Yrd. Doç. Dr. Erkan ÇAV

Güncelleme: 13.09.2017 12:26

Yrd. Doç. Dr. Erkan ÇAV

Hayatı

13 Şubat 1927 tarihinde İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi'nde başladığı orta öğrenimini ABD'de tamamladı. Stanford Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü mezuniyetinin ardından lisansüstü eğitimini John Hopkins Üniversitesi'nde yaptı. 1954'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne asistan olarak giren Şerif Mardin, doktorasını Stanford Üniversitesi'nde tamamladı. "The Young Ottoman Movement: A Study in The Evolution of Turkish Political Thought in The Nineteeth Century" başlıklı doktora tezi The Genesis of Young Ottoman Thought adıyla 1962 yılında basıldı. 1964'te doçentliğe, 1969 yılında profesörlüğe yükseldi. Ankara Üniversitesi'nde 13 yıl görev yaptıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi'nde İktisadi İdari Bilimler Fakültesi'nin kurucu Dekanlığını ve Sosyoloji Bölümü Başkanlığı görevini sürdürdü. Burada siyaset bilimi ve sosyoloji dersleri verdi. ABD'de Colombia ve California, İngiltere'de Oxford üniversitelerinde konuk öğretim üyesi olarak dersler verdi. Washington DC'deki American University Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğretim üyeliği yaparken aynı üniversite bünyesinde faaliyet gösteren İslam\u00ee Araştırmalar Merkezi'nin başkanlığı görevini yaklaşık 13 yıl boyunca devam ettirdi. 1954-1966 yılları arasında Forum dergisine makaleler yazdı. 1967-1970 yılları arasında Türkiye Sosyal Bilimler Derneği kurucu başkanlığını yaptı. 1993 yılında ODTÜ Prof. Dr. Mustafa Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı Yılın Bilim Adamı Ödülünü (Prof. Dr. Tekin Dereli ile birlikte) aldı. 1999-2011 yılları arasında Sabancı Üniversitesi'nde siyaset ve sosyoloji bilimi dersleri veren Şerif Mardin, 2011'den sonra sağlığı elverdikçe Şehir Üniversitesi'nde dersler vermiş, tezler yürütmüş, çeşitli konuşmalar yapmış ve diğer çalışmalarına yoğunlaşmıştır.

Öncü Bir Bilim İnsanı

Değerli bir bilim ve ilim insanı, 90 yıllık ömründe öncü, temel ve paha biçilemez özelliklere sahip eserler üreten Şerif Mardin, ahiret yurduna göçtü. Ön alan, yol açan, yön gösteren, gelecek on yıllara ilişkin siyasal-toplumsal hareketlilikleri, düşünsel perspektifleri ve süreçleri belirleyecek konuları öncesinden sezen, tahmin eden ve üzerinde çalışan güçlü bir siyaset bilimciyi, tarihçiyi ve sosyoloğu kaybettik. Şerif Mardin, kendi deyimiyle temel olarak "siyaset bilimi" ile ilgileniyordu, siyaset bilimciydi. Bununla birlikte, "düşünce tarihi" alanına giren çalışmalarında tarihi, edebiyatı ve sosyolojiyi siyaset biliminin teorileri ile bütünlüklü olarak ele alıyor, Türkiye'yi, toplum yapısını, sivil toplumu, bireyleri, düşünme mekanizmalarını, düşüncelerin ve akımların kökenlerini, etkileşimlerini ve pratiklerini geniş ve derinlikli bir perspektifle inceleyerek, ortaya çıkardığı yöntemsel ve teorik bütünlükle, siyaset bilimi ve sosyoloji alanında Türkiye'de öncü, etkin ve belirleyici bir rol oynuyordu. Yaptığı tespitler, değerlendirmeler ve ortaya koyduğu yaklaşımlar geçerliliğini bugün hala büyük ölçüde korumakta, bunların üzerine inşa edilen düşünceler Türkiye'deki düşünce hayatında, sosyal bilimlerdeki yansımalarında ve yeni çalışmalarda kendilerine geniş yer bulmaktadır. Bu anlamda Mardin, düşünceleri, çalışmaları ve tespitleri ile bu ülkenin düşünce atmosferine damgasını vuran akademisyen-entelektüel kişiliklerden bir tanesi olmuştur.

