Okyanusun öbür ucu Brezilya'da, Türkiye'de bir süre önce yaşanan ve artçı şokları hala devam eden paralel yapının organize ettiği "Yargı Darbesi'' yaşanıyor. Son iki yıldır birçok yazımda Brezilya'da yaşananları köşemde vurgulamaya çalıştım. Zira, Brezilya'da yaşananlar, Türkiye'de yaşananların neredeyse birebiri olduğu gibi bundan sonra Türkiye'de yaşanması muhtemel yeni bir senaryonun da habercisi olabilir.(Askeri Darbe gibi) Şimdi Brezilya'da yaşananlara bir bakalım.
Brezilya'da yaşananları 3'e ayırmak lazım:
Birincisi: Brezilya'da N'oluyor?
İkincisi: Brezilya'da yaşanların perde arkasında ne var?
Üçüncüsü: Brezilya'da bundan sonra ne olacak?
Brezilya'da N'oluyor? Brezilya Cumhurbaşkanı Dilma Rousseff'i Kongrenin alt kanadı Temsilciler Meclisi, görevden azledilerek soruşturulması yönünde bir karar çıkardı (367/137). Sebebi, güya!! 2014 genel seçimleri öncesinde, Brezilya bütçesinin verilerini düşük göstermiş de; PT (İşçi Partisi) taraftarlarına destek/avantaj sağlamış mış mış!! Tabi bu, meselenin meşru dayanağı. Brezilya siyasetinde neredeyse yolsuzluğa bulaşmamış milletvekili ve bakan, yok denecek kadar az.
Elbette bu durum, yolsuzluğu ve ahlaksızlığı meşru göstermez, ancak Dilma gibi usulsüzlük/yolsuzluk konularında hassas bir lidere böyle bir suçlamada bulunmakta gerçekçi değil. Zira soruşturma adı altında halkın çoğunluğunu ele almış Dilma'yı görevden uzaklaştırmak da tek kelimeyle anti-demokratik bir uygulama.
Aslında Dilma'yı oylamaya götüren süreç; akıl hocası ve Brezilya'nın efsane lideri Lula da Silva'yı, yargılanması ve tutuklanmasına engel olmak için Genelkurmay Ba(ş)kanlığına getirerek, dokunulmazlık zırhı vermesinden kaynaklıyor. (Brezilya'da Genelkurmay Ba(ş)kanı: Bakanların şefi bir pozisyondur) Çünkü Başkan Dilma, Brezilya'nın R.T.Erdoğan'ı selefi Lula de Silva'nın, 2018'de Başkanlık yarışına katılımının engelleneceğini biliyor. Hatt-ı zatında Brezilya statükosu ve üst aklın civcivleri Lula da Silva'nın aday olması durumunda, tekrardan Cumhurbaşkanı seçileceğini iyi biliyor (Merkez medya, iktidara güvenoyunun %13'e düştüğü açıklasa da manipülatif olduğu aşikar). Özetle; üst akıl ve Brezilya'daki taşeronları: ''Sen misin; Lula da Silva'yı koruyan'' dercesine, Dilma Rousseffe'e bir ceza kesti. Ceza diyorum. Çünkü daha infaz tamamlanmadı. Yani, Senatoda onaylanmadı.
Brezilya'da yaşanların sebebi ne?
Brezilya'da yaşanan yargı darbesinin sebepleri birbirinden bağımsız gibi görünse de, İşçi Partisi(PT) dönemlerinde ivme kazanılan birçok ilişki ve eylemdir. Bu sebepler:
- Öncelikle 2018 genel seçimlerine adaylığını açıklayan, Brezilya'nın R. Tayyip Erdoğan'ı, Lula da Silva'nın adaylığını engellemek ve Lula'ya destek verenleri bir şekilde bertaraf etmek. Aslında Lula'nın varlığı en önemli sorun.
- Brezilya'yı enerji bağımlığından kurtaracak olan Sao Paulo-Santos açıklarında keşfedilen enerji sahasının ihalesini kazanan, Fransız-Çin-Brezilya korsorsiyomun elinden ihaleyi almak için (Hattı zatında, Brezilya toplumu, yargı darbesiyle meşgulken, bazı senatörler (PSDB) üst aklın şirketlerine Mecliste (Shell, Exxon ve Chevron(Rockefeller), araştırma adı altında imtiyaz/tasarı verdi bile. Öncesinde de ihale tekrarlanmıştı. Ayrıca, 2014 yılında Çinli 'PetroChina', 'CNOOC' ile Brezilya ve Fransız enerji şirketlerinin Campo de Libra'daki (Rio de Janeiro) işletmesini ele geçirmek.
- Brezilya'da demiryolu ve otoyol yapımı ihalesini kazanan Çin'i ülkeden uzaklaştırmak.(Brezilya, Çin'in 8., Çin Brezilya'nın en fazla ithalat yaptığı ülkesidir.) Çin, Brezilya uçak şirketi Embraer'dan Nisan 2013'te 136 uçak aldı. Çin, Embraer'ı en fazla satın alan ülkesidir.
