Adalet Bakanı Gül, ABD'deki Hakan Atilla davasında jürinin kararıyla ilgili; 'ABD'nin iç hukukundan kaynaklanan bir durumun yabancı bir ülke vatandaşı için uygulanması hem yargılama yetkisi bağlamında hem de fiilin suç vasfı taşıyıp taşımadığı konusunda açık şaibe oluşturmuştur. ' dedi.

Güncelleme: 04.01.2018 16:36

Adalet Bakanı Gül, ABD'deki Hakan Atilla davasında jürinin kararıyla ilgili; 'ABD'nin iç hukukundan kaynaklanan bir durumun yabancı bir ülke vatandaşı için uygulanması hem yargılama yetkisi bağlamında hem de fiilin suç vasfı taşıyıp taşımadığı konusunda açık şaibe oluşturmuştur. ' dedi.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, ABD'deki Hakan Atilla davasında jürinin verdiği karara ilişkin, "Bu süreci, Türkiye'nin yargılama yetkisine, egemenliğine saldırı olarak değerlendiriyor ve kabul etmiyoruz. Terör örgütünün hazırladığı, sürdürdüğü bir süreci kabul edenler, hukuka değil terör örgütüne destek vermektedirler. Türk yargısı ve hukuk düzenine de bir saldırı niteliğindeki bu karar ve sürecin kabul edilmeyeceği aşikardır." dedi.

Gül, ABD'deki Hakan Atilla davasında jürinin verdiği karara ilişkin açıklamalarda bulundu.

New York Güney Bölge Mahkemesinde devam eden yargılamada, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı Atilla hakkında mahkeme jürisinin tarihe geçecek hukuk skandalı niteliğinde ve yok hükmünde bir karar verdiğini ifade eden Gül, uluslararası hukukun vazgeçilmez ilkelerinden olan adil yargılanma hakkının çok açık bir şekilde ihlal edildiğinin görüldüğünü söyledi.

AÇIK ŞAİBE OLUŞMUŞTUR

Hukuka aykırı elde edilen deliller, mahkemenin tarafsızlığı ve bağımsızlığının tartışmalı olması, savunma hakkının açıkça ihlal edilmesi, tanıklık sıfatı taşımayan kişilerin dinlenmesi ve benzeri nedenlerle adil yargılanma ilkesinin inkar edilemez bir şekilde ihlal edilmesiyle bir hukuk garabeti ortaya konduğunu vurgulayan Gül, "İsnat edilen fiillerin uluslararası hukuk bağlamında hukukiliği tartışmalıdır. ABD'nin iç hukukundan kaynaklanan bir durumun yabancı bir ülke vatandaşı için uygulanması hem yargılama yetkisi bağlamında hem de fiilin suç vasfı taşıyıp taşımadığı konusunda açık şaibe oluşturmuştur. Yargılamaya konu olayın asli faili olduğu iddia edilen şahsın karmaşık ve şaibeli bir şekilde asli tanık haline getirilerek bu şahsın beyanları üzerine jürinin kararını bu yönde vermesi evrensel hukuk ilkelerinin hiçe sayıldığını ortaya koymaktadır." diye konuştu.

Gül, yine ağır ceza tehdidi ve çeşitli menfaat temini vaadiyle Türkiye'de terör örgütü üyeliğinden yargılaması devam eden firari Hüseyin Korkmaz'ın tanık haline getirilmesi ve bu kişiye mali, kişisel destekler verilmesinin diğer bir hukuk garabeti olarak önlerine çıktığını belirtti.

FETÖ İLİŞKİSİ AYAN BEYAN ORTADADIR

Davanın hazırlık aşamasından jürinin kararına kadar geçen her süreçte başta savcının sonra da hakimin tarafsızlığının üzerinde çok ciddi ve inkar edilemez şüpheler görüldüğüne dikkat çeken Gül, şu değerlendirmelerde bulundu: 

"15 Temmuz 2016'da kanlı bir darbe girişiminde bulunan FETÖ silahlı terör örgütü ile hakim, savcı, bilirkişi ve tanıkların bir kısmının açık ilişkisi ayan beyan ortadadır. Bu da bu sözde davanın bir kumpas ve senaryodan ibaret olduğunu göstermektedir. Kanlı bir darbe girişiminde bulunan, yüzlerce vatandaşımızın şehit edilmesine ve binlerce vatandaşımızın yaralanmasına neden olan kanlı terör örgütünün geçmişteki kumpaslarını yürüten kadroların bir kısmının, ABD'deki davada aktif şekilde görev üstlendikleri görülmektedir. Türkiye'de 17 ay tutuklu kaldıktan sonra yargılamasına devam edilen Korkmaz, Türkiye'deyken yargılandığı davayla ilişkisi olmadığını ifade ederken Amerika'daki davada bu işin koordinatörü olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmiştir. Hukuk dışı yol ve yöntemlerle gerçekliği tartışmalı bilgi ve belgeleri bir casusluk faaliyeti göstererek ABD'ye kaçıran şahsın tanık olarak dinlenilmesi, bu belgelerin delil olarak kabul edilmesi, ABD yargısı için de itibarını zedeleyici bir durumdur. Darbecilerin teslim edilmesini beklerken ne yazık ki aynı darbecilerin mahkemede aktif rol üstlendiklerini gördük."