Zor Zamanlarda Konuşan Bir Entelektüel

Şerif Mardin, bu ülkenin siyasi-toplumsal yaşamı, gelişimi ve özellikleri hakkında doğru tespitler yaptı, toplumun özelliklerini detaylı biçimde ortaya koydu, bunlarla bütünleşen düşünce hayatının derinlikli ve kapsamlı anlamlandırmasını gerçekleştirdi. Henüz, resmi-merkez ideoloji hakkında konuşmanın zor olduğu zamanlarda, Türkiye'de uygulanan Batılılaşma Projesi'nin, Toplumsal Mühendislik Projesi'nin kalıcı olamayacağını, gündelik yaşama nüfuz etmekte zorlanacağını, doldurulmak istenen dinin yerinin bu projeyle dolmasının mümkün olmadığını, bu anlamda Kemalizm'in toplumun varoluş derinliklere kök salmasının sanıldığı kadar kolay olmadığını ve bunun özellikle 1950'ler sonrasının serbest ortamında hemen açığa çıkan bir süreç olduğunu; Jakobenizm ve tepeden inmeci yaklaşımın Osmanlı son yıllarına dayanan tarihsel ve düşünsel kökleri, entelektüel kapasitesi ve uygulamalarını dayanak alarak tespit etmiş ve haklılığını her geçen gün sağlamlaştıran tezler ve düşünceler örgüsü ile bu gerçekliği ortaya koymuştur.

Sosyal Bilim ve Aile Birikimi

Şerif Mardin, Mardin Kasımiye Medresesi'nin müderrisleri gibi içinden önemli ilim ve bilim insanları, din adamları, entelektüeller ve şahsiyetler çıkarmış bir aileden geliyor, daha doğumundan itibaren Türkiye Cumhuriyeti'nin ulus-devlet serüvenine yakından tanıklık ediyor, bu deneyimleri zihnine ve kalbine kazıyordu. Aile ve toplumsal konum olarak yaşadığı tanıklık, ona eserlerinde önemli bir bilgi ve ilham kaynağı olacak, çalışmalarının güçlü derinliği, içselleştirdiği yaşam tecrübesinin ve birikiminin izlerini taşıyacaktır. Bir ziyaretimde kendisine yönelttiğim "Hocam, neden hayatınızı, hatıralarınızı, yaşadıklarınızı yazmıyorsunuz?" soruma verdiği cevap, birey ve toplum olarak yaşadığı durumun özeti gibiydi: "Her şey, hayatım çok karışık, mümkün değil!" Israrcı olmak beyhudeydi. Masaların üzerindeki farklı kültürel kimliklere ait onlarca fotoğraf, aileden gelen birikim ve yaşanılan tarihsel tanıklıkların izini bir şekilde şimdilik çalışmalarından bulmak gerekiyordu. Belki, bir sosyal bilimciyi de sadece böyle anlamamız doğru olurdu. Eğer, henüz yayınlanmamış yaşam öyküsü odaklı bir çalışma yapmamışsa veya yapılmamışsa, Şerif Mardin açısından hangisinin daha isabetli olduğunu bilmemiz, artık pek mümkün değil.

