Yahya Kemal'in gizli kalan satırları

Yahya Kemal'in yüz yılı aşkın süre önce yazdığı halde hiç bilinmeyen bir şiiri ortaya çıktı. Tez çalışmasıyla günyüzüne çıkan ve Paris'te yayımlanan bir kitapçıktaki bestelenen üç şiirden biri olan 'Le Derviche Nomade' şairin 'rint' motifleri taşıyan asi ruhunu yansıtıyor.

HASRET ŞAHİN

Türk Edebiyatı’nın önemli isimlerinden Yahya Kemal’in kamuoyu tarafından hiç bilinmeyen bir şiiri ortaya çıktı. Doktora öğrencisi Habil Sağlam’ın araştırmalarıyla günyüzüne çıkan şiir, 1925 yılında Paris’te yayımlanan ‘Trois poemes pour chant et piano d’apres anciens textes persans’ adlı küçük kitapçıkta da bestelenen üç şiirden biri olduğu anlaşıldı. Fransız müzisyen Raymond Herve’nin bestelediği diğer iki şiir ise on birinci yüzyıl Fars şairlerinden Baba Tahir Üryani’ye ait.

Bilinmeyen ‘Le Derviche Nomade’

Yahya Kemal şiirine özgü ‘rint’ modelini satırlarında hissettiren ‘Le Derviche Nomade’ de, Yahya Kemal’in hatıralarında yer alan; ‘İstanbul’dan çıkarken zaten dine karşı kafamda şedid bir aksülamel vardı. Paris’te dinsizliğim arttı’ cümlesiyle bu bilinmedik şiirdeki isyankâr dil arasında rahatlıkla bağ kurulabilir. Doğrudan doğruya Türkçe mi yoksa Fransızca mı yazıldığı bilinmeyen şiir, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde Avrupa’nın bazı başkentlerinde görev yapmış olan ittihatçı diplomat Mekin Makbul Bey tarafından yayınlandı. Osmanlı arşiv kayıtları ve Fransız basınına göre 1876 Kahire doğumlu Mukbil Bey, Mektebi Sultani mezuniyetiyle birlikte Fransa’ya giderek üniversite eğitimini Cannes’da tamamladı ve 1895’te tekrar İstanbul’a döndü. 1899’da Paris’te katipliğe başladığı serüvenine yükselirken patlak veren Balkan Savaşı yüzünden buradan ayrıldı.

İspanya’da yollar yeniden kesişti

Sofya ve Roma tayinleriyle birlikte Birinci Dünya Savaşı’nda yüzbaşı olarak orduya katılan Mukbil Bey, Irak Cephesi’nden sonra 1933 yılında Kutül Amare’yi anlatan Fransızca bir kitap kaleme aldı. Yahya Kemal ve Mukbil Bey’in Jöntürk muhitlerinde tanıştığı varsayılıyor. 1912 yılından önce Paris’te yazılan şiirin Yahya Kemal tarafından Mukbil Bey’e verildiği ihtimali üzerinde duran araştırmacı, Yahya Kemal’in yayımlanan kitapçıktan haberdar olup olmadığını da sorguluyor. Çeşitli yazı ve yazışmalardan ikilinin 1928’e dek irtibatı olduğu düşünülürken Yahya Kemal ve Mukbil Bey’in yolları İspanya’da tekrar kesişti.

Bestelenmiş yepyeni bir şiir

İstiklal Harbi’nin ardından 1922’de maslahatgüzar olarak Madrid’e gönderilen Mukbil Bey’le Ankara’da milletvekili olan Yahya Kemal’in 1929 yılında İspanya Büyükelçi olarak atanması ikiliyi yeniden buluşturdu. Bu iki ismin uzun yıllar önce başlayan dostluğunun bugüne yansıması olarak da Yahya Kemal’in henüz üzerinde tarihin gizemli örtüsü bulunan ‘Le Derviche Nomade’ günümüzde bir tez konusu olarak ortaya çıkmış oldu.

Yahya kemal’in hiç bilinmeyen şiiri: 'Le Derviche Nomade’/ Abdal

Ne sultanım ne köle bu devlette

Fakat hürriyet sarhoşu avare bir derviş

Ey küçümser bir tebessümün kaderi

Seni bağrına basan azametim ben

Kadeh vezirimdir, güller sultanım

Buluverir beni bahar, gölgesinde çınarların

Karşısında sonsuzluğun

Mağrur kibrimle, hadsiz hadsizliğim

Unuturum umursamam beni

Geceden çıkarıp sonsuz geceye koyan o

Zalim kudreti.