Gül, ABD ve Türkiye'nin köklü bir müttefiklik ilişkisinin bulunduğunu, buna rağmen bu zamana kadar ABD yetkililerinin terör örgütü üyeleriyle ilgili taleplere olumlu cevap vermediğini ifade etti.

TÜRKİYE'NİN EGEMENLİĞİNE BİR SALDIRIDIR

Jürinin bu kararının sadece Türkiye için değil uluslararası hukuk açısından da hiç bir bağlayıcılığı ve geçerliliğinin bulunmadığını vurgulayan Gül, şunları kaydetti:

"Bu dava ve muhtemel buna bağlı süreçler hukuki olmaktan uzak, siyasi yanlı bir yargılama olacaktır. Bunların ülkemizce kabul edilemez olduğu açıktır. Türkiye'nin egemenliğine saldırı anlamındaki bu sürecin kabulü mümkün değildir. Türkiye bir hukuk devletidir. Bu durum ise Türkiye'de elde edilemeyen hukuki sürecinin, skandallar ve hukuk katliamıyla başka bir mercide görülme çabasından başka bir şey değildir. Bu süreci Türkiye'nin yargılama yetkisine, egemenliğine saldırı olarak değerlendiriyor ve kabul etmiyoruz. Terör örgütünün hazırladığı, sürdürdüğü bir süreci kabul edenler, hukuka değil, terör örgütüne destek vermektedirler. Türk yargısı ve hukuk düzenine de bir saldırı niteliğindeki bu karar ve sürecin kabul edilmeyeceği aşikardır."

Bu besinleri sakın buzdolabına koymayın!
Yerel seçim anketinden bomba sonuç!
Dünyanın en gizemli üssü!
Türkiye'nin en çok satan lüks otomobilleri
Uyuyan güzelin sırrı çözüldü
Avrupa medeniyetsizliği! Yarı çıplak Türkiye'ye gönderdiler
ABD'den ilginç Brunson açıklaması: Türk yetkilerle konuşacağız
MİT'in paketlediği Reyhanlı planlayıcısı tutuklandı
1,5 milyon lira ödüllü terörist öldürüldü
Putin'den teröristbaşına: Sebebi sensin!
ABD'nin teröristleri yine sivilleri hedef aldı!
Yunanistan 'insanlık'tan sınıfta kaldı!
Norveç'ten 'Kaddafi' itirafı! ABD izin vermedi...
ABD'den flaş 'Esad' kararı!
Türkiye'den dev petrol hamlesi! Anlaştılar
İşte Kaddafi'nin vasiyeti!
500 bin çocuk ölümün pençesinde!
TSK'dan teröristleri üzecek 'sınır' hamlesi!
Kamera arkasında 'derbicik' gerginliği
Yeni nefes kredisi geliyor

Başkası alınca ölü numarası yapan köpek!

Hoşlanmadığı insanın yanında ölü numarası yapan köpek.

Köpek bebeği kıskanırsa

Reyhanlı saldırısının planlayıcısı adliyeye sevk edildi

MİT Başkanlığınca yakalanan Reyhanlı'daki bombalı saldırının planlayıcısı Yusuf Nazik, emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edildi.

Seçkin birliğin parolası: Başarmadan dönmek yok

Türkiye'nin en seçkin birlikleri arasında yer alan SAT komandoları, "başarmadan geri dönmek yok" anlayışıyla yerine getirdikleri görevleri için eğitimlerini aralıksız sürdürüyor.

Hürkuş teslimata gün sayıyor

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından özgün olarak geliştirilen ilk milli hava aracı Hürkuş, Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmek için gün sayıyor.

Çok Okunanlar

Flaş gelişme: Trump görüşmek istiyor

BM Zirvesi'ne katılacak olan Trump'ın İran Cumhurbaşkanı Ruhani ile görüşmek istediği açıklandıç

Terörist Gülen'in avanesi bakın ne istiyor

15 Temmuz'un mimarı vatan haini ve bölücü terör örgütü lideri Fethullah Gülen'in avanesi arasında yer alanlardan Hakan Şükür, Türkiye'deki ''af'' tartışmalarına umut bağlamış olsa gerek. Galatasaray'ın Aksihar maçının yorumcularını eleştirerek yorumculuk yapmak istediğini belirten bir tweet attı.

100 milyon lira ile kaçan banka müdürü yakalandı

Antalya'da çalıştığı bankadan, döviz bürolarından ve iş insanlarından aldığı 100 milyon lira kayıplara karıştığı öne sürülen banka müdürü İzmir'de gözaltına alındı.

Rusya'dan İsrail'e 'hava sahası' darbesi geliyor!

Rus Senatör Frants Klintseviç, Rusya'nın ileride İsrail Hava Kuvvetleri ile olayların yaşanmaması için adım atabileceğini ve İsrail'e Suriye hava sahasını kapatacak gerekli tüm kaynaklara sahip olduğunu söyledi.

Başkan Erdoğan Rus gazeteye makale yazdı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'daki "Kommersant" gazetesi için makale kaleme aldı. Erdoğan makalede; "Rusya'nın terör odaklarına karşı Türkiye'nin mücadelesine destek vermesini bekliyoruz." ifadelerine yer verdi.

Bu kategorideki diğer haberler