Başörtülü Demokrasi

2004 yılında İstanbul’da yapılan NATO zirvesinde Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’di. Düzenlenen resepsiyona Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül başörtülü eşleri ile katılamadı. Çekilen aile fotoğrafı için başta Sezer tüm devlet ve hükûmet başkanları smokin giyerek poz verdiler.

Az daha geriye gidersek, Merve Kavakçı Fazilet Partisi’nden 1999 yılında milletvekili seçildi. 02 Mayıs’ta mazbatasını alıp yemin etmek için Meclis’e geldi. DSP’li milletvekilleri protesto ettiler. Başbakan Bülent Ecevit, “Lütfen bu hanıma haddini bildiriniz!” diyerek Kavakçı’yı dışarı attırdı. 13 Mayıs 1999 günü Merve Kavakçı Türk vatandaşlığından çıkarıldı.

Türkiye, geçtiğimiz hafta dünyanın merkezi konumundaydı. 41 devlet ve hükûmet başkanı NATO zirvesi için Ankara’ya geldi. Devlet ve hükûmet başkanlarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tesettürlü eşi Emine Erdoğan ile birlikte dünyanın en eski savaş bandosu Mehteran marşları eşliğinde karşıladı. Zirvenin sürprizi ise Yeniçeri tören kıtasıydı.

***

Cumhurbakanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’un görüşmelerinde kareye giren başörtülü Fatma Gülhan, Türkiye’nin aforoz edilen ilk başörtülü milletvekili Merve Kavakçı’nın kızı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üst düzey görüşmelerinde tercümanlık yapyor. Bu da gösteriyor ki, laikliği bağlamından çıkarıp din gibi uygulamaya kalkanlar Türkiye’de yenilgiye uğradı.

Halka rağmen demokrasi yürümedi. Başörtülüleri kamu ve üniversitelerden uzak tutmaları, peruk giymeye zorlamaları, genç kızların beynini yıkamaya kalkıp zulmetmeleri işe yaramadı. Müslüman gençlerin inancı, çağdışı uygulamaları ezdi geçti. Merve Kavakçı, 2017 yılında yeniden Türk vatandaşlığına alındı. Malezya Büyükelçiliği’ne atandı, şimdi profesör.

Trump, Ankara’daki zirvede yaptığı konuşmada İran’ın ölüm listesinde ilk sıraya konduğunu söyledi. Birinci olmanın kendisini mutlu ettiğini ancak ölüm riskinin yüzde 5,2 gibi yüksek bir oranda olduğunu vurguladı. “Bu riski bilseydim, başkanlığa soyunmazdım” dedi. Peki ya Erdoğan, kaç kez ölümden döndüğünü kimse bilmiyor. Adeta kelle koltukta gidiyor.

***

Türkiye NATO zirvesini yüzünün akı ile tamamladı. En küçük ayrıntısına kadar düşünülüp planlanan zirve devlet başkanlarının yanı sıra tüm dünyadan tam not aldı. Türk Mutfağı’nın lezzetleri dillere destandı. Bitti diye düşünülen NATO’ya yeni can suyu verildi. Üç bin gazetecinin takip ettiği zirvede NATO için 50 milyar doları aşkın yeni kaynak oluşturuldu.

NATO Savunma Bakanları, Türkiye’nin ay yıldızlı yeni karargahında toplandı. NATO zirvesi dolayısıyla Türk – ABD ilişkilerinde önemli gelişmeler oldu. ABD Kongresi’nden Kaan için F110 motor satışına onay çıktı. CATSA yaptırımları esnetildi. Türkiye, parasını ödediği F 35 uçaklarını alabilecek. Asıl önemlisi ise Türkiye’nin F 35 programına geri dönecek olması...

Özenle Avrupa Birliği’nden uzak tutulmaya çalışılan Türkiye, gücü sayesinde şimdi Avrupa’nın güvenlik şemsiyesini oluşturacak. Bu kapsamda Aselsan ve Roketsan görev alacak. Trump’ın fikri değişmedi, ABD’nin NATO yükünü hafifletecek. Peki AB nasıl bir yol haritası izleyecek? ABD bağımlılığına devam mı, Müslüman Türkiye ile güç birliği mi?