'Birlikte Güçlü Birlikte Büyük' temasıyla gerçekleştirilen, 21. KOBİ Zirvesi, Bakan Kacır ve Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'ün teşrifleriyle, OSTİM Teknik Üniversitesi'nde gerçekleştirildi.
Kacır, burada yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, bölgeyi saran ateş çemberinin Türkiye'ye sirayet etmemesi için gereken her türlü tedbiri kararlılıkla aldıklarını söyledi. Başkalarının teknolojisine dayanan güvenlik mimarilerinin ne bağımsız bir savunma politikası yürütülmesine imkan tanıdığını, ne de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir caydırıcılık kapasitesi oluşturabildiğini belirten Kacır, 2002 öncesinde, en temel savunma ihtiyaçlarının dahi Türkiye'ye karşı birer koz olarak kullanılmak istendiğini anımsattı.
Kacır, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde bir söz verdiklerini dile getirerek, ''Özgüveni törpülenmek istenen, dar kalıplara mahkum edilmeye çalışılan bu toprakları yeniden ayağa kaldıracağız, ülkemizi dünya sahnesinde hak ettiği konuma taşıyacağız.' dedik. Büyük, güçlü ve tam bağımsız Türkiye idealimizi gerçekleştirmek üzere, savunma sanayisinde her zaman milli ve özgün üretimi önceledik. Geleceği bugünden tasarlayan uzun dönemli AR-GE, yatırım ve tedarik planlamalarını hayata geçirdik. İnsan kaynağımıza yatırım yaptık. Nihayetinde, ülkemizin güvenlik ihtiyaçlarına en üst düzeyde cevap veren, dost ve kardeş ülkelerin de ihtiyaç duyduğu sistemleri karşılayabilen rekabetçi ve ihracat kapasitesi yüksek bir savunma sanayisi ekosistemini inşa ettik.' ifadelerini kullandı.
'1112 savunma sanayi yatırımını teşvik ettik'
Kacır, yerli ürünlerin savunma tedarikindeki payını 23 yıllık süreçte yüzde 20'lerden yüzde 80'lerin üzerine çıkardıklarını hatırlatarak, Türkiye'nin savunma ürünleri ihracatında dünyanın en büyük 11. ülkesi olduğuna dikkati çekti. Savunma ürünlerinin ardında 4 bini aşkın şirketin, stratejik araştırma kurumları ve üniversitelerde gece gündüz demeden alın ve akıl teri döken 100 binden fazla çalışanın bulunduğunu aktaran Kacır, şu değerlendirmelerde bulundu:
'Bakanlık olarak kamu kurumlarımızın, özel sektör girişimlerimizin ve üniversitelerimizin savunma sanayisindeki yatırımlarını ve AR-GE projelerini, güçlü şekilde destekliyoruz. Son 23 yılda, 1112 savunma sanayi yatırımını teşvik ettik, 456 milyar lira yatırımın önünü açtık. 2002'den bu yana, TÜBİTAK burs ve destek programlarıyla, 2 bin 142 savunma sanayisi projesine ve 4 bin 300 bilim insanı ile gencimize, 64 milyar lira kaynak sunduk. Biliyoruz ki teknolojiyi sahada en etkin şekilde kullanan, bunu yerli üretim ve AR-GE kapasitesiyle gerçekleştiren ülkeler, geleceğin dünyasında söz sahibi olacak.'
Kacır, KOBİ'lerin yetkinlik ve kapasitelerini ileriye taşımanın önemine işaret ederek, savunma sanayisinin bugün sahip olduğu üretim çevikliğinde, teknolojik derinliğinde ve ihracat performansında yenilikçi çözümler geliştiren, sahanın ihtiyaçlarını doğru analiz eden KOBİ'lerin büyük pay sahibi olduğunun altını çizdi.
Savunma sanayisinin yakaladığı ivmeyi Türkiye Yüzyılı'nda sürdürülebilir kılmak adına KOBİ'leri desteklediklerini belirten Kacır, son yıllarda KOBİ'lerin finansmana erişimini artırmak, kapasitelerini geliştirmek, ikiz dönüşümlerini hızlandırmak ve rekabetçiliklerini artırmak üzere KOSGEB eliyle önemli adımlar attıklarını ifade etti.
