YAZARLAR

Tüm Yazıları Bayram Zilan

Mursi ölmedi, öldürüldü!

20.06.2019 00:01

"Sizleri, çocuklarımızı, bizden sonra gelecek evlatlarımızı korumak istiyorum. Kızlarımızı, geleceğimizin annelerini korumak istiyorum. Onlar çocuklarına sizin babalarınız ve ecdadınız erkektiler, haksızlık ve bozuk görüşler karşısında asla boyun eğmediler, vatanlarından, haklarından ve dinlerinden en ufak taviz vermediler, diyecekler... Haklarımızın bedeli için benim kanım akacaksa, ben hazırım. Vatan uğruna canımı kolayca veririm. Allah her şeye kadirdir. Kimse sizi aldatmasın. Sakın tuzaklara düşmeyin."

Yukarıdaki iman dolu sözler Muhammed Mursi’ye ait. Mursi bu sözleri Temmuz 2013’teki darbeyle görevinden uzaklaştırıldıktan sonra bilinmeyen bir yere götürülmeden önce yaptı. Halkına yaptığı bu tarihi konuşmayı şu dua ile bitirdi:

"Rabbimiz! Bizi doğru yola eriştirdikten sonra kalplerimizi eğritme, bize tarafından bir rahmet bağışla. Hiç kuşku yok, lütfu en bol olan yalnız sensin. Allah, emrini yerine getirmeye kadirdir”

Mursi, bu konuşmadan sonra darbeci Sisi’nin tasmalı askerleri tarafından bilinmeyen bir yere götürüldü ve kendisinden aylarca haber alınamadı.

Çok uzun bir zaman sonra Mursi’nin bir hapishanede tutulduğu açıklandı. Ancak hiç kimse ile görüştürülmedi. Avukatlarıyla temas kurulması engellendi. Hiç bir hakkını kullanamadı. Sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Mursi’nin hapishane hayatını ve aile hasretini 19 Haziran 2017’de yayınladığı bir rapor ile dünyaya duyurdu.

Rapora göre darbeciler kanunsuz şekilde Mursi’nin ailesi ve avukatlarıyla iletişim kurmasını ve bu kişilerin Mursi’yi ziyaret etmesini engelledi.

Ayrıca rapor, Mursi’nin sağlık hizmetlerinden de mahrum bırakıldığını gözler önüne serdi.

Temmuz 2013’te tutuklanan Mursi, tam 4 yıl sonra Haziran 2017’de ailesi ve avukatını çok kısa süreliğine görebildi.

Mursi’nin avukatları bu görüşmeden hemen sonra 8 Haziran 2017’de Mısır Başsavcılığı’na bir dilekçe yazarak müvekkillerinin hayatının tehlikede olduğunu, tedavi için bir sağlık merkezine naklini talep etti.

Ancak bu talep de reddedildi!

Aynı dönemde adının açıklanmasını istemeyen Mursi’nin bir akrabası İnsan Hakları Örgütü’ne bir açıklama yaptı ve Mursi’nin sağlık durumunun çok kötü olduğunu, aşırı kilo verdiğini söyledi.

Mursi’nin yargılanma sürecinde mahkemede konuşmasına, savunma yapmasına izin verilmedi.

Hapishanede TV izlemesi, gazete okuması, telefonla konuşması yasaktı.

6 Mayıs 2017’de hakim karşısına çıkan Mursi, “hayatını tehdit eden bazı durumlar” olduğunu ve bu konuyu avukatlarıyla görüşmek istediğini söylemişti. Ancak bu talebi de yerine getirilmedi.

Mursi’nin hapishanedeki diğer mahkumlara “hayatından endişe ettiğini, konserve gıdaları yemekten sakındığını söylediği” ortaya çıktı.

Bazı mahkumlar, Mursi’nin zaman zaman durup dururken bayıldığını ancak kimsenin müdahale etmediğini iddia etti.

Tüm bu hikaye, hukuksuz tutukluluk döneminde Mursi’nin sistematik bir biçimde darbeciler tarafından ölüme terk edildiğini ispatlıyor.

