Aşktır, hazandır eylül

Sımsıcak geçen yaz mevsiminin ardından hüzünle gelir girer hayatımıza eylül. Bir zamanlar yemyeşil olan dallardan bir bir dökülür yapraklar yerlere bu ayda ve sevgiliden ayrılır gibi düşerler hüzün bahçelerine. Rüzgar önünde akıbeti meçhul yerlere savrulurlar, bir daha geri dönmemek üzere, bütün ümitleri bitmiş bir şekilde.

Her ağacın yaprak yaprak döküldüğü aydır Eylül. Koca bir yıl kökünden beslendiği ağacın dallarından birer birer koparak yollara, kaldırımlara, derelere dökülüp kimin ayakları altında ezileceğini, hangi tekerleğin dönüşüyle parçalanacağını, kaç damlanın tesiriyle çözüleceğini bilmeden bir akışın hikayesi.

Eylülde çekilen her fotoğraf karesinde hüznü çağrıştıran çizgiler görürsün. Hayat solgun bir yapıya bürünür. Kırlangıçlar kelebeklerle birlikte terk ederler şehirleri. Ümitlerle birlikte aynalar da sararır ve radyolarda eski türküler çalınmaya başlar. Ruhen etkilenir ve yasını tutmaya başlarız ölen ümitlerimizin ardından.

Eylülle birlikte üşürüz ve kışlara hazırlık yapmaya başlarız. Belki de mümkün olmayacaktır hasadını görmeye, ama yine de yenibaharlara umutlar ekeriz eylüllerde. Her anımızı hüzünle doldurur eylül. Baktığımız bahçede, yürüdüğümüz yollarda, oturduğumuz banklarda, okuduğumuz kitapta, yeryüzünde ve gökyüzünde. Yağmur, bulut, rüzgar, aşk, ayrılık, acı, beyaz gül; hepsi bir solmuş yaprakla düşer avuçlarımıza.

Hiçbir şeyin sürekli olmadığını bir kez daha anlarız eylüllerde. Tepeden tırnağa sarı bir duvağa bürünür tabiat bu ayda, sararır ve solar. Tabiatın bu soluşu yenibaharların müjdesidir aynı zamanda. İnsanoğlu da hayatının eylülünde yapraklar gibi solar ve dökülür yavaş yavaş. Sonbaharı ve ölümü ebedi hayatların başlangıcı olur.

Beyaz yakalı siyah önlüklerdir Eylül. Bezden dikilmiş çantalarında geleceğe ait umutların saklandığı. Erken tükenen kurşunkalem ve yarım silgi ile kenarları henüz kıvrılmamış defterlerin arasına, öğlen arası atıştırmak için verilen ömür boyu kokusunun unutulmadığı çeyrek ekmekten düşen kırıntılar kalmıştır.

Siyah üniformalardan kurtulup takım elbiseye geçtiğinizde yatılı okulların kuytu köşelerinde annelere olan özlemlerin damla damla gözlerden döküldüğü aydır eylül. Kardeşlerinizi hep eylül ayında hatırlarsınız çünkü onlardan hep eylül ayında ayrıldınız.

Evleri saran asmalarda siyah üzümdür Eylül. Kara elmas gibi parlayan, salkım salkım gözü dolduran, yaz ateşiyle yanmış yüreklere su gibi serpilen siyah üzümlerin doyasıya yendiği aydır bu ay. Mısırların kor ateşlerde kebap olduğu, üzerine Yaradan'ın yemin ettiği zeytinlerin sofralara düştüğü, doğanın Karadeniz'e, Karadeniz'in de bizlere sunduğu lezzeti dillere destan fındığın çuvallara girdiği, tahıl ürünlerinin depolara doldurulduğu, yeşil bir örtü gibi toprağı örten çay bahçelerinden çıkıldığı, bir ay boyunca barınaklarda gölgelenen balıkçıların canlanıp ekmek uğruna balığa çıktığı, gökyüzüne uzanmış yaylalardan peynir ve yağlarla dönüldüğü, hasılı alın teriyle yoğrulmuş bir yılın hasat mevsimidir Eylül.

Eylül köprüdür yaz ile kış arasında. Solan hayatların hüznü kaplarken dünyamızı, yeni başlayacak hayatların ümidi tebessüm olur yüzümüzde. Hüznü kış uykusuna yatırır, umutları yeşertiriz gönül bahçelerimizde. Hüzün ve sevinç bir aradadır gönüllerde bu ayda. Bir dahaki bahara kadar derin bir uykuya hazırlık yapılır eylülde. Baharda yorgun düşmüş bedenler uykudan önce yıkanır yağmurlarında. Yağmurları bile ayrılık gözyaşlarına benzer, süzülürler saçımızdan yüreğimize. Ayrılıklara merhabadır eylül.

Maddi dünyamızla birlikte manevi dünyamızı da yıkan, insan müsveddesi kan emicilerin darbelerini hatırlatır eylüller. Seçilmişlerin seçkinler tarafından idam edilişinin ayıdır bu ay. Ruhumuzda kazınmış izleriyle yaşar ve çocuklarımıza yaralı bir geçmiş devrederiz eylüllerde. Gelecek nesillere güzel bir dünya bırakma umutlarımıza kırağı çalınır bu ayda.

Uluslararası güçlerin savaşıdır eylüller. Dengelerin değiştiği ve kendi elleriyle kendi koyunlarında büyüttüğü yılanların kendilerini soktuğu ve bununla yeni bir dünya düzeni adıyla yeni bir sömürü düzeninin kurulduğu hazin bir aydır bu ay.

Sadece bir ay adı olarak görmeyin eylülü. Aşkları, savaşları, yangınları, ihanetleri, ayrılıkları, umutları, hulasa dertleri ve dermanları birlikte yoğurur içinde, harman yapar ve sunar insanlara. Senin nasibine hangisi düşmüş ise onu alırsın içinden… Bir ömür onunla kalırsın baş başa… Hüznünü istemez ama yeni umutlar var diye severiz bu ayı…

Aşktır, hazandır eylül…