Destek ve teşvikler
Kacır, 'Kapasite Geliştirme Destek Programı' ile üretimden pazarlamaya, insan kaynağından belgelendirmeye uzanan geniş bir yelpazede KOBİ'lerin ihtiyaçlarını karşıladıklarını bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı finansman paketine değinen Kacır, emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere yönelik sağladıkları destekleri anlattı.
Kacır, Teknoloji Hamlesi programıyla da teknoloji seviyesi yüksek ve katma değerli ürünlere yönelik yatırımlar için AR-GE'den seri üretime, uçtan uca bütüncül bir destek sunduklarını belirterek, 'Yenilikçi teknolojiler, savunma paradigmalarını kökten değiştirirken, teknoloji girişimleri, savunma sanayinde yazacağımız yeni başarı hikayelerinin ana kahramanı olacak.' dedi.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bireysel Genç Girişim (BiGG) Programıyla, filizlenme aşamasındaki savunma sanayi girişimlerini desteklediklerini vurgulayan Kacır, NATO İnovasyon Fonu ile de derin teknoloji alanlarında çalışan girişimcilerin uluslararası yatırım ağlarıyla buluşmasını, stratejik ortaklıklar kurmasını ve küresel ölçekte büyümesini sağladıklarını aktardı.
'Sanayi ve teknoloji kolejleri kuracağız'
Kacır, sektörün en büyük sermayesinin insan kaynağı olduğunun altını çizerek, hayata geçirdikleri birçok programla, gençleri erken yaşlardan itibaren bilimle, teknolojiyle, üretim kültürü ve girişimcilik ruhuyla buluşturduklarını anlattı.
Savunma sanayisinin KOBİ'lerin ihtiyaç duyduğu nitelikli mühendisleri, teknisyenleri, yazılımcıları, araştırmacıları ve girişimcileri yetiştirdiğini vurgulayan Kacır, 'Önümüzdeki dönemde savunma sanayimizin, üretim ekosistemimizin ihtiyaç duyduğu yetkinliklere sahip, nitelikli iş gücünü yetiştirecek sanayi ve teknoloji kolejleri kuracağız. Her ölçekten girişimlerimizin gereksinimlerine yanıt veren araçları ve altyapıyı sunarak, ihtiyaç makamlarımızın ve ana yüklenicilerimizin girişimlerle yakın işbirliğini teşvik etmeyi sürdüreceğiz. Ana yüklenici firmalarımızın KOBİ'lerimizle çok daha yakın, derinlikli ve uzun soluklu işbirlikleri kurmalarını bekliyoruz. Ana yüklenicilerimizin KOBİ'leri birlikte büyüdükleri, güçlendikleri stratejik paydaşlar olarak görmesi, onlara hamilik yapması, savunma sanayimizin yenilik üretme kabiliyetini ileri taşıyacaktır.' diye konuştu.
Kacır, KOBİ'lerin üretim kabiliyetlerini güçlendirmelerini, kalite standartlarını yukarı taşımalarını, ikiz dönüşümü hızlandırmalarını, AR-GE ve inovasyona daha fazla yatırım yapmalarını önemsediklerini dile getirdi.
Savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu hassasiyet, süreklilik ve güvenilirliği sağlayacak şekilde kurumsal altyapılarını desteklemelerini, nitelikli insan kaynağına, belgelendirmeye, test ve doğrulama yetkinliklerine daha fazla odaklanmalarını beklediklerini belirten Kacır, şunları kaydetti:
'Sizler yatırım yaptıkça, katma değer ürettikçe ve özgün teknolojiler geliştirdikçe tüm imkanlarımızla, teşviklerimizle ve altyapılarımızla yanınızda durmaya devam edeceğiz. Güçlü ana yükleniciler, yetkin KOBİ'ler, yenilikçi teknoloji girişimleri ve nitelikli insan kaynağıyla tahkim edilmiş bir savunma ekosistemi, tam bağımsız Türkiye idealimizin teminatıdır.'