Çalışmaları

19.yüzyılda, Osmanlı düşüncesinin dönüşen akımlarının kılcal damarlarına teorik ve pratik kökenleri ile inerken, cumhuriyet döneminde tam anlamıyla karşılığını bulacak olan bu düşüncelerin köken, anlam ve ilişki haritasını gelişkin olarak hemen birçok özellikleri ile ortaya koymuştur. Doktora tezi ve daha sonra ilk kitabı olan Yeni Osmanlı Düşüncesinin Doğuşu (İletişim Yayınları, 1996. İlk baskı; The Genesis of Young Otoman Thought, Princeton University Press, 1962), bu anlamda Osmanlı Devleti'nden Cumhuriyet dönemine geçişin düşünsel bağlarını sıkı bir şekilde ortaya çıkarıyordu. Bu kitabı, Jön Türklerin Siyasi Fikirleri 1905-1908 (İletişim, 1983. İlk baskı; Türkiye İş Bankası, 1964) takip ediyor, 1850-1918 arası döneminin düşünce dünyasının etkin fikirleri, örgütsel yapıları ve kişileri; yaklaşımları, tezleri, politikaları ve uygulamaları ile dönemin tarihsel koşulları ve sosyolojisi eşliğinde bu çalışmalarda bütün gerçekliği ile meydana çıkıyordu. Şerif Mardin, Demokrat Parti dönemi ile birlikte, toplumsal ve siyasal yaşamda kendine yeniden yer bulan "din" görünümlerinin düşünceye ve ideolojiye yansımasının olacağını erken dönemde fark ederek 1960'lı yıllarda Din ve İdeoloji (İletişim Yayınları, 1983. İlk baskı; Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 1969) kitabını yazmış, bunu, kendisinin, hiçbir şekilde kabul edilemez bir tavır olarak TÜBA'ya (Türkiye Bilimler Akademisi) alınmasına da engel olacak şekilde din odaklı olumsuz anlam yüklenmiş spekülatif sıfatlarla anılmasına yol açan Bediüzzaman Said Nursi Olayı: Modern Türkiye'de Din ve Toplumsal Olaylar (İletişim Yayınları, 1992. İlk baskı; Religion and Social Change in Modern Turkey: The Case of Bediuzzaman Said Nursi, State University of New York Press, 1989) kitabı takip etmiş, hemen bir süre sonra, ideolojiye daha yakından baktığı İdeoloji (İletişim Yayınları, 1992) kitabı yayınlanmıştır.

Her biri dünya çapında değer olan, dünyadaki düşünce çalışmalarına önemli katkılar sunan ve Türkiye denince akla gelen ilk çalışmalardan olan kitapları yanında, Mardin'in çoğu makaleleri de başlı başına birer kitap değerindedir. Makaleleri, Türkiye'de Toplum ve Siyaset-Makaleler-1 (İletişim Yayınları, 1990), Siyaset ve Sosyal Bilimler-Makaleler-2 (İletişim Yayınları, 1990), Türkiye'de Din ve Siyaset-Makaleler-3 (İletişim Yayınları, 1991), Türk Modernleşmesi-Makaleler-4, (İletişim Yayınları, 1991), Türkiye, İslam ve Sekülarizm-Makaleler-5 (İletişim Yayınları, 2015) başlıkları ile bir araya getirilmiştir. Kitap ve makale çalışmalarının büyük bölümü, öncelikle İngilizce olarak yayınlanmış, sonra Türkçeye çevrilmiştir. Şerif Mardin okumalarının yapıldığı kitaplar da yayınlanmıştır: Şerif Mardin'e Armağan (İletişim Yayınları, 2005), Türk Sosyolojisinde Üç Bilim İnsanı: Cahit Tanyol-Mübeccel B. Kıray-Şerif Mardin (Der. Çağlayan Kovanlıkaya-Erkan Çav, Bağlam Yayınları, 2010), Oryantalizm Oksidentalizm ve Şerif Mardin (Alim Arlı, Küre Yayınları, 2014), Şerif Mardin Okumaları (Der. Taşkın Takış, Doğu Batı Yayınları, 2014).

