Aşk\u2026 ( 5 )

0

Ah kalbim, bir tek sana yaslanabiliyorum bir tek sana, İlahi bir nağme ile yare, yarin yollarına teşebbüsündeki tebessümüne… Ruhun sade hafifliğiyle misafir oluyorsun aşkla şekil alan beden kıvrımlarına… Sen kalbim sen, hangi nurani terennümlerin izharı dergahısın ki aşk seninle müzeyyen, seninle mutmain bir mana… İşte biliyorum, aşkla şekillenen, filizlenen, betimlenen, ruh yaratılışındaki kalbi sanatı, kalbin kemal vasfını… Ah kalbim…

Gitme zamansız gitme, ermelisin erme saadetinin lezzetine, o vebali ağır yolun, o şefaat saadetinin… O aşk zanaat inin kanaatine, ermelisin… Ah, lal, elif lal, vav lal, kalbim lal, gitme… Varlık lal, yokluk lal, gitme kalbim gitme sen aşksız ezelden ebedi lal…

O güneşin ışığından ve o ayın asudeliğinden azadeyim bugün sana, yolunun hem sancılarına, hem, hem de tahtına ve tacına, kendimden azadeyim ve mutlak huzur hazzıyla, sana, sana yontulmuş, sana hazır ve nazır, ya aşk...

Utangaç ahlaklı olgu, ey aşk, edep rengiyle tenden sıyrılan, mum ateşinde damla damla biriken ruhsal sevinç, cennet akıbeti, ne bölünmedi ki sen yoluna ey aşk, ne bölünmedi ki her şey sende tümlensin diye… Senden besleniyorum, sana yaslandığım… Sana yazlandığımız, sana ayazlandığım… Ya aşk…

Ah aşk, üzerimdeki ağırlığı bir tek lahzada hafifleştiren, bana Cennet akarsularının yolunu deşifre eden… Hayat çırpınışında İlahi bir dirilişle ümit sulayan… Neyin bereketiyle mayalanmışsın ki hücrelerimden iliklerime değin…

Ya aşk… Ey aşk… Ölüm yıldızım, mabedimdeki yüce yükseliş, kutsal kanamam, ebedi şeb-i arusum, muştunun bam teli, Cennet sokaklarında yol arkadaşı, ezelden mihrabım, ey aşk, sen bir habersin zenginlikler üstü, ey aşk sen unutulamayan yar sevinci…

Ya aşk…

Sual salkımlarında sen desenlendin yine, yeniden tatmin olsun diye evrenin dönüş hayretindekiler… Biliyorum çıkıp geleceksin bir dem ve aydınlatacaksın teneşir çaresizliğindekileri… Bir hatıra olsun diye değil, bulmak için gaye-i hilkat sanatını… Ya aşk… Ey sır! İfşa olacaksın ki aydınlansın diye seçkinlik gayretindekiler…