YAZARLAR

Tüm Yazıları Behçet Canöz

Antiemperyalist direniş merkezi

11.02.2019 00:07

Maduro’nun diyalog çağrısına kulaklarını kapatacaklar. Çünkü amaçları üzüm yemek değil. Muhammed  Mursi’nin de diyalog çağrılarına karşı çıkmışlardı.

15 Temmuz öncesinde de ABD mahfillerinde toplantılar yaptılar, medya üzerinden şartlar oluşturmaya çalıştılar. Kaset kumpaslarından sonra MHP’nin olağanüstü kurultaylarla ele geçirilmek istenmesi de  Emperyalist planların önemli parçalarından biriydi. Çünkü 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra oluşturulmak istenen kaos ortamını daha sandıkların açıldığı ilk saatlerde Sayın Bahçeli, seçimin yenilenmesi gerektiğini söyleyerek bozmuştu. Bu tarihten sonra MHP’yi işgal girişimini, çukur olaylarını başlattılar…     

Türkiye üzerine planları tutmadı; ittifak çabaları bundan.

Dünya Beş’ten büyüktür.” duruşu Hz. İbrahim’in baltası gibi boyunlarında  gerçeği haykırıp duruyor.

Yerli parayla ticaretin gündeme gelmesi,  BM’de İsrail’in Kudüs’ün başkenti olamayacağı kararıyla ABD’nin karizmasının yerle bir olması, ABD’nin,  Suriye’nin kuzeyinden çekilme zorunda kalması, Türkiye’nin Emperyalizmle mücadelesinde gücünün göstergesidir. 

İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, Adalet mülkün temelidir, diyerek medeniyetini  adalet üzerine inşa eden bu millet, daima mazlumlardan yana olmayı inancının gereği görmüştür.

Mazluma adı sorulmaz.

Türkiye, bugün dört  milyondan fazla mülteciye ev sahipliği yapıyor. Medeniyetimiz, insan merkezlidir; adaleti ve iyiliği emreder. Bir gayrimüslimin hakkını, canını, malını, namusunu savunmak her Müslümanın en temel görevidir. Böyle bir durumda ölürse de şehittir. Kul hakkı; rengine, diline, diline, ırkına bakılmaksızın her insanı, varlığı kapsar. Çünkü var olan her şey kuldur. Bunun içindir ki camiiyle, kilise ve havra yan yana olagelmiştir. Bundan dolayı Venezuela’nın yanındayız. 

Millî irade tuzakları bozdu.

16 Nisan 2017’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş referandumu – tabiri caizse- yarma harekatıydı. Yine, Sayın Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının mücadelesi ve kararlılığı olmasaydı yeni hükümet sistemine geçmek mümkün olmayacaktı.  

Normal şartlarda milletvekili seçimleri bu yılın  haziranında , cumhurbaşkanlığı seçimleri de ağustosunda yapılacaktı. Mahallî idareler seçimleriyle birlikte 2019’da üç seçim üçer ay arayla yapılacaktı.   

Milletvekili ve cumhurbaşkanı seçimlerinin  24 Haziran 2018’e alınmasıyla da provokatif eylem hazırlığındaki aparat örgütlerin elleri boşa çıkartılmıştır. Çünkü malum Gezi- FETÖ bileşenleri  2018’in başlarında oturma eylemlerine  Hakkari’den başlamışlardı.

Bu eylemlerini 2019’da yapılacak olan mahallî idareler seçimlerine, hazirandaki  milletvekili seçimlerine ve ağustosta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar kademeli olarak yayacaklardı. Ancak Devlet Bahçeli Bey’in erken seçim çağrısı tüm bu şer planları bozdu. Batı ise erken seçim kararından rahatsız olmuş; Türkiye’nin bu karardan  vaz geçmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdi.

Emperyalizm, toparlanma telaşında, 31 Mart seçimlerinden bir çıkış yolu aramakta.

Bayrak ve millet düşmanlarıyla Atatürkçülüğün yan yana getirilmesi ise başlı başına bir faciadır. Bunu Gezi olaylarında da gördük: terörist ve Atatürk posterlerinin  yan yana asılması ittifakın maddi delillerini teşkil etmekteydi. 15Temmuz’a, tiyatro’ diyenler direnişi kırmak istiyorlar.

Sokakları tuzaklayanlarla,  Atatürk nasıl yan yana getirilebiliyor?

Atatürk,  bayrak düşmanlarıyla, teröristbaşının heykelini dikeceklerini söyleyenlerle ittifak kurar mıydı?

FETÖ, dini; Kemalistler de  Atatürk’ü istismar etmekteler.

Terör örgütleri, Doğu ve Güneydoğu’da  belediyelerdeki yaptıklarını

Türkiye’nin geneline yaymaya çalışıyorlar.

Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bursa, Adana ve Gaziantep gibi büyükşehirlere de kayyum atamak zorunda bırakılacağı bir zemin oluşturmak  ve buradan tekrar ‘ dikta’ propagandası çıkartarak Gezi olaylarını başlatmayı planlıyorlar.

Venezuela’da olduğu gibi, işgal çağrısı yapacaklar.

Kaşıkçı’yı katledenler, Venezuela’da  da katliama hazırlanıyorlar.

BM ve devletler hukuku yerlerde sürünüyor.

Uluslararası ticarette millî paranın önerilmesi, Emperyalizme  başkaldırının bayraklaşmış halidir.

31 Mart: Ergenekon’dan çıkıştır.

Türkiye, dünya siyasetinde yeni bir dönemin kapılarının açıyor.

 

 

 

Öne Çıkanlar

Bizi Anadolu coğrafyasından silmek istiyorlar

Savunma sanayimizi tehdit olarak görüyorlar

Bakırköy'ün bîtab düşmüş makus talihi değişecek

Türkiye'yi hedef gösterdi!

Gölpazarında değişim vakti

Ana muhalefet kime hizmet ediyor?