Brezilya Seçimi, Suriye Kadar Önemli

0

Okyanus'un ötesinde Brezilya seçimleri, Türkiye için neden önemli? Sorusu akıllara gelebilir. Küresel sistem, öyle bir yere evriliyor ki dünyanın herhangi bir yerinde gelişen siyasi ve ticari gelişmelere duyarsız kalamayız. Gelişmekte olan ülkeler içinde yer aldığımız Brezilya ile ortak kültürümüz yok. Lakin benzer siyasi ve ekonomik manipülasyonlara maruz kalmışız ve kalmaya devam da ediyoruz Brezilya'ya ilgimiz daha çok futbol, karnaval, samba ve seküler yaşam biçimi etrafında gelişiyor. Uluslararası sistemi ekonomi temelinde, tehdit eden Brezilya ve Türkiye, son yaşanan siyasi gerilimlerin benzerliğini de 23 Mayıs'ta kaleme almıştım. http://www.milatgazetesi.com/Brezilya-ve-Turkiyede2014-Cumhurbaskanligi-Secimleri/56284#.VBArtsJ_va8 Mayıs ayından günümüze değişen pek bir şey yok. Türkiye'de beklenen oldu. Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu. Brezilya'da ise 5 Ekim'de yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaştıkça ekonomik manipülasyon, araştırma şirketleri ve medyanın etkisiyle tavan yapmış durumda.

Brezilya, Türkiye için neden önemli?

Peki Brezilya niçin önemli? Çünkü, Türkiye gibi Brezilya'da, BM ve BMGK üyelerinin yapısı hakkında en çok eleştirel dil kullanan iki ülke konumunda. Ortadoğu ve Gazze özelinde yaşanan katliamda İsrail'e karşı, en sert eleştiriyi Türkiye ve Latin Amerika ülkeleri yapmıştı. Arap ülkeleri, kuyruğunu kıstıran kedi misali tutum sergilerken Brezilya, İsrail Büyükelçisini evine geri göndermiş, uluslararası arenada Türkiye'yi yalnız bırakmamıştır. Türkiye'nin, Latin Amerika açılımının merkezinde Brezilya bulunmaktadır. Arjantin'le 'Ermeni soykırımı' tartışmaları yüzünden ilişkilerimiz oldukça soğuk, Meksika'yla ticari ve siyasi ilişkileri yeni tesis edilirken, bölgenin en önemli ülkesi, Brezilya gibi güçlü bir partnerle benzer ticari ve siyasi refleks göstermek, stratejik açıdan da önemlidir. Dilma ve R.Tayyip Erdoğan'ın uluslararası arenadaki benzer söylemleriyle uyumlu ve sıcak diyalogu, diplomatik ilişkilere pozitif etki yapmaktadır.

Türkiye'nin, Latin Amerika ilişkilerinin merkezinde Brezilya olduğu gibi Brezilya'nın Ortadoğu ve Güneydoğu Avrupa ilişkilerinin merkezinde de Türkiye vardır. 2010 yılında "Tahran Deklarasyonu''yla başlayan yakın çalışma süreci, askeri, siyasi ve ticari alanda hızla devam etmiş, Stratejik Ortaklık seviyesine ulaşmıştır. Brezilya ile ilişkiler geliştirilerek Stratejik Savunma İşbirliği'ne geçilmiş ve savunma sanayi alanında ortak projeler geliştirmek istenmiştir. Öte yandan Batı ve ABD'nin dinleme skandallarının merkezinde Brezilya ve Türkiye bulunurken, Erdoğan ve Dilma'nın tepkileri diplomatik teamüller içindeydi. Diğer taraftan söz konusu gelişmeler, her iki ülkenin istihbarat ve askeri altyapılarını gözden geçirmesine sebep oldu. Ayrıca, Petrobras ile TPAO arasında teknik işbirliğine gidilmiştir. Türkiye'yi uluslararası taşımacılıkta bir istasyon olarak gören Brezilya şirketleri, Türkiye'de hukuk kurullarının işletilebilinirliği açısından da güvenli bir liman olarak görmektedir. Türkiye'nin MERCOSUR, Orta Amerika ve Andean Topluluğu, IBSA, BRICS ile Serbest Ticaret Anlaşmaları yapmak istemesi ve bunun yegane destekleyicisi Lula ve Dilma Hükümeti olması münasebetiyle, büyük önem taşımaktadır.