- Brezilya ile tarım ve nükleer enerji antlaşmaları yapan Rusya'yı bir şekilde Latin Amerika'da rahatsız etmek. Zira Rusya, Arjantin, Brezilya, Türkiye ve İran gibi ülkelere, nükleer teknoloji ve tesis kurulumunda destek veriyor, nükleer tesislerin işletiminden sorumlu olan kamu kuruluşu Eletronuclear'da tıpkı Petrol şirketi Petrobras gibi yolsuzlukla ilişkilendirildi. Ayrıca Ruslar, AB ve ABD'nin ambargosunu delmek için Brezilya Dilma Hükümeti ile uzun vadeli tarım anlaşmaları imzalamıştı.
- Brezilya, gıda ve sağlık konularında önemli adımlar attı. Önce dünya kağıt pazarını ele geçirecek olan bir düzenleme ile kongrede okaliptüs ağacının yetiştirilmesi ile ilgili yasal düzenlemeyi rezerv etmek istedi.(Okaliptüs ağacı, kağıdın hammaddesi olup, çok fazla sulak ortama ve alana ihtiyaç duyar. Özellikle yazılı medya (Gazete-dergi) için en önemli unsurdur). Brezilya'nın gazete ve dergilerin ihtiyacı olan kağıda hakim olmak demek, dünya yazılı medyasını istediği gibi yönetmesi demektir. Bu bağlamda üst akıl şirketleri bu yasa ile ilgili lehlerine yönelik, birçok talepte bulunmuştu. Bunun dışında Dilma, Kanser ilacının üretimini sağlayan bir yasayı onayladı. Böylelikle dünya ilaç kartellerinin en fazla parayı kazandığı hastalığa çözüm bularak, üst aklın ilaç sektörüne büyük bir darbe vurmuş oldu.(Bu yasa ile ilgili yapılan eleştiri ilacın piyasaya sürümü ile ilgili yeterli izinlerin alınmayışı oldu)
- BRICS(Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika) platformu üzerinden ortak kalkınma bankası, ortak para birimi, ortak kredi derecelendirme kuruluşu gibi bir çok proje, uygulama kararı aldı.
- Brezilya eski Başkanı Lula da Silva ve mevcut Başkan Dilma, R.T.Erdoğan gibi küresel sistemi sürekli olarak eleştirmiş, BM'in yapısı ve Güvenlik Konseyi'nin yeniden dizayn edilmesi yönünde eleştirilerde bulunmuştur.
- Brezilya milli sermayesinin inşaat, telekomünikasyon, enerji, havacılık, nükleer ve tarım alanlarında gelişmesinin önünde engel olmak gibi hedefler…
Bunlar gibi Brezilya ve dünyayı yakından ilgilendiren birçok hadise daha sıralayabilirim. Ancak, yukarıda ifade ettiğimiz gibi Lula da Silva'nın varlığı demek, üst akıl açısından Latin Amerika'nın R.Tayyip Erdoğan gibi idare edilemez, kontrol edilemez, başına buyruk bir lider ile mücadele edilmesi demektir. Lula'nın tekrardan görev yapması, üst akıl diye tabir edilen yapının ticari, ekonomik ve siyasi çıkarlarının sekteye uğraması demektir.
- Üçüncüsü: Brezilya'da bundan sonra ne olacak?
Brezilya, 2018 genel seçimlerine kadar, siyasi gerilimle yaşayacak. Bazı fabrikalar şimdiden Lula'nın tabanını cezalandırmak için seçim dönemlerinde yaptıkları gibi işçi çıkarmaya başladı. Ülkede alt gelir ile üst gelir grubu arasında uçurum iyice açılacak. Bu bağlamda ülkede var olan asayiş olayları artabilir. Brezilya'nın milli şirketleri iflasla karşı kaşıya kalabilir/kaldı. Brezilya Ordu mensupları, bir şekilde medyada görünürlüğü arttı. Brezilya'nın milli projeleri sekteye uğradı. Brezilya makro açıdan ciddi bir prestij kaybı yaşayacak. Zira Üst aklın kredi derecelendirme kuruluşu Brezilya'nın kredi notunu Çöpe çevirdi. Tıpkı Arjantin eski devlet başkanı Krischer'a yaptıkları gibi Başkan Dilma ve eski Başkan Lula'yı itibarsızlaştırmak için her türlü kara propagandayı yapacaklardır.
Önümüzdeki yazımda. Brezilya'nın Paralel yapısı Evanjelikler ve Masonların Yargı Darbesinin etkisine değineceğim
Not: Türkiye, dolayısıyla Cumhurbaşkanımız R.T. Erdoğan ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu, Brezilya'daki süreçle ilgili bir açıklama yapmadılar. İnanıyorum ki yoğunluklarından ötürü, değinmemişlerdir. Zira, Dilma, Lula da Silva ve Brezilya, İsrail'in Gazze'yi bombaladığı günlerde eleştirilerde bulunmuş. Birçok Latin Amerika ülkesi gibi İsrail büyükelçisini sınır dışı etmişti. Bu bağlamda Rio 2016 Olimpiyat oyunlarının İsrailli güvenlik şirketini lisansını iptal etmiş. Özetle Türkiye'nin'' Mursi'ye Özgürlük; Dilma'ya Adalet ''diyeceğine inanıyorum