Fatih KALLEM: 'Ruhsuz şehir olur mu?'

Güncelleme: 09.09.2017 14:18

Oluşumu medeniyetlerin doğuşuna kadar götürülebilecek şehirlerin, uzun yıllardır türlü tahlillerin ve araştırmaların konusu olmasının sebebi, şehirlerin yapılardan ve coğrafyadan öte, yaşayan, gelişen ve ölen bir anlamlar bütünü olmasından ileri gelmektedir. Bu bahise temel olacak şekilde, şehirlerin doğuşunu medeniyetin doğuşuna kadar dayandırmamız mümkündür. Hatta bunu bir adım ileriye götürecek olursak şehirler, İbn-i Haldun'un da dediği gibi, medeniyetlerin kurulduğu ve geliştirildiği mekanlar, aynı zamanda medeniyetlerin çürümeye başladığı yerler olarak da kabul edilebilir.

Bu bağlamda şehir ve medeniyet kavramları arasında, tüm dini ve beşeri sistemler tarafından önemsenmeye devam eden sımsıkı bir bağ bulunmaktadır.

Yazar Lütfi Bergen de aynı İbrahim Tenekeci gibi, şehir ve kent olgularını birbirinden ayırmakta, Şehir' i medeniyet ve muhafazakarlıkla, Kent'i uygarlık ve modernizmle bağdaştırmaktadır.

"Kent'i Durduran Şehir" adlı kitabında Bergen, kentin değerlerimizi öldürdüğünü, kentleşmenin Türk ve İslam değer yargılarında çözülme ve bozulmaya sebep olduğunu söylemiş, "modern kentler ölüler diyarıdır" diyerek de, İbn-i Haldun'un fikirlerini temel alarak, bize miras kalan şehir ve medeniyetin, kentin ve uygarlığın içinde bir nevi çürümeye maruz kalıyor olduğunu ileri sürmüştür. Ona göre bu çürümenin karşısında durabilecek şey ise, Nurettin Topçu'nun Türk-İslam geleneğiyle temellendirdiği Anadoluculuk anlayışıdır.

Gerçekten de şehirler, kurduğu ya da kurulduğu medeniyetin ışığıyla bünyesinde yaşayan insanları ısıtarak, toplumu kaostan uzak tutacak, yazılı olmayan ve karakteristik bir disiplin sistemi geliştirmektedir.

Bu tabloyu Platon da, "şehirle hemşeriler arasında bir anlaşma" sözleriyle nitelendirmiştir. Söz konusu disiplin sistemi, az sonra belirteceğim etkenlerin yanında, şehri çürümeden koruma vazifesini yerine getirmesi sebebiyle de çok büyük önem taşımaktadır.

Şehir 'in kurduğu ya da kurulduğu kültür ve medeniyetin, bünyesinde yaşayan toplumun üzerindeki bir diğer etkisi de, oluşturduğu disiplin ve yaşayan medeniyet ruhunun estetik ve sanatı şekillendirmesidir. Öyle ki şehir tarihinin bir döneminde etkisini gösteren bir sanat akımı, söz konusu dönemi tamamen simgeleyecek bir tarihsel birim haline de gelebilmektedir. Barok ve Gotik Dönemler, Avrupa'da bunun en belirgin örnekleri kabul edilebilir. İslam tarihinde ise Kurtuba, Şam, Bağdat, Halep ve İstanbul kültür sanat ve estetikte kaydettikleri ileri aşamaları kuruldukları medeniyete borçludur.

Özetle şehir ve medeniyetin geliştiği oranda estetik ve sanat ilerleyecek, devamında ise estetik ve sanat aynı şehir ve medeniyet gibi kendi disiplinlerini kuracaktır.

Tüm bunlardan yola çıkarak Şehir' i, bakış açımıza ve konuştuklarımıza uygun bir şekilde tanımlamak gerekirse; şehirlerin her anlam için ayrı ayrı geliştirdikleri disiplinin, şehir ruhunun etkisi altında şekillenen estetik anlayışın ve nihayet şehir karşısında bazen alıcı bazen de verici konumda olan toplumun bir araya gelmesiyle oluşan, aynı zaman da bu etkenlerin sağlayıcısı konumunu da üstlenen anlamlar bütünüdür diyebiliriz.

Bir Şehir' i şehir olarak tutacak ve hep bir adım ileriye götürecek şey, bahsettiğimiz anlamlar bütününü, kente ve uygarlığa mesafe koymak yoluyla korumak şiarında olmaktan geçmektedir. Asırlar önce Hoca Ahmet Yesevi, Alperenlerini bu şiar ile İslam dünyasının dört bir yanına yolcu ederek, Şam, Bağdat, Kudüs, Halep, Ahlat gibi ruhuyla yaşayan şehirler kurulmasına vesile olmuştur. Ecdadımız Osmanlı da Hoca Ahmet Yesevi' nin manevi mirasıyla şehir olmak olgusuna fazlasıyla önem vermiş, vakıf faaliyetleri gibi vasıtalarla bu mirası ileriye götürme çabasında olmuştur.

Düşüncelerimi sonuçlandırmadan hemen önce, bazı şehirlerin birbirine manen bağlı olduğu gerçeğine de değinmeden edemeyeceğim.

Yukarıda bahsettiğim şiarla kurulup gelişen şehirler, üzerinde muktedir olan ruhun kontrol edemeyeceği bir şekilde birbirine bağlı olarak yaşamaktadırlar. İstanbul, Kudüs, Şam ve daha nicesi, aynı insanlar gibi birbirlerine özlem duyarak, sokaklarını doldurmuş olan ecdad nefesiyle anlamlanarak, insan zihninin alamayacağı bir dostluk ilişkisi kurmuşlardır.

