Tarihin her dönemine tanıklık etmiş, üç ilahi din için önemli bir yere sahip Şanlıurfa'da Peygamberler Tarihi Müzesi kurulması için çalışmalara başlandı.

Güncelleme: 09.04.2018 12:52

Tarihin her dönemine tanıklık etmiş, üç ilahi din için önemli bir yere sahip Şanlıurfa'da Peygamberler Tarihi Müzesi kurulması için çalışmalara başlandı.

Üç ilahi dinin atası kabul edilen Hazreti İbrahim'in doğduğu makamın bulunduğu rivayet edilen Şanlıurfa, tarihte "Sabır timsali" olarak anılan Hazreti Eyyüp Peygamber'in de kabrine ev sahipliği yapıyor.

Bunun yanı sıra başta Musa, Şuayip, Elyasa, Yakup ve Yusuf peygamberle ait makamlara da ev sahipliği yapan Şanlıurfa, dünya inanç turizminde Mekke, Medine ve Kudüs'ten sonra dördüncü sırada yer alıyor.

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, inanç turizminin yanı sıra kültürel değerleriyle de ön plana çıkan kentin, bu kimliğini daha da pekiştirmek amacıyla "Peygamberler Tarihi Müzesi" kurma kararı aldı.

Kentin sembolü konumundaki tarihi Balıklıgöl yerleşkesi yakınlarına inşa edilmesi planlanan müzenin, kısa süre içerisinde temelinin atılması hedefleniyor.

Çiftçi: Şanlıurfa'ya yakışır

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Nihat Çiftçi yaptığı açıklamada, köklü geçmişe sahip olan kentte birçok peygambere ait izlere rastlandığını söyledi.

Bu iz ve emareleri çok büyük bir kültür hazinesi olarak gördüklerini vurgulayan Çiftçi, şöyle devam etti:

"Şanlıurfa'ya iz bırakan, ayak basan 7 peygamberimiz var. Türbesi Şanlıurfa'da olan Eyyüp peygamber, doğduğu makamın olduğu İbrahim peygamber var. Şuayip şehrinin de olduğu Şuayip peygamber var ve burası Elyasa peygamberin türbesinin olduğu bir kent. Şanlıurfa, ilk insan Hazreti Adem peygamberden bu yana kadim topraklardır, 12 bin yıllık geçmişiyle peygamberlere ev sahipliği yapmıştır."

Çiftçi, bu çerçevede belediye olarak müze çalışması başlattıklarını dile getirerek, "Panoramik olarak, tarihi süreç içerisinde Şanlıurfa'da yaşayan peygamberleri anlatan bir müze olacak. Projemiz tamamlandı, Kültür ve Turizm Bakanlığımıza başvuruda bulunduk, ön görüşmeler yapıldı, yakın bir tarihte koruma kurulu kararı da alındı. Peygamberler Tarihi Müzesi'nin yapımına başlayacağız. Şanlıurfa'ya yakışır. Çünkü bu kent peygamberlerle anılan bir şehir." ifadelerini kullandı.

Vatandaştan destek

Şanlıurfalı İbrahim Başnur da müzenin kurulacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türk İslam kültürünün köklü geçmişiyle dünyada önemli bir yere sahip olduğunu belirten Başnur, "Bu kültürümüze ait değerleri korumak birinci görevimiz. Yerel yönetimlerin hassasiyet göstereceği bir konudur. Burası da peygamberler şehri. Şanlıurfa'da böylesi bir girişim son derece olumludur, destek veriyorum." diye konuştu.

Halil Altun ise kentin, herkes tarafından "peygamberler şehri" olarak bilindiğini hatırlatarak, "Birçok peygamber adeta kent ile özdeşmiş durumda. Çok güzel bir çalışma, olmaması bir eksikliktir. Yapılması, memleketimiz ve İslam açısından son derece güzeldir. Katkısı olanlara teşekkür ederiz." dedi.

Çok Okunanlar

60 yaşındaymış, 20'lik kız istiyormuş!

Türk halkı dünyanın her yerindeki mağdurlar için seferber olurken, insanların mağduriyetini fırsata çevirmek isteyen küçük bir gafiller topluluğu ise pes dedirtiyor.

O imama 6 yıl hapis cezası

Emekli imam Abdulkadir Anar'a, PKK'nın cenaze törenlerine katılarak islam dinine zıt vecibeleri yerine getirdiği ve sivil Cuma namazlarını kıldırdığı için 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

İş kuleleri önünde silahlı saldırı

İstanbul Levent'te bulunan İş Kuleleri önüne gelen bir kişi elindeki silahla 2 el ateş etti. Güvenlik görevlileri tarafından etkisiz hale getirilen kişi, polise teslim edildi. Olay yerinde bir tüfek ve çanta polis tarafından inceleniyor.

Şehzade Orhan Osmanoğlu'ndan bomba bir yazı

2. Abdülhamit Han'ın torunu Şehzade Orhan Osmanoğlu istihbarat servisinin önemi ile ilgili çok dikkat çeken bir yazı yazdı. Osmanoğlu 'Aslanlarımız çakal avında..' başlıklı yazısında Sultan Abdülhamid Han'ın kurduğu istihbarat teşkilatını da anlattı.

Paralel manyaklık!

FETÖ örgütünden bir üsteğmen hakkındaki iddianamede mahrem liderlerinden biri şunları söyledi: “Cep telefonlarını son iki rakamlarını 99'a tamamlayacak şekilde kodlayıp kâğıda kaydederdik. Kendi cep telefonumdan asla aramazdım, evime uzak büfelerden kontörlü telefonlardan arıyordum. Birkaç kişiyi arayacağım zaman farklı büfeleri gezerdim.”

Bu kategorideki diğer haberler