Yarın:
"Sosyolog değil, siyaset bilimciyim"

En etkin Müslüman liderler listesine Erdoğan damgası!
Diriliş Ertuğrul 5. sezonda flaş gelişme!
İşte Orta Doğu'nun en güçlü ordusu
Bu işte bir terslik var diyeceğiniz kareler
ŞOK 10 EKİM Aktüel İndirimli Ürünler Kataloğu
MEB'den yeni uygulama
İran'dan ABD'ye gözdağı!
PKK'nın sözde sorumlusu yakalandı!
Kaşıkçı'nın nişanlısından Erdoğan paylaşımı
BM: Türkiye'den talep gelirse...
ABD'den tehdit gibi 'Kaşıkçı' çıkışı!
Bulunan sır araçtan iki bavul çıktı!
AP'den Kaşıkçı açıklaması
Özil'den takdire şayan paylaşım
'Kaşıkçı' olayındaki sır araç inceliyor!
Bakan Albayrak'tan 'bütçe' açıklaması!
Bomba iddia! Kaşıkçı'nın cesedi bulundu
Başkan Erdoğan'dan öğretmenlere müjde!
Eğitimde yeni dönem başlıyor!
FETÖ'cüler Yunan gibi yüzerek kaçıyor!

Japon suşisine Türk orkinosu

Akdeniz açıklarında avlandıktan sonra Ege ve Akdeniz kıyılarındaki çiftliklerde büyütülen orkinos ihracatından yılın 9 ayında 56,6 milyon dolar gelir elde edildi.

'Türkiye muz cumhuriyeti değildir'

Kuveyt Parlamento Başkanı Merzuk el Ghanim : “Buradan Türkiye'yi hedef almak isteyenlere sesleniyoruz. Başaramayacaksınız. Türkiye muz cumhuriyeti değildir.”

Türkiye neden hedef?

Alev Alat'lı : “Türkiye kendisine biçilen rolü oynamıyor. Sadece oynamamakla kalmıyor, bir de seslendiriyor “oynamayacağım” diye. Mesele bu.”

Sanki bugünü anlatıyor...

"Milleti Osmaniye diyerek, Bizi Hintli, Özbek, Türkistanlı, Afrikalı Müslümanlarla bağımızı kesmek istiyorlar. Yani diyorlar ki. Siz hudutlarınızla sınırlısınız. Bunları diyenler maaşlarını Fransa'dan, İngiltere'den alıyorlar."

Polisten HDP'li vekile soğuk duş!

Beraberindeki grupla PKK'lı teröristin cenazesine katılmak isteyen HDP Diyarbakır Milletvekili Saliha Aydeniz'e güvenlik şube müdürünün tepkisini içeren görüntüler ortaya çıktı.

Çok Okunanlar

Fetih Suresi anlamı, Arapça ve Türkçe okunuşu ile tefsiri

Fetih Suresi Müslümanlara çok büyük müjdelerle dolu olan surelerden biridir. Hz. Muhammed (sav) ve ashabına ve biz Müslümanlara zaferler müjdelemektedir. Cihada çıkan Müslümanlara da Fetih Suresi'nde uyarılar ve kolaylıklar yer alır. Özürlünün, hastanın ve âmâ için Fetih Suresinde kolaylıklar zikredilirken, özürsüz olarak cihaddan geri duranlara da azab müjdelenmektedir. Fetih Suresi gerçek iman sahipler için müjde, inanmış gibi yapanlar için korku vesilesidir.

Kaşıkçı'nın nişanlısından Erdoğan paylaşımı

Cemal Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz Twitter hesabından yaptığı paylaşımlarla Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti.

Bahçeli: Yerelde ittifak bitmiştir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemi sarsan ifadeler kullandı. Bahçeli "Yerel seçimlerde ittifak beklentimiz kalmamıştır" dedi.

Hitler'li, Stalin'li dönemde yazılan ‘andımız' çocuklara dayatılamaz! Gericiliğe hayır

Danıştay'ın, kendini hükümetin yerine koyarak aldığı ‘Andımız' kararı, her kesimden tepki çekti. Karar, Türkçe Ezan'ı ve Andımız'ı yazan Reşit Galip'in ruhunun hortlatılması olarak yorumlandı.

Bahçeli'nin ittifak çıkışına Erdoğan'dan cevap

Başkan Erdoğan AK Parti Grup toplantısında gündeme dair önemli açıklamalar yaptı. Erdoğan "yerel seçimlerde madem ki 'biz yolumuza' diyorlar biz de 'herkes kendi yoluna' deriz" dedi.

Bu kategorideki diğer haberler