Sonuç olarak bugüne düşen, kentleşmenin karşısında çürümeye başlayan şehir ve medeniyeti modernizmin pençesinden alarak, Hoca Ahmet Yesevi başta olmak üzere, tüm ecdad-ı izamın manevi mirasına sahip çıkmaktır. Böylece şehirler Lütfi Bergen'in deyimiyle "seküler kafes" ler olmaktan çıkabilecek, bu manevi mirasın getirdiği değerlerin yaşamın içinde anlam bulmasına şahitlik edebilecektir.

Bilahare Farab\u00ee'nin hayalini kurduğu ve idealize ettiği "Erdemli Şehir" i, düşmanlarına karşı en büyük zaferini verecek, Nurettin Topçu'nun da tahayyül ettiği "cemiyeti yoğuracak olan ruh"şehirlerin kapısından ve insanların dudaklarından içeri süzülecek, bir manevi mirasa sahip olmanın hafifliğiyle, İslam medeniyeti maarif davasını kazanmış, en büyük imtihanını vermiş olacaktır.

Fatih KALLEM \u2013 fikir ve aksiyon

İşte Orta Doğu'nun en güçlü ordusu
Bu işte bir terslik var diyeceğiniz kareler
ŞOK 10 EKİM Aktüel İndirimli Ürünler Kataloğu
WhatsApp bugün değişti! Kimse fark etmedi bile
Acun zam yaptı! İşte O Ses Türkiye'de jürinin alacağı maaş
Tren kalabalığa daldı! Ölü ve yaralılar var
ABD cami bombaladı!
Konsolosluk çalışanları ilk ifadesini verdi
Ansızın geldiler! Ceza yağdırdılar
Siyonistler fitne için bakın ne yapıyor!
Star Rafinerisi açılışı gerçekleştirildi
En büyük önceliğimiz haline geldi!
Konut satışında Cumhuriyet rekoru!
Japon uzman uyardı! İstanbul depremi...
Kaşıkçı'nın nerede öldürüldüğü tespit edildi!
'Göç'ün sebepleri 'göçmenleri' konuşacak!
Cemal Kaşıkçı'yı işte bu yüzden katlettiler!
Floyd kabul etti! Khabib 'en iyi' olmak istiyor
BDDK'dan bankalara fren! Zorla...
Barzani gözünü Türkiye'ye dikti!

Nasıl bir fareyse kedi korkudan...

Tuvalete giren fareyi çıkarmak istediler ama hiç umdukları gibi olmadı.

İntihar etmeyi düşünen kadına tavsiye vermek

İntihar etmeyi düşünen kadına tavsiye vermek -Arabam var orada şu taraftan atla

Büyük cesaret!

Eğer uçağı kaçırırsanız, yapmanız gereken yüksek bir yere çıkıp uçağın kapısını hedeflemek...

TSK'nın yeni canavarı ASELPOD...

Hava Kuvvetlerimizin envanterine giren ve ihracatını da gerçekleştirdiğimiz ASELPOD...

Gagauz Özerk Yeri'nde Erdoğan coşkusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Gagauz Özerk Yeri'nde halka hitabından önce kent meydanını dolduran çok sayıda Gagauz, sevgi gösterilerinde bulundu.

Çok Okunanlar

Fetih Suresi anlamı, Arapça ve Türkçe okunuşu ile tefsiri

Fetih Suresi Müslümanlara çok büyük müjdelerle dolu olan surelerden biridir. Hz. Muhammed (sav) ve ashabına ve biz Müslümanlara zaferler müjdelemektedir. Cihada çıkan Müslümanlara da Fetih Suresi'nde uyarılar ve kolaylıklar yer alır. Özürlünün, hastanın ve âmâ için Fetih Suresinde kolaylıklar zikredilirken, özürsüz olarak cihaddan geri duranlara da azab müjdelenmektedir. Fetih Suresi gerçek iman sahipler için müjde, inanmış gibi yapanlar için korku vesilesidir.

Tutuklanan sosyal medya fenomeninden rezil ifade

Sapkın videoların sahibi Gaga Bulut lakaplı şahıs, "İlgi çekmek için feminen giyiniyorum, kız arkadaşım var" dedi.

İşte yerli otomobil! Adeta su yakıyor

Elektrikli yerli otomobil ilk kez İstanbul'da bir fuarda görücüye çıktı. İşte dizaynıyla da oldukça dikkat çeken yerli otomobilin ilk görüntüleri...

Cemal Kaşıkçı'yı işte bu yüzden katlettiler!

Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın Twitter geçmişi, hiçbir delile gerek kalmadan Suudi Arabistan tarafından neden ortadan kaldırıldığını gösterir nitelikte. Adeta 'sürgün hayatı' yaşayan Kaşıkçı ile ilgili İngiliz gazeteci David Hirst de "Twitter yorumlarına bakan herkes (Kaşıkçı'nın) neden susturulmak istendiğini açıkça görür" ifadelerini kullanmıştı.

Danıştay'dan 'andımız' kararı

Türk Eğitim-Sen tarafınan Milli Eğitim Bakanlığı yönetmeliğinin 12. maddesi gereğince 'öğrenci andı'nı yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali için Danıştay'da dava açtı.

Bu kategorideki diğer haberler