Durgun su yüzeyindeki yaprak gibi sağa sola savrulup duruyoruz. Her kafadan bir avaz çıkıyor. Zamanlı zamansız öten horozlar sayesinde bir türlü sabah olmuyor ve şafak sökmüyor. Başkanımızın bildiği bir şeyler olmasa bu kadar net ve bu kadar açık konuşmaz. Ancak vatandaş cephesindeki dedi kodu kazanının fokurtusu her geçen gün biraz daha huzursuzluk biraz daha kaos olarak ülkemizi bir yerlere doğru sürüklüyor.
Nerede ise herkes ve her kesim bu olumsuz fokurtunun gürültüsünden muzdarip.
Bir şeylerin yolunda gitmediği gibi bir algı da giderek zemin bulmaya ve taraftar toplamaya başlayınca ister istemez Başkanımızdan bilmediğimiz bir şeyler varsa açıklaması bekleniyor.
Paranın yönetici erkinin büyük küçük her bir bilgi paylaşımına endeksli döviz fiyatlarının yukarı doğru fırlatılması nerede ise günlük rutinimizin bir parçası oldu. Bakan konuşuyor döviz fırlıyor. Başkan konuşuyor döviz fırlıyor.
Devletimizi idare eden üst düzey yöneticilerimizin halkımızı aydınlatma amaçlı her bir açıklaması dövizde yeni bir zirvenin sebebi olarak cevap buluyor.
Bu ekonomik savaş evvelkilerden biraz daha farklı ve biraz daha acımasız.
Boldozer gibi önüne geleni alt etmesinden olsa gerek vatandaşlarımızda ciddi bir moral çöküntüsünün de sebebi gibi.
Vatandaş içerden ve dışardan kuşatılmışlık çemberinin tam ortasında ne yapacağını bilemeyeceği bir şaşkınlık içerisinde.
Yatırım yapanlar iflasın eşiğinde, yapılandırma ve ayakta kalabilmenin peşinde.
keşkeler kırıla gidiyor.
Başkanımız yatırım yapan kazançlı çıkar dedi varımızı yoğumuzu yatırdık ve iflasın eşiğindeyiz samimiyeti ile hallerini başkanımıza arz etmemiz isteniyor.
Garip gureba ellerinde ne varsa bankalara koşarak dövizini altınını bozdurup başkanımızın sözünü tutmanın rahatlığını yaşayacak ortamı bir türlü göremedi.
Gelecek denen rahatlama günlerine yetecek ne enerjisi ne de morali kaldı. Milli paramız her gün yeni bir dip yapıyor.
Böyle zamanları geçmiş yıllarda yaşayan bizler mevcut durumu anlamaya çalışıyor eşe dosta sabr sebat diyoruz. Ancak mal bulmuş mağribicilerin ve cukkacıların etrafa yaydığı kötü kokular bu gayretimizin de boşa çıkmasına sebep oluyor.
Halkın içerisinden bir vatandaş olarak aktaracağım o kadar çok garabetler var ancak özetlediklerim bile başkanımızın elini çabuk tutmasını gerektiriyor.
Yaklaşan yerel seçimler halkımızın çaresizlik durumunu oylamaya dönüşürse dimyata pirince gidenler evlerindeki bulgurdan olacaklar gibi.
Devletimizin gücü nasıl alçakları, hainleri inlerinde bir bir yok etti ve ülkemizde güvenlik sorunu büyük ölçüde halloldu ise ,aynı devletimiz içerisinde çöreklenmiş cukkacıları mal bulmuş mağribicileri ve rüşveti fetvasını alarak yiyenleri de bir bir enseleyip vatandaşımızın beklentilerine cevap vermeli. Yolsuzluk kanalından beslenen yüzsüzlerin yüzüne devlet şamarı vurulmalı. Öyle bir vurulmalı ki, bir daha tevessül edilmesin.
Vatandaş yerel yönetimlerden ve bürükratik oligartlardan çok muzdarip halde. Üst düzey yönetici sıfatına haiz olana bir şeyler oluyor ve ne vatandaş ne matandaş tek dert bu koltukta kendimi nasıl sağlama alırım gayretine var olan enerjisini tüketiyor ve koltuğu çok yukarılara taşıyarak kendini adam etmiş tebayı hatırlamak şöyle dursun kasası ve kesesinden başka bir şey düşünmez oluyor.
Başkan ne yapsın devlet ne yapsın demeden teknolojinin tüm imkanlarını kullanarak bu asalaklardan derhal kurtulmanın savaşını versin diyorum. Yoksa evet yoksa çok geç olacak gibi.. Sağlık ve mutluluk dileklerimle.