Brezilya iç siyasetinde ne oluyor?

Türkiye ve Brezilya'nın, kendi coğrafyalarında üstlendikleri siyasi ve ticari stratejileriyle birlikte iç siyasetleri de birbirine benzemektedir. Brezilya siyasi tarihinde, ilk kez solcu bir lider (Lula da Silva) Cumhurbaşkanı oldu. Başarısıyla herkesin takdirini kazanan Lula, 2010 yılında yoğun ısrarlara rağmen, yerine halefi Dilma Rouseff'i destekledi. 2014 seçimlerinin ise, iç ve dış etkenlerin gölgesinde geçeceği aşikar. 2013 yılında başlayan sokak gösterileriyle uluslararası medyada, Türkiye'den sonra en çok haber yapılan ülke oldu. Dünya kupası için yapılan harcamalarının gereksizliği ve Brezilya milli takımın aldığı başarısız sonuç, Dilma Hükümetine fatura edildi.Bu bağlamda Brezilya'da yaşanan kuraklıktan ötürü tarım üretiminde ve dolayısıyla Brezilya ekonomisinde bir daralma söz konusu. Brezilya milli petrol şirketi Petrobras'la ilgili yolsuzluk ve dinleme iddiaları, Dilma'nın cevaplaması gereken soruların başında.

BBC Brezilya Muhabiri Ruth Kostas en son analizini, "Brezilya Seçimleri: Savaşın Ortasında Ekonomi'' başlığını atarak, ekonomik veriler üzerinden dezenformasyonun sacayağından biri oldu. Bunun yanında The Economist, CNN ve diğerleri... Son olarak Türkiye'de manipülatif açıklamalarıyla bilinen kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Brezilya'nın notunu "durağandan" "negatife" çekti.

Çatı Aday Marina Silva

Brezilya Sosyalist Partisi' lideri Eduardo Campus'un ölmesinin ardından, çevreci-evanjelik Marina Silva, yaşanan "manevi boşluğu'' lehine çevirerek, Başkan Dilma'nın en büyük rakibi haline geldi. Brezilya araştırma şirketlerine göre, Marina ve Dilma eşit, hatta ikinci turda yapılacak ittifaklarla Marina'nın kazanacağı yönünde. IBOPE'ye göre; Dilma: % 37, Marina % 33, Aécio % 15. İkinci turda, Marina % 46, Dilma % 39 oranında. Data Folha'ya göre; Dilma % 35, Marina % 34 oranlarında. Tahminime göre bu oranlar, seçim tarihi yaklaştıkça, Brezilya merkez medyasının (Globo ve diğerleri) yanlı yayınlarıyla Marina lehine çekecektir. CNN ve BBC gibi yayın organların haberlerine göre Silva'nın oylarında ciddi artışlar yaşanıyor. Öyle ki, ikinci turda Silva'nın lehine başkanlık naraları atılıyor bile.

Brezilya aynı Orta Doğu gibi, siyasi müdahalelerin son derece fazla olduğu ve herhangi bir pozitif/negatif gelişmenin hemen yayıldığı bir ülkedir. Enflasyon artması, faiz oranlarının yükselmesi ve işsizliğin orta sınıf Brezilyalıların yaşamları üzerinde henüz olumsuz bir etkisi olmamıştır.Özellikle yoksullukla mücadelede gayretli adımlar atılmasına rağmen yeterli sonuç alınmamasına karşın, yoksul kesim Başkan Dilma'ya inatla en çok güvenen kitle, olma özelliğine sahiptir. Lakin Dilma ve hocası Lula, kanımca birinci tur olmasa da, ikinci turda yarışı yine göğüsleyeceği yönünde, zira Brezilya ve uluslararası merkez medyanın yayınladığı anket sonuçları gerçeklikten ziyade aslında bir temenni, yani görmek istedikleri gibi Brezilya toplumunu manipüle ediyor.

Türkiye açısından, yükselen ilişkiler devam ettirildiği sürece, diğer partilerin birbirinden farkı yok. Ancak uyumlu, ilişkileri arttırmaya gayretli ve uluslararası arenada aynı dili konuşabilen Dilma Hükümeti yerine, olası bir parti/kişinin belirsiz davranışını beklemek rasyonel değil.