Macron, İslam'ın Fransa'da yapılandırılması ve kritik önem taşıyan yönü olarak bunun nasıl ifade edileceği üzerinde çalıştığını açıkladı.

Güncelleme: 13.03.2018 12:58

Macron, İslam'ın Fransa'da yapılandırılması ve kritik önem taşıyan yönü olarak bunun nasıl ifade edileceği üzerinde çalıştığını açıkladı.

Batılı liberallerin çoğu tarafından hararetle savunulmasına mukabil Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un retoriğinin ardındaki reel politik, zannedilenden çok daha kaygı verici. 

Yalanları sürekli tespit edilen Donald Trump'ın tersine Macron gerçek politikalarını kozmopolit ve liberal bir yüzün arkasına maskelemekle çok daha başarılı oldu. İş dünyası yanlısı bir çalışma kanunu ve kabul prosedürlerini sınırlayan bir üniversite reformu fazla itiraz görmeden geçti. Reformların son hedefi göçmen politikasıydı; yeni düzenleme, önde gelen insan hakları gruplarının yanı sıra anayasal kamu denetçisi tarafından da eleştirildi.

Bu kısıtlayıcı politikalar arasında Macron, Fransa'da "İslam'ın yeniden yapılandırılması" çağrısıyla gündem oluşturdu.

Fransız Cumhurbaşkanı, zaten seçimler sırasında Müslüman seçmenleri etkilemeye çalışmıştı. Müslümanları dışlayan Fransız ulusal kimliği ve laiklik (sekülarizm) söylemini tekrar etmeyecekti. Dolayısıyla Müslümanların birçoğu Macron'a iyimser yaklaştı. Kariyerinin başında Müslümanları kucaklayan ancak daha sonra sırt çeviren Sarkozy'ye gösterilen iyimserliğin aynısı. Bu nedenle Macron'a da şüpheyle yaklaşmak gerekiyor.

Macron, İslam'ın Fransa'da yapılandırılması ve kritik önem taşıyan yönü olarak bunun nasıl ifade edileceği üzerinde çalıştığını açıkladı. Bu sürecin nihai amacının, insanlara inanç özgürlüğü tanıyan Fransız sekülerliğinin merkezinde yer aldığı ulusal uyumun muhafazası olduğunu savunan Macron, bu sürecin aynı zamanda köktencilikle mücadele çabasının da bir parçası olduğunu iddia etti.

Fransa'yı köktencilikle tehdit ediliyor gören bu savunma fikri, Macron'un, "devlet ile daha barışçıl bir ilişki zemimine taşımak" için İslam'ı Fransa'ya "daha iyi entegre ettirme" girişimiyle iç içe. Bu şekilde, İslam'ın Fransa'da tamamen yeniden yapılandırılması için gerekli zemini hazırlamak istediğini söyleyen Macron'un bu işteki kazancı ya da kaybı nedir?

"Fransız Cumhuriyeti'nin imamları"

Henüz tüm ayrıntıları açıklanmamış olsa da Macron'un planının bazı temel fikirleri olduğu anlaşılıyor. İlki İslam'ın finansmanı, ikincisi ise Fransa'da imamların eğitimi. Bir "Fransa Büyük İmamı" belirlemenin de bu yeniden yapılandırmanın bir yönü olduğu anlaşılıyor.

Macron açıkça, "Fransız İslam'ını moderniteye yönelmekten alıkoyduğunu" iddia ettiği Arap ülkelerinin etkisini azaltmak istediğini söyledi. Bu da, Avrupa'nın medeniyetin zirvesini, Arapların ise geri kalmışlığı temsil ettiğini varsayan çok ırkçı bir düşünceyi yansıtıyor. Ancak bu kabul, Macron'un yabancı devletlerin Fransa'daki İslami kurumları fonlamasını yasaklama talebini meşrulaştırıyor.

İslam'ın "kurumsallaştırılması", Müslümanları kar gözetmeyen kurumları denetleyen bir yasanın kapsamından çıkararak devletin katı mali denetimi altındaki kültürel dernekleri düzenleyen bir yasaya tabi kılmak anlamına geliyor. Nitekim Fransız İçişleri Bakanı, daha önce, hükümetin ülkede İslam'la ilgili konulara müdahil olması ve "yabancı ülkelerin imamları" yerine "Fransız Cumhuriyeti'nin imamlarını" oluşturması gerektiğini dile getirmişti. İmamların yabancı hükümetlerin temsilcileri olmaması gerektiği düşünüldüğünde, bu argüman mantıklı görünüyor ancak durumun bu olduğuna dair kanıtlar da sunulmalı.

İçişleri Bakanı bu meselede sert bir tutum sergiledi ve "Camilerin yabancı ülkeler tarafından finanse edilmesinin durdurulması ve Selefi camilerini kapatmayı öneriyorum. Cumhuriyetin değerlerine zıt konuşmalar yapan tüm yabancı imamlar sınır dışı edilmeli."dedi.

Ancak, bu tutumun öncelikle ve en fazla Müslümanları hedef aldığı anlaşılıyor; diğer dini zümrelerin ise uluslararası ilişkiler kurması, Mormon misyoneler ya da Vatikan'ın Katolik kilisesine yardım etmesi gibi dışarıdan maddi destek almasına imkan tanıyor.