Adını tam koymamız gerekiyor!

Mısır’ın ilk ve tek seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi, tüm dünyanın gözü önünde ölüme terk edildi.

Dünyadaki tüm insan hakları örgütleri bu süreçte kulağının üzerine yattı. Demokrasi ihracatçısı(!) ülkeler darbeci zalimlerinin Mursi’ye yaptığı zulme karşı tek bir söz söylemedi.

Ve 17 Haziran 2019’da Mursi’nin şehadet haberi düştü ajanslara.

“Muhammed Mursi, mahkeme salonunda bayıldı ve ardından kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti”

Mursi’nin şehadet haberi kuşkusuz tüm müslümanları derinden yaraladı. “öldü-öldürüldü” tartışmaları başladı. Mursi’yi sevenler onun öldürüldüğüne inanıyor ama sadece onlar değil!

İngiliz Independent Gazetesi, “Mısır güvenlik güçlerinin mahkeme salonunda fenalaşan Mısır eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yere düştükten sonra 20 dk boyunca müdahale etmediğini” açıkladı.

BM, Mursi’nin ölümünün bağımsız bir heyet tarafından soruşturulması çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “bunun normal bir ölüm olduğuna inancım yok” dedi.

Müslüman Kardeşler lideri İsam El Haddad, “Mursi’nin yere düştükten sonra kimsenin müdahale etmesine izin verilmediğini, tutukluluların çığlık atmasından sonra gardiyanların yaptığı ilk şeyin aileyi mahkeme salonundan çıkarmak olduğunu” söyledi.

Mursi’nin oğlu Abdullah da ambulansın yarım saat sonra geldiğini açıkladı.

Hastane yetkilileri Mursi’nin hastaneye getirildiğinde ölmüş olduğunu açıkladı.

67 yıllık mücadeleyle dolu sonu şehadet ile biten bir ömür.

Rabbim Peygamberimiz ile haşretsin!

Biz onun İslam ve Mısır halkı için yaptıklarına şahidiz!

Biz ondan razıyız. Allah da ondan razı olsun.

Mekanı cennet olsun.

Onun için şimdi yapılan “öldü mü?-öldürüldü mü?” tartışmalarının tümü yersiz!

Cezaevine ilk girdiği günden bu güne kadar ona yapılan muamelelere, mazur bırakıldığı koşullara ve mahrumiyetlerine bakarsanız öldü-öldürüldü tartışmalarılarına girmez, zaten dabeciler tarafından başından beri sistematik bir şekilde ölüme terk edildiğini anlarsınız.

Bu koşullarda mahkum olan her canlının sonu kaçınılmaz olarak ölümdür!

Herşey gayet açık ve net.

Mursi ölmedi, öldürüldü!

Son Haberler

  • 1

    TYB İstanbul şubesinden İBB'ye tepki

  • 2

    Su altında evlilik teklifi faciayla sonuçlandı!

  • 3

    İstanbul'da silahlı kavga

  • 4

    İstanbul'da bu yollar kapalı olacak

  • 5

    Fenerbahçe evinde kazandı

Günün Manşetleri

Gerginlik tırmanıyor! Ülke bayrağını yaktılar
180 bin kişi başvurdu! Hazine arazileri kiralanacak
Erdoğan New York uçuşu öncesi ABD'yi uyardı! Hazırlıklar tamam
Dünya mutfağını alt üst eden 5 çılgın Türk
YPG işgaline ABD desteği
TOKİ duyurdu! Yüzde 22 indirim yapılacak
Yerli pikap aracın ismi belli oldu!
Kirli ittifak Berlin'de buluştu! Saadet Parti'li isim de orada
PKK'ya ağır darbe!
YPG/PKK'dan bayrak oyunu
TEKNOFEST'in ziyaretçi sayısı bir milyonu geçti
ABD'de silahlı saldırı!
ABD'ye üç ülkeden gözdağı
PKK'ya ağır darbe!
MSB askerlik alım tarihini açıkladı