Adıyaman Besni'de bir hafta önce vefat eden bebeğin ailesinden habersiz mezarından çıkartılarak başka bir yere gömüldüğü açıklandı.

Güncelleme: 12.03.2018 12:50

Adıyaman Besni'de bir hafta önce vefat eden bebeğin ailesinden habersiz mezarından çıkartılarak başka bir yere gömüldüğü açıklandı.

Yaşanan bu trajikomik olayın nedeninin mezar yeri tartışması olduğu ortaya çıktı. 
Adıyaman'ın Besni ilçesinde 21 yıllık evli çift Ali Bozköse ile Gülay Bozköse'nin bebekleri olmuyordu. Çiftin 21 yıl sonra bebekleri dünyaya geldi. Erken doğumdan dolayı 42 gün boyunca hastanede tedavi altına alınan olan bebek, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Acılı aile 21 yıl boyunca bekledikleri bebeklerine Yusuf Salih ismini verdi. Yusuf Salih isimli bebek hayatını kaybedince Besni Hıra Mezarlığında toprağa verildi. 
Acılı aile taziyeleri kabul edip, bir haftanın sonunda çocuklarının mezarını ziyarete gittiklerinde hayatlarının şoku ile karşılaştı. Çocuklarının mezarının açıldığını fark etti. Acılı aile durumu polise bildirdi. 
 

Acılı baba Ali Bozköse, Yusuf Salih ismini verdikleri bebeklerini kucaklarına bile alamadan Hıra Mezarlığına Besni Belediyesinin kendilerine gösterdikleri yere aynı gün defnettiklerini söyledi. 

"Herkes cenazesini 1 kere gömer, ben 3 kere gömdüm" 

Baba Bozköse, "Bebeğimizi defnettikten 8 gün sonra geldiğimizde mezarın açıldığını fark ettik. Durumu polise bildirdik. İfademde de eniştem M. B.'den şüphelendiğimi söyledim. Eniştem mezarı yerini kendisinin değiştirdiğini söyledi. Polislerle birlikte gelerek çocuğumu tekrardan gömdüğü yeri söyledi. Bizde bebeğimizi oradan aldık ilk mezar yerine tekrar defnettik. Mezarın yerini eniştem M.B. ile 3 kişi değiştirmiş. Mezarın yerini neden değiştirdi bilmiyoruz. Eğer o mezarın üstü dağılmasa ben fark etmeyecektim, yıllarca gelip boş mezara ağlayacaktım. Bu sadece mezar hırsızlığıdır, çocuk hırsızlığıdır. Dün geldik ki mezar tahrip olmuş, içini taşlarla doldurmuşlar, başındaki taşları söküp atmışlar, üzerinde dolanmışlar. 42 günlük bir bebek mezarından neden çıkartılır, Ben hala olayın şokundayım. Biz eşimle bu bebeği 21 sene sonra bulduk. 21 senedir biz her yolu denedik. En son Allah bunu verdi, oda vefat etti. Herkes cenazesini 1 kere gömer, ben 3 kere gömdüm" dedi. 

Baba Bozköse mezar yerine kendisinin belirlemediğini kaydederek, "Ben çocuğumu buraya gömeceğim demedim. Ben çocuğum vefat ettikten sonra Besni Belediyesini arıyorum, belediye gelip yer kazıyor ve bende çocuğumu gösterilen yere gömüyorum. Burada birilerine herhangi bir kasıt yok. Bir insan nasıl olur da 42 günlük bebeği mezarından çıkartarak başka yere gömer? Çocuğumu mezardan çıkartırken birisi diyemez mi, biz ne yapıyoruz, biz mezardan çocuk çalıyoruz, Bir insanın vicdanı sızlamaz mı? Bu kişilerin en ağır cezayı almaları için elimden geleni yapacağım" diye konuştu. 

Yaşanan olay sonrasında gözaltına alınan M.B isimli şahıs ve diğer üç kişi ifadeleri alındıktan sonra adli makamlarca serbest bırakıldı. 

Çok Okunanlar

60 yaşındaymış, 20'lik kız istiyormuş!

Türk halkı dünyanın her yerindeki mağdurlar için seferber olurken, insanların mağduriyetini fırsata çevirmek isteyen küçük bir gafiller topluluğu ise pes dedirtiyor.

O imama 6 yıl hapis cezası

Emekli imam Abdulkadir Anar'a, PKK'nın cenaze törenlerine katılarak islam dinine zıt vecibeleri yerine getirdiği ve sivil Cuma namazlarını kıldırdığı için 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

İş kuleleri önünde silahlı saldırı

İstanbul Levent'te bulunan İş Kuleleri önüne gelen bir kişi elindeki silahla 2 el ateş etti. Güvenlik görevlileri tarafından etkisiz hale getirilen kişi, polise teslim edildi. Olay yerinde bir tüfek ve çanta polis tarafından inceleniyor.

Şehzade Orhan Osmanoğlu'ndan bomba bir yazı

2. Abdülhamit Han'ın torunu Şehzade Orhan Osmanoğlu istihbarat servisinin önemi ile ilgili çok dikkat çeken bir yazı yazdı. Osmanoğlu 'Aslanlarımız çakal avında..' başlıklı yazısında Sultan Abdülhamid Han'ın kurduğu istihbarat teşkilatını da anlattı.

Paralel manyaklık!

FETÖ örgütünden bir üsteğmen hakkındaki iddianamede mahrem liderlerinden biri şunları söyledi: “Cep telefonlarını son iki rakamlarını 99'a tamamlayacak şekilde kodlayıp kâğıda kaydederdik. Kendi cep telefonumdan asla aramazdım, evime uzak büfelerden kontörlü telefonlardan arıyordum. Birkaç kişiyi arayacağım zaman farklı büfeleri gezerdim.”

Bu kategorideki diğer haberler