Bu da bize diğer Avrupa ülkelerindeki benzer girişimleri hatırlatıyor. Diğer girişimlere benzer şekilde, bu Fransız planı da -2018'in ilk yarısında daha detaylı olarak kamuoyuna açıklanacak- İçişleri Bakanlığı tarafından aktif bir şekilde takip ediliyor. İtalyan hükümeti de 2017'de bir "İtalya İslamı" oluşturma girişiminde bulunmuş, bu girişim İtalya İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülmüştü. Avusturya İçişleri Bakanlığı da yeni bir İslam Yasası oluşturma süreci başlatmış, sert eleştirilerle karşılaşan yasa, 2015'de yürürlüğe girmişti. Almanya'da da İçişleri Bakanlığı 2007 Alman İslam Konferansı düzenlemiş, bu etkinlik de çok fazla eleştirilmişti.

'Sert politikalar, yumuşak söylemler'

Bu politikaların yapısal bir özelliği, sert politikaların eşlik ettiği görece yumuşak söylemler. Avusturya'nın yeni başbakanı Sebastian Kurz, belki de bu stratejinin ideal örneği. Kurz, önce İslam'ın Avusturya'nın bir parçası olduğu söylemini tamamen benimseyerek birçok Müslüman'ın kalbini kazanmış, sonrasında ise yine mütebessim bir çehre ile Avusturya'da İslam'ı en otoriter şekilde kurumsallaştıran sistemi uygulamaya koymuştu.

Emmanuel Macron, Fransa'da devletin "nötr" olmasını, bunun sekülerliğin temeli olduğunu savunuyor. Bu gayet yerinde bir görüş ama mali kaynakların denetimi gibi Müslüman kurumlara yönelik tahditler ve Fransa'da eğitim görmüş Müslümanları iyi, diğerlerini kötü olarak algılamak gibi yaklaşımlarla temelden çelişkili.

Dolayısıyla Macron'un altı ay içinde açıklayacağını söz verdiği önerilerin yakından incelemesi önemli olacak.

Bu besinleri sakın buzdolabına koymayın!
Yerel seçim anketinden bomba sonuç!
Dünyanın en gizemli üssü!
Türkiye'nin en çok satan lüks otomobilleri
Uyuyan güzelin sırrı çözüldü
ABD-İran krizi büyüyor! Aynaya bakın
Sedanur'un otopsisi ile ilgili üst üste açıklama
'Unutulmaz bir intikam alacağız'
İSKİ'den uyarı! 30 saat su yok
Bu acıya yürek dayanmaz! Feryatlar göğe yükseldi
Yedek işçiye de kadro kararı!
Milyonlara müjde! 520 lira zam
MİT'in paketlediği isim bülbül gibi öttü!
Meteoroloji'den 9 ile sağanak uyarısı
Başkan Erdoğan yurt dışındayken yerine bakacak isim belli oldu
Trump ile görüşme olacak mı? Erdoğan noktayı koydu
DEAŞ'ın celladı Adana'da yakalandı
Saldırı sonrası İran'dan flaş karar!
İstanbullular dikkat! Bu yollar trafiğe kapatılacak
Cumhur, başkanı ile buluştu

Semin Öztürk'ten akrobasi gösterisi

Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Anadolu Ajansı'nın global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali üçüncü gününde ziyaretçilerini ağırlıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan TEKNOFEST İSTANBUL'da

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı (T3) Vakfı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen, Anadolu Ajansı'nın global iletişim ortağı olduğu TEKNOFEST'te düzenlenen törende konuştu.

Öğrencileri taşıyan midibüs devrildi: 1 ölü, 18 yaralı

Kocaeli Körfez'de ortaokul ve lise öğrencileri taşıyan midibüs devrildi. Kaza sonucunda bir kişi hayatını kaybetti, 18 kişi yaralandı. midibüsteki öğrencilerin TEKNOFEST İstanbul'a gitmek üzere Aksaray'dan yola çıktığı öğrenildi.

ABD'nin YPG/PKK bölgesine askeri sevkiyatları sürüyor

ABD'nin YPG/PKK bölgesine askeri sevkiyatları sürüyor

ABD, Suriye'de terör örgütü YPG/PKK işgalindeki bölgelere silah, mühimmat ve askeri malzeme sevkiyatına devam ediyor.

Çok Okunanlar

Erdoğan'dan ABD'ye sert tepki

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şu anda festival alanında kurulan platformda TEKNOFEST'te bulunanlara hitap etti. Erdoğan konuşmasında ABD'nin terör örgütü PKK/YPG'ye 19 bin tır, 3 bin kargo uçak silah gönderdiğini söyledi.

İsmail Cesur kimdir? İsmail Cesur nerelidir?

Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanlığına Erdoğan'ın imzasıyla İsmail Cesur atandı. Daha önce Başkan Erdoğan'ın sosyal medya hesaplarının yöneticiliğinden tanıdığımız İsmail Cesur kimdir? İsmail Cesur nerelidir? İsmail Cesur ne mezunudur? Sorularınızın cevabı için yazımıza bakabilirsiniz.

Türkiye ve Rusya'nın hamlesi ABD'yi zora soktu!

Türkiye ve Rusya arasında gerçekleştirilen İdlib mutabakatının yankıları sürüyor. Pentagon'un eski analistlerinden Yarbay Karen Kwiatkowski,İdlib mutabakatına ilişkin "Türkiye ve Rusya, ABD'nin Suriye'de işini zorlaştıracak" dedi.

Nagehan Alçı hastanelik oldu

Gazeteci Nagehan Alçı şiddetli ağrıları sebebi ile ambulansla hastaneye kaldırıldı. Alçı'nın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Af teklifinin detayları belli oldu

MHP Genel Başkan Yardımcı Fethi Yıldız, 24 Eylül'de Meclis'e sunulacak olan af teklifinin detaylarını paylaştı.

Bu kategorideki diğer haberler