Rıza Sarraf'ın ailesiyle ilgili çok önemli bir ayrıntı ortaya çıktı.

Güncelleme: 04.12.2017 07:48

Rıza Sarraf'ın ailesiyle ilgili çok önemli bir ayrıntı ortaya çıktı.

Rıza Sarraf'ın kurgulanan bir süreç sonunda ABD'ye gittiği anlaşılırken, Türkiye'ye yerleşerek vatandaşlık kazanan ailesinin de ülkeyi terk ettiği ortaya çıktı. Anne Şebnem Sarraf ile baba Hüseyin Sarraf geçen eylülde, kardeş Muhammed Sarraf ise ekimde İran'a geçiş yapmış...

New York'taki davada sanıkken, yıldız tanık konumuna getirilen İran asıllı Türk vatandaşı Rıza Sarraf'ı, kullanışlı bir enstrümana dönüştürmeye karar veren ABD'nin, bu kararı verdikten sonra izlediği yol haritasına ilişkin olarak, hergün yeni bir haberle uyanıyoruz.

Eşi ve çocuğuyla Miami'ye gidişi ve burada gözaltına alınışı da bir kurgunun parçası olduğu anlaşılan Sarraf'ın hem kendisinin hem de yakınlarının malvarlıklarına el konuldu.

Ancak dün kamuoyuna yansıyan haberler gösteriyor ki Sarraf, ABD'ye gitmeden bir süre önce sahip olduğu en büyük firma olan holdingin içini boşaltmış, kuyumcu ve dövizciyi de kapatmış. Ortaya çıkan her gerçek, Sarraf'ın adım adım kurgulanan bir süreç sonunda ABD'ye gittiğini gösteriyor.

Yasak 47 gün sürmüş

Bu noktada, Türkiye'den çıkışının ve ABD'ye gidişinin neden engellenmediği soruları epeydir gündemde.

Bırakın 17/25 Aralık 2013 sonrasını, 2007'den itibaren ABD tarafından izlenen Sarraf'ın 17/25 Aralık'tan sonra konulan yurtdışına çıkış yasağı sadece 47 gün sürmüş.

Aldığım bilgilere göre, Sarraf için yurtdışına çıkış yasağı 28 Şubat 2014'te konulmuş.

Tahdidin kaldırıldığı tarih ise 16 Nisan 2014.

Tüm ailesi İran'a gitti

Başka bir deyişle, 16 Nisan 2014'ten bu yana, Sarraf istediği gibi yurtdışına çıkıp, gelebilecek durumdaydı.

Ancak Sarraf gibi bir ismin, ortağı Babek Zencani'nin İran'da idamla yargılandığı, İran'a yönelik uluslararası ambargonun delindiği iddialarının tartışıldığı bir dönemde, ABD'ye gitme riskini aldığını düşünmek, akla yatkın değil.

Aslında bütün kapılar, Sarraf'ın ABD'ye gidişinin bir anlaşma sonucu gerçekleştiğine çıkıyor.

Bu kuşkuları doğrulayan başka kritik bilgiler de edindim.

Hatırlanacağı gibi New York'taki dava 27 Kasım'da başlamış, Sarraf'ın sanıklıktan yıldız tanıklığa "terfi" ettiği ilk duruşmadan önce ortaya çıkmıştı.

Yine Sarraf'ın itirafçı olmayı, mahkemeden 29 gün önce, 26 Ekim'de kabul ettiği ve "tanık" sıfatını aldığı da duruşmalarla anlaşılmıştı.

Edindiğim bilgiler gösteriyor ki Sarraf ailesi de 26 Ekim'den önce bir hazırlığa girişmiş.

Sarraf'ın kendisi gibi Türkiye'ye yerleşerek, Türk vatandaşlığı kazanan anne ve babası Şebnem ve Hüseyin Sarraf, Eylül ayında İran'a gitmiş.

Hemen ardından, Ekim ayında ise kardeşi Muhammed, anne ve babası gibi Türkiye'den İran'a geçiş yapmış.

Anne ve baba ile kardeşinin ayrı tarihlerde İran'a geçmiş olması dikkat çekici.

Ancak daha dikkat çekici olan Zencani'nin idamla yargılandığı bir dönemde, İran'a geçmeleri. Anlaşılıyor ki Sarraf'ın Türkiye aleyhine tanıklığı kabul ettiği bir dönemde, Türk vatandaşı olan anne, baba ve kardeşi de Türkiye'den ayrılmayı tercih etmiş.

Casusluk soruşturması

Duruşmalar ilerledikçe hem Sarraf'ın tanıklık açıklamalarından hem de Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla'nın ifadelerinden tartışmanın boyutlanarak süreceği anlaşılıyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Sarraf hakkında "yabancı devlet lehine siyasal ve askeri casusluk" suçundan soruşturma başlattı. Sarraf ve yakınlarının malvarlığına bu soruşturma çerçevesinde el konuldu.

