Sevgili okur, dün Amerika'nın başındaki kart zalim suç ortaklarıyla birlikte gazetecilerin karşısındaydı.
Bu basın toplantısında iki konu öne çıktı. Biri: Zalimlerin başarısızlıktan başarı üretme gayreti... Bir diğeri de: Kart zalime her konuşan adamının yaptığı yağdır. İnanın bu yağları izlerken, bu kart zalim de neymiş böyle demeden edemiyordunuz...
Konunun hemen başında sana sorayım. Uçakları vurulan bir devlete güçlü devlet denir mi? Sende bilirsin ki, gücün sahaya bir yansıması olur. İşte bu yansımayı İran'da göremiyoruz... Hal bu iken... Zalimler dün akşamki basın toplantısında kendilerini başarılı göstermeye çalıştılar.
Bende basın toplantısını izlerken, "Mademki bu kadar başarılıydınız uçaklarınızı neden İran'a düşürttünüz" dedim. Allah aşkına söyleyin... Teknik olarak üstünlüğün gereği, savaş araç gereçlerini korumak değil midir? Elbette öyledir.
Evet evet, bir başarı hikayesi anlatılacaksa... İşte o başarı hikayesi bu şekilde olur. Sen İran'a saldırırken, "Rejimi değiştireceğim" demişsin... Lakin Rejimin R sini bile değiştirememişsin...
Ondan sonra ekranlara çıkıp, kendince bir başarı hikayesi yazmaya çalışıyorsun... Ha şunu hiç unutma: Bu palavralara inanan yok... Büyük ihtimalle, senin etrafındakilerde inanmıyorlardır.
Eğer ortada bir başarı varsa... O da: Bol bol yakıp yıkmaktır. Üzülerek yazıyorum... Siz bunu çok iyi beceriyorsunuz... Gerçekten bu konuda sizin üzerinize bir başka ülke daha yok...