Akıllara durgunluk veren bir süreçten geçiyoruz!
Millet iradesinin tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclis'ine bombalar atılmış, Halkın kendi oylarıyla seçtiği Cumhurbaşkanı'nın makamı bombalanmış, Başkomutan'ın alıkonulması için helikopterlerle Marmaris'e özel birlikler indirilmiş, vatandaşa kurşun yağdırılmış, masum insanlara namlu doğrultulmuş, tank paletleriyle darbeye direnen halkın üzerinden geçilmiş, kan dökülmüş…
Ama bütün bunlar içimizdeki İrlandalılar ikna etmemiş, utanmadan hala "tiyatro" diyorlar.
Bunca saldırı var ortada, gaziler, şehitler var, hala birilerini bu olan bitenin "darbe" olduğuna dair ikna etmeye çalışıyoruz.
Pes…
Tek kelime ile pes!
Bu saatten sonra her kim bu yaşadıklarımıza "tiyatro" diyorsa, her kim "Tayyip Erdoğan planı" diyorsa, her kim "devleti ele geçirmek, muhalifleri tasfiye etmek amacıyla yapıldı" zırvasına inanıyorsa, her kim "basın özgürlüğü" vaveylası kopartıyorsa…
O da en az darbeciler kadar suçludur.
Her şey gayet açık ve net!
Türkiye, 15 Temmuz'da Paralel İhanet Çetesi'nin mihmandarlığında bir darbe girişimine tanıklık etti.
Bu, delilleriyle ayan beyan ortada olan açık bir darbe girişimidir. Türkiye Cumhuriyeti'ne, demokrasiye, seçilmiş hükümete ve vatandaşlara karşı işlenmiş bir "Anayasal Suç"tur.
Hadi Batı Medyası'nı anlıyoruz. Onlar kendi meşreplerince hareket ediyor. Darbeye "darbe" demiyor.
Hadi Amerikan Medyası'nı, İngiliz Medyası'nı anlıyoruz. Onlar darbenin başarısız olmasından dolayı öfkeliler. Çıldırmış vaziyetteler. Açıkça "en büyük hatanız Erdoğan'ı öldürmemek" diyorlar. Bu ahlaksızlığı, seviyesizliği açıkça ortaya koymakta bir beis görmüyorlar!
Peki ya siz?
"Devlet halkını bombalıyor" bildirisine imza atan 1148 Akademisyen?
Sizin için bu olan biten neydi?
Yaşananların anlamı neydi?
Milletin Vekillerinin tepesine atılan bombalar neydi?
Neydi ki, bir bildiri yayınlamaktan dahi imtina ettiniz? Sus pus oldunuz? Darbeyi kınama cesareti göstermediniz? İki üç satır, yarım yamalak bir açıklama imzalamaktan geri durdunuz?
Peki ya siz ota çöpe sırf Erdoğan aleyhine kaleme alındığı için destek olan aydınlar?
Siz buralı değil misiniz?
Bu coğrafyanın bir mensubu değil misiniz? Bu medeniyetin bir parçası değil misiniz?
Hadi bir ayağınızın Batı'da sabitlendiğini biliyoruz.
Diğer ayağınızda mı Türkiye üzerinden geçmiyor?
Bu kadar mı yabancısınız kendinize? Bu kadar mı düşmansınız medeniyetinize, topraklarınıza, kültürünüze, insanınıza? Ki dilini yutmuş bülbül gibi suskunsunuz günlerdir?
Siz ey elini sıcak sudan soğuk suya değdirmeyen jakobenler! Teri kokuyor diye halkına yanaşmaktan korkan hijyen histerili sanatçılar! "Benim oyum ile dağdaki çobanın oyu ile bir mi" diyen kibirliler!
Sizin için de bu bir "tiyatro" muydu? Değilse neden 15 gün boyunca ortalıkta görünmediniz de, 16. gün o sahne senin bu sahne benim deyip boy gösterdiniz? Selfieler çektiniz?
Ya siz Gezi'nin çevreci çocukları?
Hadi Cumhurbaşkanınızı, Başbakanınızı, hükümetinizi sevmiyorsunuz. O yüzden meydanlara çıkmadınız. Anladık!
Peki ya darbe sırasında zarar gören ağaçlar, bitkiler, kuşlar?
Onlar için de mi canınız yanmadı? İçiniz sızlamadı? Kalbiniz acımadı? Ki sokaklara çıkmadınız, meydanlara inmediniz, "ağaçları, bitkileri bombalamayın, onlara kıymayın" demediniz?
Hani siz çevreciydiniz? Ağaçsever, bitkiseverdiniz?
Ya sen TOMA'nın tazyikli suyuna karşı durmayı dünyaya "yiğitlik" diye pazarlayan Duran Adam!
Muhammet Emin Tekin, sol yumruğunu gökyüzüne kaldırıp tankların ve yağmur gibi yağan mermilerin karşısında milim kıpırdamadan dururken sen nerdeydin? Duramadın mı Adam gibi?
Peki ya sen Gezi'deki Vandalların vandalizmini "Banu bu bir devrim mi" diyerek sevinç çığlıklarıyla karşılayanların dostu sosyete kızı Banu?
Senin için de bu bir darbe mi Banu?