Kuşkusuz bu soruşturmadan da önemli sonuçlar çıkacak.

Sarraf'ın ABD'ye gitmeden önce kimlerle, ne tür temaslar kurduğu, ailesinin bu süreçteki bağlantıları soruşturmayla açığa çıkarılabilir. Sarraf'ın hergün ortaya çıkan gerçeklerle birlikte profili daha da netleşiyor.

Serpil Çevikcan - Milliyet

İşte Orta Doğu'nun en güçlü ordusu
Bu işte bir terslik var diyeceğiniz kareler
ŞOK 10 EKİM Aktüel İndirimli Ürünler Kataloğu
WhatsApp bugün değişti! Kimse fark etmedi bile
Acun zam yaptı! İşte O Ses Türkiye'de jürinin alacağı maaş
Kaşıkçı'ya ait ilk delil ortaya çıktı!
Trump zevkten dört köşe!
'Dünyadaki en alçak, en gaddar eylem'
ABD Meclisi'nin hedefinde Prens Selman var
Kral Selman ile Sisi görüştü
Prens Selman'a yeni görev!
'Suikast hazırlıkları' görüntüleri ortaya çıktı!
Gazeteci Kaşıkçı'nın cesedi nerede?
Ve Suudi Arabistan cinayeti kabul etti!
Bakanlık duyurdu: Türkiye'de ilk!
20 Türk personel ifadeye çağrıldı
Kral Selman o iki ismi görevden aldı!
Günün Ayeti, Hadisi, Duası
ABD'den flaş Kaşıkçı açıklaması
Suudi yönetim yanlısı hesaplar kapatıldı

Star Rafinerisi açılışı gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile İzmir'in Aliağa ilçesinde yapımı tamamlanan SOCAR Star Rafinerisi açılış törenine katıldı.

Nasıl bir fareyse kedi korkudan...

Tuvalete giren fareyi çıkarmak istediler ama hiç umdukları gibi olmadı.

İntihar etmeyi düşünen kadına tavsiye vermek

İntihar etmeyi düşünen kadına tavsiye vermek -Arabam var orada şu taraftan atla

Büyük cesaret!

Eğer uçağı kaçırırsanız, yapmanız gereken yüksek bir yere çıkıp uçağın kapısını hedeflemek...

TSK'nın yeni canavarı ASELPOD...

Hava Kuvvetlerimizin envanterine giren ve ihracatını da gerçekleştirdiğimiz ASELPOD...

Çok Okunanlar

Fetih Suresi anlamı, Arapça ve Türkçe okunuşu ile tefsiri

Fetih Suresi Müslümanlara çok büyük müjdelerle dolu olan surelerden biridir. Hz. Muhammed (sav) ve ashabına ve biz Müslümanlara zaferler müjdelemektedir. Cihada çıkan Müslümanlara da Fetih Suresi'nde uyarılar ve kolaylıklar yer alır. Özürlünün, hastanın ve âmâ için Fetih Suresinde kolaylıklar zikredilirken, özürsüz olarak cihaddan geri duranlara da azab müjdelenmektedir. Fetih Suresi gerçek iman sahipler için müjde, inanmış gibi yapanlar için korku vesilesidir.

Cemal Kaşıkçı'yı işte bu yüzden katlettiler!

Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın Twitter geçmişi, hiçbir delile gerek kalmadan Suudi Arabistan tarafından neden ortadan kaldırıldığını gösterir nitelikte. Adeta 'sürgün hayatı' yaşayan Kaşıkçı ile ilgili İngiliz gazeteci David Hirst de "Twitter yorumlarına bakan herkes (Kaşıkçı'nın) neden susturulmak istendiğini açıkça görür" ifadelerini kullanmıştı.

MEB'den 'andımız' açıklaması!

Milli Eğitim Bakanlığı'ndan Danıştay'ın öğrenci andıyla ilgili yapılan açıklamada "Karar kesinleşmedi, hukuki süreç devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

Kaşıkçı üzerinden kirli plan! Hedef: Türkiye

Kayıp Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayına ilişkin S.Arabistan yönetiminin yanında yer alan İngiliz basını algı operasyonlarına başladı. İngiltere'de yayın yapan The Times Gazetesi'nin Orta Doğu uzmanı gazeteci Richard Spencer, Türkiye'yi suçlayan bazı yazılar kaleme aldı.

'Dilimizi kesmişlerdi, tedavi olduk, tarihi silmişlerdi, yazdık'

Yazar Cem Sancar: “Bu topraklarda kimseyi ötekileştirmeden tüm mirası, hepsini kucaklamalıyız. Dilimizi kesmişlerdi, tedavi olduk. Tarihi silmişlerdi, yazdık. İnşallah bundan sonra güzel şeyler olacak.” dedi.

Bu kategorideki diğer haberler