YAZARLAR

Tüm Yazıları Ayşe Şener

Yoldaşım kim

11.09.2018 00:02

Yol uzun. Hayat kısa filan da değil. Gün dertlerle uzamayı öğrendi. Mutluluklarla ikilemeyi... Zaman ikiyüzlü. Çoğunlukla sünüyor karanlıkta. Gündüzleri hız yapsa da.

Yol diyorum, uzun. Arkadaş lazım. Eş değil kast ettiğim. Her ne konumda olursa olsun "dost"u olması lazım bir insanın…

"Kiminle yürürsen yürü kendi yolculuğunu unutma!", diye fısıldıyor sessizliğimiz. Mütemadiyen. İstersen çok kafadar ol, nerdeyse aynı ol. Yine de yolculuğunu birliğe ayır, kendi çizgini ince farkla çek. Hep cümbür, hep cemaat. O kulüp senin, bu etkinlik benim değil. Biraz kenar gez. Kendi içini dolaşsın dursun onurun çok sevilmiş bir kral gibi, dışarıda orada burada dikilmiş olsa da omurgan. Kendi baltana sap ol. Bir örnek işlemeli. Kendi fırçanı at hayata. Kaleminin rengini sen seç. Ucunu sen aç. Açını sen uç. Yürüyüş biçiminle özgünleş. Dengenin sarhoşu ol. Yüreğin ayaklansın. Topuklarında senin kalbin atsın.

İnsanlığın büyük yarışına hiç kimseyle aynı noktadan başlamadın. En yanında olanla bile... Aynı noktada da bitirmeyeceksin. Kundağın ayrı, kefenin ayrı. Vehbin ayrı, kesbin ayrı. Şifren biricik...

Ve'l hâsıl.

Sakin ve mutlu bir yarış zamanıdır ömür, bilene... Yenilgileriyle tevazu minderinde keyifle güreşilen, yeri geldi dönüp yapıp ettikleriyle alay edilebilen, başarılarıyla kabarıp kibirlenilmeyen bir yarış. Hem kimse rakibin değil. En iyi/ler var en önde! Üsvetü’n hasene/ler! Diğer yarışçılarla farklı noktalarda başlamış ve farklı noktalarda bitirecek olmak herkesin yarışını biricikleştiriyor. Dolayısıyla yürürken kanat kanat ve uçarken nallı, yeleli hiç gocunmuyorsunuz.

"Bir kendimin en kötüsünü çekemem. Tek hayalim kendimin en iyisi olmak.  Örneklerim belli.

Yarışım bir tek kendimle..."

Diye fısıldıyor sessizliklerimiz.

Size de oluyor mu?

Kendine ait, müstakil bir yolculuğu olmayanlar yollarını birleştirdiklerinin yolunda/ yolsuzluğunda kaybolmaya mahkûm olurlar, maazallah...

Kendine ait, müstakil bir yolu olmayanlar yolsuzluk yapıyorlar da diyebiliriz. Akla hemen maddi hak gaspı geldi tabii ki. Manevi hak gaspına giriyor yalnız bu. Yolu olmadığı için yolcuyu, yolculuğu takdir edemiyor. Yürümek istemiyor. Topuklarını çarık etmiş emeğe "beni uçur, beni uçur!" diyor. En olmadı sırtına biniyor, yürüyenin... Engelli yapıyor sapasağlam bir ruhu. Köstek.

Bir de şöylesi var. Bir yolu var. Dosdoğru. Fakat o doğru yürümüyor iyi mi... Doğru yol, eğri adım.  

Ateizmi seçmiş. Yok sandığıyla/zannıyla sabah akşam kavgada. Allah'lılığı tercih etmiş, şeytanla arasından ateş sızmıyor. Maddeyi öpüyor gece gündüz, manayı hurafe diye yere çalıyor. Sonra bir aralık çaput bağlıyor. Kavrayışına sığmayanı aşağılamayı bilim sanmış. Veya akılsızlığı, ahmaklığı din sanmış. Gelenekçisi saltanatı sallanır diye her yenilikten öç almış. Yenilikçi eline geçen her geleneği baş aşağı fırlatıyor. Ve saire. Ve saire.

Bir yürüdüğünün farkında olmak var. Bir de yürüme üslubunun bilincinde olmak var.

Bütün bu kargaşada fikri fikrimize, zikri zikrimize uyan yol arkadaşlarımız kim/ler? Eş veya dost elinden elimizi kavrayan fikirdaşlarımızla birleşebiliyor mu yollarımız?

Yolu yoluma, ol'u oluma bire bir uyanımız var mı? Birlikte yürüyüş yaparak zayıflanılan ve yolun sonunda da birlikte tatlı yenilen arkadaştan bahs etmiyorum.

Şöyle ki;

Sen bir adım sağ, o bir adım sol atar gibi... Kafa adımlarınızı atarken sanki sen bir bacak, o bir bacak, bazen sen sağ, bazen o sol, bir sen bir benli yekvücut bir yürüyüşten bahsediyorum...

Yekvücudun yürüyüş dengesini yakalayabildiğimiz dostlardan bahs ediyorum.

Var mı böylesi?

Böyle mi var olan?

Çok Okunanlar

  • 1

    Erdoğan'dan ABD'ye sert tepki

  • 2

    İsmail Cesur kimdir? İsmail Cesur nerelidir?

  • 3

    Türkiye ve Rusya'nın hamlesi ABD'yi zora soktu!

  • 4

    Nagehan Alçı hastanelik oldu

  • 5

    Af teklifinin detayları belli oldu

Son Haberler