Arap gençleri gözünden Türkiye

Ortadoğu’da her 10 kişiden 6’sı 25 yaşın altında. Bu gençler, TikTok’ta dans eden, İsrail işgalini protesto eden, işsizlikten yakınan ama bir yandan da kendi geleceklerini inşa etmek için çırpınan bir nesil. Türkiye ise onlara ulaşmak için her kozunu oynuyor: Kültürel dizileriyle, burslarıyla, siyasi çıkışlarıyla… Ama Ortadoğu sokaklarında yankılanan soru şu: “Türkiye bizi anlıyor mu, yoksa sadece kendi hikâyesini mi anlatıyor?”

Türkiye Bursları birçok gencin hayatını değiştirdi. 2023’te Ürdünlü Rana, Türkiye’de tıp kazandığında ailesi “Osmanlı torunları bize sahip çıkıyor” diye sevindi. Ancak Rana’nın sınıf arkadaşı Suriyeli Ali, “Bursumuz dolar üzerinden ama Türk lirası değer kaybettikçe cebimize az para giriyor” diye dert yanıyor. Türkiye’nin cömertliği, ekonomik dalgalanmalarla gölgeleniyor. Peki bu gençler mezun olunca Türkiye’ye mi minnet duyacak, yoksa Avrupa’nın dolar bazlı burslarına mı özenecek?

Diziler meselesi ise tam bir muamma. Kahire’de bir kafede, Muhteşem Yüzyıl’ı izleyen genç kızlar, “Hürrem Sultan bizim de tarihimiz” diyor. Dubai’deki bir Arap gencinin Instagram’ında Kuruluş Osman fragmanı paylaşılıyor, altına “Türkler bize tarihimizi hatırlatıyor” yazıyor. Fakat aynı genç, Twitter’da Türkiye’deki LGBTQ+ tartışmalarını görünce şaşkın: “Bu kadar ‘özgür’ görünen bir ülkede neden bu kadar sert yasalar var?” Türkiye’nin çelişkileri, Arap gençliğinin zihninde soru işaretleri bırakıyor.

Ekonomiye gelince… Türk şirketleri Ortadoğu’da hızla büyüyor. Trendyol, Suudi Arabistan’da gençler arasında moda devi oldu. Getir, Katar’da 20’li yaşlardaki kuryelerle “hızlı teslimat” kültürünü yayıyor. Faslı girişimci Yusuf, İstanbul’da katıldığı bir teknoloji zirvesinden dönüşte, “Türkiye bize Avrupa’dan daha yakın” diye anlatıyor. Ancak döviz kuru yüzünden Türkiye’deki maaşını dolar bazında kaybeden Lübnanlı mühendis Layal, “Artık İstanbul’dan Dubai’ye taşınmayı düşünüyorum” diye ekliyor. Türkiye’nin ekonomik istikrarsızlığı, yatırımlarını bile tehdit ediyor.

Siyaset ise işin en kırılgan tarafı. Erdoğan’ın Filistin çıkışları, Ramallah’taki bir üniversite kantininde alkışlanıyor. “Batı’ya rest çeken bir lider arıyorduk” diyen Filistinli Ammar, Erdoğan posterini odasına asmış. Ama aynı Ammar, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını sorguluyor: “Türkler orada kalıcı mı? Yoksa bir gün gidip bizi terk mi edecekler?” Türkiye’nin dış politika hamleleri, sempatiyle kuşku arasında gidip geliyor.

Kültürel yakınlık derken… Osmanlı mirası, Lübnan’da genç tarihçilerin ilgi odağı. Şam’da restore edilen bir Osmanlı konağı, gençlerin TikTok videolarında parlıyor. Fakat Tunuslu aktivist Selma, “Bu tarih özlemi, yeni bir neo-Osmanlı hayali mi?” diye sorunca, tartışmalar alevleniyor. Türkiye, geçmişin izlerini geleceğe taşırken, bu hassas dengeyi nasıl kuracak?

Peki sonuç ne? 2023’teki bir ankete göre, Arap gençlerinin %48’i Türkiye’yi “dost” görüyor. Ancak %35’i “güvenilmez” buluyor. Demek ki sevgi var ama güven kırılgan. Belki de Türkiye’nin yapması gereken, bu gençlere kulak vermek: Onların “özgürlük”, “adalet” ve “fırsat eşitliği” taleplerine samimi yanıtlar üretmek. Unutmayalım: Bugün İstanbul’da okuyan, Dubai’de Türk dizilerini izleyen, Kahire’de Türk markalarını tüketen bu gençler, yarının devlet başkanları, gazetecileri ve aktivistleri olacak. Türkiye’nin Ortadoğu’daki geleceği, tam da bu yüzden, onların zihinlerinde ve kalplerinde kazanılacak.

* Anket verileri ve anekdotlar, Arap Barometre, TİKA ve bölgesel medya kaynaklarından esinlenilerek kurgulanmıştır. İsimler temsili olup gerçek kişilerle ilişkisi yoktur.