Bir türlü evlendiremedikleri\u2026

0

Ah! Bu evlendiremeyen programlar…

Ah! Evlenmemek için ekranlara çıkan insan sarrafı adaylar… (!)

İstisnalar elbette var… Niyetleri halis ve değerlerimizi kaybetmemiş adaylar mutlaka vardır ama onlar diğerlerinin ciddiyetsizliğinde ya da başka niyetler için ekranlara çıkmış olanların gürültüsünde kayboluyorlar yahut…

Evlenme bahanesiyle ekranlarda kendilerini sergilemeye çalışan iç sergileri tarumar olmuş ruh ve duygu fukarası haline gelmiş, insanlığı ekranlardan uçurumlara göndermiş insanlar… Evet, evlenemiyorlar… Bir türlü beğenemiyorlar… Evlendiremiyorlar… Mimsiz medeniyet her şeyin ciddiyetini yalayıp yuttuğu gibi evlilik yolundaki ciddiyeti, kibarlığı da bitirmiş!

Hepsi sanki çarşıya vitrinlere bakmak için, vakit geçirmek için çıkmışlar… Ne hikmetse voltajlar düşük, elektrik hiç alınamıyor; hala karanlık devirler yaşanıyor her şeyin aydınlık olduğu ve de görüldüğü bu zamanda…

Ah nerde o edepli yiğitlik-efendilik, mahcup-ağırbaşlı hanımefendilik? Üçüncü dünya harbi hanımlığı, beyefendiliği bitirmek için çıkmışta haberimiz yok! En ağır silahlarla bitirmişler tüm değerleri… Çığlıklar, haykırışlar, saygısızca suçlamalar; kendi kusurlarına panjurları kapatarak… Ve sunucunun gaz vermesi ile meseleyi iyice deşmesi ile uzayıp giden kibirler, alaycı bakışlar, kendi aralarında çekişmeler… Birbirlerinin gırtlağına sarılırcasına tetikte ve saygısızca oturuşlar… Tüm güzellikleri bitirme yarışı…

Bir evlat bile tam manasıyla anlaşılmaz; arkadaşlıkta daima bilinmezlikler kalır, hatta insan bile bazen kendisini yeterince tanıyamadığı anlar olur… Evlilik adayları programda öyle kızıl ötesi ışınlarla, röntgen şuası bakışlarla birbirlerinin ciğerlerini ve ruhlarını okuyup, bir anda notu veriyorlar ve utanmadan sıkılmadan: "Cık" diyorlar; "Olumsuz" diyorlar… Kızlar erkekler sanki asırlık tecrübelerle sıra sıra dizilmişler beğenmeme yarışındalar…

Ne hale getirdiler sevmeği, talip olmayı, evlenmeyi… Sadece programlarda mı? Hayır, gerçek hayatta da mertlik, hanımefendilik, sevgi dolu yürekler sökülüp bir kenara atılmış… Var olan ve arsızca yaşayan sadece hayvani duygular… İstisnalar hariç, sevemiyorlar, insanca davranamıyorlar, gönül almayı, hoş seda bırakmayı bilmiyorlar…

Gerçek sevdalar kalmayınca adam gibi yeni türküler, şarkılar, sanatsal eserler üretilmiyor… Adam gibi sevmeler, güzel ahlak olmayınca erkekler zalim, kadınlar erkek gibi… Allah korkusu, delikanlılık olmayınca kadınlar katlediliyor, erkeklerin ise omuzlarına ruhsuz, anlayışsız kadınların yükü bindiriliyor… İlk merhabalar itici, bakışlar başka amaçların esiri… Erkek ve kadının yuva kurmada yola çıkışları değerler yönünden hazırlıksız, evlilik bunaltıcı, ayrılmalar ise kan davası… Birliktelikte sadece bir amaç var…

Ecdat mezardan kalksa evlatlarının ilişkilerine, yuva kurma şekillerine, evliliklerine baksa: Yahu biz toprak değil, evlatlarımızı kaybetmişiz diyecekler…

Direniyor kibar olmamaya, direniyor mahcup etmeye ve beğenmemeye, elektrik almamaya… Kendisi karanlıklar içinde; elektrik vermiyor ki elektrik alsın… Eşya seçiminde ya da alış verişte bile burun kıvırmak, alaycı bakışla bakmak satıcıyı incitir. Hele ki evlenmek için gelmiş birine: Kalk buradan defol der gibi bakış fırlatmak, çirkin bir ifade takınmak programları sadece incitme programı, beğenmeme yarışı haline getirmiş...

Tamam, evlenme programlarının kapatmayın; mutlaka beğenerek izleyenler vardır. Memlekette demokrasi var, hürriyet var elbette ama her şeyde ve özellikle her işte edep, kalite insani yönler olması gibi bu programlarda da bir ölçü olmalı. Örf ve inançlar baş üstünde tutulmalı! Sesi yükselten, edebi bırakan kulağından tutulup hemen atılmalı. Evlilik gibi bir müessesenin temelleri ancak ciddiyetle, insani duygularla özellikle adam gibi sevgiler ile atılır. Sağlıklı nesiller, her sıkıntıya birlikte omuz veren ve saygıyı sevgiyi yaşatan anne ve babalardan meydana gelir... Ufacık bir sıkıntıda yüz üstü bırakacak, sadece kusur arayacak gençler evliliği taşıyamaz sadece zevkin ve sefanın talipleri olurlar... Bu ise hayatın sadece zevk ve sefadan ibaret olduğuna dair yanlış bir kanaattir!

Son söz: Programlardaki tesettürlü kızlar hiçte iyi örnek olmayı beceremiyorlar ve öyle bir düşünceleri de yok… Sanki bir tezgahın bir oyunun figüranlığını yapıyorlar… Unutulmamalı ki güzel ahlakla, hanımefendilikle ve ağırbaşlılıkla tesettür tam manası ile işe yarar, eksiksiz olur! Zaten Müslümanlara her koldan ve her fırsatla saldırıyorlar, birde siz çanak tutmayın, tesettürle beraber edebide takının… Beceremeyecekseniz paşa paşa yuvalarınıza geri dönün… Ha elbette bizimde kusurlarımız var…