına ve çocuklarımıza karşı yaşanan şiddete ses olabilmek için kaleme aldığımız bir eser oldu.

5) ‘’Mahlukat’’ Hayvanlara yapılan şiddete ses olmak için kaleme alınmış bir eser.

6) ‘’Kimsesiz çocuklar’’ bu şarkı da küçüklükten yetim ve öksüz çocuklarımızın duygularına tercüman olması için yazılmış bir eser.

7) ‘’Ben Asker Oldum’’ yine bir milli ve manevi duygulara hitap eden bir şarkı. Bu şarkı, genç nesillere askerliği sevdirmek için kaleme alındı.

8) Aşksız olmazdı elbette. Ayrılık acısı yaşayanlar için ‘’Vakti Geldi’’ diye slow bir eser yazdık.

9) ‘’Türk’ün gücü’’ Karabağ zaferinden ilham alınarak, dün Çanakkale’de, bugün Karabağ’da Türk’ün gücünü tüm dünyada haykırdık, bu duygu sonucunda da eser ortaya çıktı.

10) Bunca anlam dolu eserlerin ardından maneviyatsız olur mu dedik ve bir gün her şey aslına dönecek bilinciyle ‘’Allah’ımız Var Bizim’’ adında güzel bir ilahi eserini ortaya çıkarttık.

11) Ve son olarak 2007 yılındaki albümümde yer alan ‘’Şehidim’’ eseri bu albümde de yer aldı. Bu eserin de çok özel ve gerçek bir hikayesi var. Askerlik yaptığım dönemde 4 arkadaşımı şehit vermiştik. Onların hatırasına bu eseri yapmak istedim. Bu eserde ise; “Bayrak inmeyecek, ezan dinmeyecek vatan bölünmeyecek sen rahat uyu tertibim, sen rahat uyu şehidim” diye devam ediyor.

Bu Miras albümü herkesin mutlaka kendinden bir şeyler bulacağı bir çalışma oldu. Bunun çalışmalarına 6 yıl önce başlamıştım. Amacımız maddi bir kaygı ve çıkar olmadı. Olsaydı popülariteyi nasıl artıracağını bildiğim için 20 yıllık tecrübeyle bu albüme harcadığım bütçeyi tek bir şarkıya harcardım, amaç gündem olmak değildi.

Maksadım; bir eser bırakıp, halkımızın yüreğine ve gönlüne dokunacak eserler yaparak genç nesillere ilham olmak. Şarkıların içerisindeki anlam ve mesajları topluma aktarmak. Her ne kadar kültürel, milli ve manevi yönü olan, sosyal sorumluluk projelerinin belki bugün yeterince değeri bilinmese de, bu hayattan göçüp gittiğimizde bir gün arkamızdan dua edecek kişiler bırakırız fikriyle çalışmalarımızı yaptık.

Gerçi bizde modadır, her şeyin ölünce kıymete bilinir. Bu eserler de mutlaka alıcısını bulacaktır. Maalesef ki bizde yaptığınız işin kalitesine değil, ne kadar popüler olduğuna bakılıyor.