Bir çocuğun canı mı, başıboş köpek düzeni mi?

Bir toplumun vicdanı, en zayıfını nasıl koruduğuyla ölçülür. Bugün sormamız gereken soru nettir: Sokakta özgürce yürümesi gereken çocuklarımız mı daha kıymetlidir, yoksa yıllardır büyütülen başıboş köpek düzeni mi?

Ben açıkça söylüyorum: Bir çocuğun canı için milyonlarca başıboş köpeğin sokaklardan toplanmasına da, kontrol altına alınmasına da gözümü kırpmadan “evet” derim. Çünkü insan hayatı tartışılmaz derecede üstündür. Hele ki savunmasız bir çocuğun hayatı, her ideolojinin, her lobinin, her sloganın üzerindedir.

Peki soralım: Neden 5 yaşındaki Hamza’nın köpekler tarafından parçalanarak öldürülmesi günlerce ülkenin bir numaralı gündemi olmadı? Neden bazı çevreler bu vahşeti görmezden geldi? Kim ya da kimler, TRT, Hürriyet ve Milliyet gibi mecralarda yer alan Hamza’nın köpekler tarafından öldürüldüğüne dair haberlerin geri çekilmesine, kaldırılmasına veya görünmez hâle gelmesine sebep oldu? Kamuoyu bunu bilmek istemektedir.

Bir başka soru daha var: Yasa çıktığı halde neden uygulanmadı? Madem kanun var, neden başıboş ve tehlike oluşturan köpeklere kimse dokunmadı? Neden belediyeler, kurumlar ve yetkililer görevini yerine getirmedi? Kanun raflarda durmak için değil, insan hayatını korumak için çıkarılır.

Bugün hâlâ meseleye romantik sloganlarla yaklaşanlar şunu bilmelidir: Köpek kutsal değildir. Hiçbir hayvan, bir çocuğun canından üstün değildir. Eğer gerçekten hayvan sevgisi savunuluyorsa, çözüm sokakları sahipsiz sürülere bırakmak değil; barınak, denetim, sahiplenme ve güvenli şehir düzenidir.

Ne yazık ki bazı çevrelerin kutsalı köpek değil, onun etrafında dönen para düzenidir. Mama sektörü, bağış kampanyaları, siyasi gösteriler, sosyal medya şovları… Bir çocuğun gözyaşı kadar değerli olmayan bu çıkar çarkı artık sorgulanmalıdır.

Son sözüm şudur: Daha kaç çocuk ölecek? Daha kaç aile evladını toprağa verecek? Daha kaç çocuğu bu ihmale kurban edeceğiz? Vicdan sahibi herkesin bu sorulara cevap verme vakti gelmiştir.