Az çalışıp çok kazanmak…

Son günlerde herkes penguenleri izlerken ülkemde çok fazla olay oldu. Kimisi okudu, fark etti, kimisi bilinçli bir tercih ile gündemi takip etmiyor, kimisi zaten hiç takip etmiyor. Bazıları hangi birini takip edeceğini de şaşırmış olabilir tabii… Malum sosyal medya falan derken çok fazla haber içeriği çok hızlı bir akışa sahip.

Şu anda çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik en büyük tehdit: Sosyal medya üzerinden az çalışıp çok para kazandığını gösteren kişiler…

Yine iyi niyetli yaklaşarak “az çalışan” dedim. Aslında öyle bir tablo var ki “hiç çalışmayan” da diyebiliriz.

Bu kişiler aynı zamanda çalışıp, emeğiyle para kazanan kişilere de hakaret edip, aşağılıyor. Normal olan anormal, anormal olan ise normalleşmeye başlıyor.

İnterneti kullanmayı başaramadık…

Her şey ustasının elinde değerlidir. Amaçlı kullanılırsa faydalıdır. Küçük bir çocuğa kesici alet vermezsiniz. Sebebi nasıl kullanılacağını bilmediğinden dolayıdır. Ehliyeti olmadan araç sürülmesi de yasaktır. Ancak herkes interneti kullanabiliyor. Aslında ehliyetin en çok ihtiyaç duyulması gereken bir yer sosyal medya platformları.

Mcluhan’ın vakti zamanında küresel köy olarak tanımladığı dünyanın haberleşme olanaklarıyla kocaman bir köye benzetilmesi bile çok geniş kaldı günümüzde… Artık tüm ülke olarak aynı evde yaşıyor gibiyiz. Anormal olana anormal diyemediğimiz gibi temel değerlendirme ölçütlerimiz lüks, güç, para, gösteriş üzerine. Önemli olan bunlar, gerisine bakan yok.

Üretme hissi bile tüketimle!

Erdemli yaşam denilen olayı çoktan maziye bırakmaya doğru yol aldık. Bir şeyleri üretmenin hazzını bile artık katıldığımız workshoplar, atölyelerde falan alıyoruz. Çünkü o kadar mekanikleştik o kadar hazırcılığa alıştık ki üretme hissini kaybettik. Modern bireyler olarak ekmek yapma atölyelerine katılıyoruz mesela… Yaptığımız ekmeği de sosyal medyada paylaşıp üretmenin verdiği mutluluğu anlatıyoruz. Ancak emek vermeden para kazanmak da istiyoruz. Üretmeden kazananlara hayranlık besliyoruz.

Doğal olan entelektüel oldu.

Olması gereken banel oldu.

Erdemler hayal oldu.

Hakikaten çok ilginç günlerden geçiyoruz.