YAZARLAR

Tüm Yazıları Ayşe Şener

Büyük hikâyenin sonu

27.06.2020 01:02

Göbek bağımız toprağa gömüldüğünde, anne eşiğinden dünyaya -bir zahmet- atladığımız sırada tabiat bizim düştüğümüz ikinci rahmimizdi. Yaratılmışlığın ve her an yeniden yaratılıyor oluşun karşıladığı daima taze, daima tazelenen bahçe…

Uçsuz bucaksız merhamet ocağı…

Dağına yaslandık. Ağacına tırmandık. Hele bahar, hele erik dalına… Göğü çattık, kanadına kanadına.  Güneşinde ısındık, çalıştık, terledik. Denizinde serinledik. Geceleri ayı yaktık. Efkarlandık yazdık çizdik. 

Tabi bahçemizin ekolojik dengesine saygı duyarak onunla iş birliği ve dostluk yaptık. Sonra bu dostluğu bozan ilk biz olduk. Dostumuzun üstüne endüstriyle yürüdük. Kabaydık. Sanayiyi sürdük. Devdik. Bir tanker tekerinin altında kalan çaresiz bir çiçek kadar nahif olan gönlünü üzdük. Çaresiz değildi. Güçlüydü. Ancak “Sen beni öldürecek olsan da ben sana el kaldıracak değilim.” Ahlakı vardı onda. Son ana kadar gücünü, öcünü kullanmaz, adeta öldürülmeyi göze almak suretiyle öldürürdü muhatabını. Malum düzensiz göçler, yerleşik hayatın her yeni çevreyi tüketmeye yönelik alışkanlıkları, kentleşmenin getirdiği istif ve yığılmalarla da her neresine gitsek tabiatın omuzlarını çökertmeyi başardık.

Sabretti. Tahammül etti. Önceden insansız canı sıkılan ve insanı arayan, özleyen bu ön cennet, artık ondan kaçar, adeta yolunu değiştirir oldu.

Sabrı tükendikçe olay çıkarmaya, kendince görev ve faaliyetlerini daha fevri, alışılmadık şekilde, öfkeli icra etmeye başladı. Farklı gürledi göğü. Deli dolu beklenmedik güzergahla yağdı. Bazen yağmaladı toprağı ve insanı. Hayatları aldı. İnsanı daha açık bir dille, son kez, kaçıncı son kez uyardı.

Gizli defterine alınacak büyük öçler listesi yapmaya başladı.

Büyük, temelli göçler listesi…

Tahrip fikri önce zihinsel reflekslerde başlamıştı. Bilim, anlamak ve birlikte yaşamak için değil de bir egemenlik aracı olmaya aday kılındığında. Kimi fizikçilerin doğal varlıklarımızı mekanikleştiren bakışlarında, bakış açılarında başlamıştı.

Tabiatın oluş ve olgusal kurgulanışındaki ekolojik denge sarsıldığında çevresel sorunlar, yani insanın ikinci kaderine ait çevresel şartlara dair ağır sorunlar baş gösterdi.

Artık merhametli ocak iyiden iyiye öfkelendirilmişti. Ve izzeti nefsine bu kadar müdahil olunmasına karşı bir dur deme zamanı gelmişti.

Ne yapsa haklıdır artık.

Üzücü olan; bu iklim değişiklikleri, beklenmedik tabiat olaylarına, bu kalkışmalara rağmen verilen büyük zararın farkında olmama durumu var. Bu konu hala, dünyanın bütününde en öncelikli, en hayati konular arasındaki esas yerine oturamadı. Hala zarara dönük, sorumsuzluğu sürdüren yaşam alışkanlıkları yaygın olarak sürdürülüyor. İnsan büyük rahmini, büyük kucağını ve ocağını  da hem güçlü, hem suçlu olarak kendi trajedisine sürüklüyor. Hala zararın hiçbir yerinden dönmüyor ve kâra geçmiyor.

Ne resmi, kuşatıcı bir emri vaki görünüyor ufukta.

Ne de yeterince uyanmış sivil bilinç ve seferberlik…

 

 

Son Haberler

  • 1

    UMAD Yüksek İstişare Kurulundan Ayasofya'ya ilişkin açıklama

  • 2

    Almanya'dan Libya'da 'Sirte ve Cufra' teklifi

  • 3

    Malatya'da 4,4 büyüklüğünde deprem

  • 4

    Sivas'ta sağanak sele neden oldu

  • 5

    Galatasaray'ın ilk 2'ye girme şansı kalmadı

Ayakkabı kokusu nasıl geçer?
Mide bulantısına ne iyi gelir?
Gözde kızarıklık neden olur?
İçki ve kumar neden haram?
Sadaka yerine geçen dua
Yasin suresi, Yasin suresinin okunuşu ve anlamı
Müminun suresinin faziletleri ve faydaları
Müminun suresinin nüzul sebebi...
Müminun suresinin okunuşu nasıldır?
Ağız kanserinin belirtileri nelerdir?
Kaplumbağa kurabiye nasıl yapılır?
Esmaül Hüsna'dan El Kabıd zikrinin faziletleri
Bugün hava nasıl olacak?
Altın fiyatlarında son durum...(08.07.2020)
Dolar ne kadar? 08.07.2020
İslam'da içki içmek neden haram?
Bel fıtığı ameliyatsız nasıl geçer?
Şeker hastalığı neden olur?
Baş ağrısına ne iyi gelir?
Fakirlikten kurtulmak için okunacak dua ve sureler
Saffa suresi, Saffat suresinin okunuşu ve anlamı
Nur suresinin faziletleri ve faydaları
Nur suresinin nüzul sebebi...
Nur suresinin okunuşu nasıldır?